ölçüm ile cümle
ölçüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Onu ölçerek, ölçümün kendisi onu değiştirmekte.En mesurant cet état, le fait de le mesurer le change.
Onu ölçerek, ölçümün kendisi onu değiştirmekte.Genom att mäta den, har mätningen ändrat den.
Onu ölçerek, ölçümün kendisi onu değiştirmekte.Het meten zelf leidt tot een veranderd meetresultaat.
Onu ölçerek, ölçümün kendisi onu değiştirmekte.Indem Sie es messen, wird es durch die Aktion des Messens verändert.
Onu ölçerek, ölçümün kendisi onu değiştirmekte.Když to měříte, proces měření to změní.
Onu ölçerek, ölçümün kendisi onu değiştirmekte.이것을 측정함으로써, 측정 행동은 운동입자를 바꿉니다.
Onu ölçerek, ölçümün kendisi onu değiştirmekte.Meraním, akt merania ju mení.
Onu ölçerek, ölçümün kendisi onu değiştirmekte.Mittaaminen muuttaa sitä.
Onu ölçerek, ölçümün kendisi onu değiştirmekte.Prin măsurare ei, actul măsurării o schimbă.
Onu ölçerek, ölçümün kendisi onu değiştirmekte.Μετρώντας το η ίδια η διαδικασία της μέτρησης το αλλάζει.
Onu ölçerek, ölçümün kendisi onu değiştirmekte.Во время измерения само измерение меняет положение объекта.
Onu ölçerek, ölçümün kendisi onu değiştirmekte.Під час вимірювання саме вимірювання змінює положення об'єкта.
Onu ölçerek, ölçümün kendisi onu değiştirmekte.С това измерване, актът на измерване я променя.
Onu ölçerek, ölçümün kendisi onu değiştirmekte.בעצם המדידה, פעולת המדידה משנה אותו.
Onu ölçerek, ölçümün kendisi onu değiştirmekte.وبإجراء القياس عليه، فعل القياس يقوم بتغييره.
Onu ölçerek, ölçümün kendisi onu değiştirmekte.測定対象を変えてしまいます 観察行為が変化を引き起こすのです
Onu ölçümlerimizle tutarlılık içerisinde olacak ve diğer kısmı göremeyeceksiniz.Y en este modelo, puedo añadir la expansión del poste.
- O ölçümlere ince ayar yapýn, o ölçümleri dosyada tutuyoruz.지금 바로 전화주세요. 45.52 캐럿짜리 다이아몬드가
- O ölçümlere ince ayar yapýn, o ölçümleri dosyada tutuyoruz.- Absolument, John, vous devez nous appeler pour acquérir ce magnifique collier de diamants Hope.
- O ölçümlere ince ayar yapýn, o ölçümleri dosyada tutuyoruz. Kaydedildiler, Bilgisayardalar.- Absolut, John, du wirst uns anrufen wollen um diese hübsche Diamanthalskette zu bekommen.
- O ölçümlere ince ayar yapýn, o ölçümleri dosyada tutuyoruz. Kaydedildiler, Bilgisayardalar.- Absolut, John, vei vrea să ne dai un telefon pentru a lua acest frumos colier cu diamant.
- O ölçümlere ince ayar yapýn, o ölçümleri dosyada tutuyoruz. Kaydedildiler, Bilgisayardalar.- Presne tak, John, budete nám musieť tento prekrásny diamantový náhrdelník.
- O ölçümlere ince ayar yapýn, o ölçümleri dosyada tutuyoruz. Kaydedildiler, Bilgisayardalar.В нем бриллиант в 45.52 карат, окруженный 16 белыми бриллиантами.
- O ölçümlere ince ayar yapýn, o ölçümleri dosyada tutuyoruz.- Απ' όλα, λοιπόν, σωστά, θέλεις απ' όλα. OΚ. Καταλαβαίνω, εντάξει.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.Bol som tam šesťkrát, štyrikrár som pracoval s National Geographic, na meraní tektonických platní.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.Byłem tam sześć razy, cztery razy pracowałem dla National Geographic, przy pomiarach płyty tektonicznej.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.He estado 6 veces, en 4 trabajé con la National Geographic, haciendo mediciones de placas tectónicas.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.Ik was daar 6 keer. 4 keer werkte ik voor National Geographic, voor tektonische plaatmetingen.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.저는 여섯 번 올랐습니다. 이중 네 번은 내셔널 지오그래픽과 함께 지각의 표층을 측정하기 위해서였죠.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.Бил съм там шест пъти, четири пъти работих с "Нешънъл джиографик", като правех измервания на тектонични плочи.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.אני הייתי שם 6 פעמים, ארבע פעמים עבדתי עם הנשיונל ג'אוגרפיק, לקחנו מדידות של תנועת לוחות טקטונים.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.ولقد ذهبت إلى هناك .. ستة مرات .. أربع مع ناشيونال جيوغرافك لكي نقوم بقياسات لتحركات الصفائح التكتونية
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.ナショナル ジオグラフィック誌のチームと 2回は、リモートセンシング装置の
Örneğin, evinizin yüz ölçümü 65 metrekareyse iki tane yangın alarmı olmalıdır.Esimerkiksi jos kotisi pinta-ala on 65 neliömetriä, tarvitset kaksi palovaroitinta.
Örneğin, evinizin yüz ölçümü 65 metrekareyse iki tane yangın alarmı olmalıdır.Om ditt hem är till exempel 65 kvadratmeter stort behöver du två brandvarnare.
Örneğin, evinizin yüz ölçümü 65 metrekareyse iki tane yangın alarmı olmalıdır.Par exemple, si la superficie de votre logement est de 65 m2, vous aurez besoin de deux détecteurs de fumée.
Örneğin, evinizin yüz ölçümü 65 metrekareyse iki tane yangın alarmı olmalıdır.Por ejemplo, si su casa tiene una superficie de 65 metros cuadrados, necesitará dos alarmas de incendios.
Örneğin, evinizin yüz ölçümü 65 metrekareyse iki tane yangın alarmı olmalıdır.على سبيل المثال إذا كانت مساحة منزلك 65 مترًا مربعًا، فستكون بحاجة إلى جهازي إنذار للحريق.
O zaman bizden istediği ölçümü göz kararıyla yapabiliriz.Isso parece bom. Então nós podemos procurar o que eles nos pediram.
O zaman bizden istediği ölçümü göz kararıyla yapabiliriz.질문을 다시 한번 봅시다
O zaman bizden istediği ölçümü göz kararıyla yapabiliriz.Teď bychom mohli zjistit, na co se nás ptali.
O zaman bizden istediği ölçümü göz kararıyla yapabiliriz.След това можем да видим това, което се искаше от нас да направим.
O zaman bizden istediği ölçümü göz kararıyla yapabiliriz.ثم يمكننا ملاحظة ما المطلوب منا ان نفعله
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar.Paul a ses données, ils décident donc de relâcher l'animal dans la rivière.
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar.Paul ha i suoi dati, così decidono di far tornare il coccodrillo nel fiume.
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar.Paul har sin data, så de beslutter at sætte dyret tilbage ud i floden igen.
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar.Paul heeft zijn gegevens. Ze beslissen om het dier terug los te laten in de rivier.
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar.Paul은 필요한 자료를 얻었고, 그들은 그 동물을 강 뒤쪽에 놓아주기로 했습니다.
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar.Paul zdobył informacje więc chcą go teraz wypuścić.
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar. Paul:降りるな 降りるな 降りるなよ
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar.לשחרר את החיה חזרה אל הנהר.
Paul, istediği ölçümleri aldı; artık hayvanı ırmağa bırakmaya karar veriyorlar.أن يطلقوا الحيوان إلى النهر.
Renk, ışık dalgalarının ne hızda dalgalandığının ölçümünden başka bir şey değil.A cor não é mais do que a medida de quão rapidamente as ondas de luz ondulam.
Renk, ışık dalgalarının ne hızda dalgalandığının ölçümünden başka bir şey değil.A szín nem egyéb, mint annak jellemzése, hogy milyen szaporán hullámzik a fény.
Renk, ışık dalgalarının ne hızda dalgalandığının ölçümünden başka bir şey değil.Culoare nu e nimic altceva decât o măsură a vitezei cu care se mişcă undele de lumină.
Renk, ışık dalgalarının ne hızda dalgalandığının ölçümünden başka bir şey değil.El color no es más que una medida de cuán rápido las ondas de luz ondean.
Renk, ışık dalgalarının ne hızda dalgalandığının ölçümünden başka bir şey değil.Farbe ist nichts anders als ein Maß davon, wie schnell sich Lichtwellen bewegen.
Renk, ışık dalgalarının ne hızda dalgalandığının ölçümünden başka bir şey değil.Farve er ikke andet end en måling af hvor hurtigt lysbølgerne bølger.
Renk, ışık dalgalarının ne hızda dalgalandığının ölçümünden başka bir şey değil.Il colore non è altro che una misura della velocità delle onde di luce.
Renk, ışık dalgalarının ne hızda dalgalandığının ölçümünden başka bir şey değil.Kolor to nic innego jak miara prędkości fal świetlnych.