ölçüde ile cümle

ölçüde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İkincisi, doğru ölçüde hareket etmek.Två: börja i rätt skala.
İkincisi, doğru ölçüde hareket etmek.Twee: opereer op de juiste schaal.
İkincisi, doğru ölçüde hareket etmek.Zweitens: In der richtigen Grössenordnung operieren.
İkincisi, doğru ölçüde hareket etmek.Το δεύτερο: λειτουργήστε στη σωστή κλίμακα.
İkincisi, doğru ölçüde hareket etmek.Во-вторых: Действуйте в Правильном Масштабе.
İkincisi, doğru ölçüde hareket etmek.Второ: действайте в правилния мащаб.
İkincisi, doğru ölçüde hareket etmek.Другий: оберіть правильний рівень.
İkincisi, doğru ölçüde hareket etmek.השניה: תפעל במימדים הנכונים.
İkincisi, doğru ölçüde hareket etmek.اثنين العمل بالمقياس الملائم :.
İkincisi, doğru ölçüde hareket etmek.一つの村でルールを変えようとすれば それはできるでしょうが
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.A második szakasz nem volt más, mint egy nagy szundítás, elég sokszor az órán is.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.Andra halvan var ungefär som en enda lång tupplur på lektionstid.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.A segunda metade foi, basicamente, uma enorme sesta,durante as aulas.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.Bagian kedua adalah tidur siang, kira-kira begitu.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.De tweede helft kwam neer op één groot dutje, in de klas.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.Die zweite Hälfte war so ziemlich ein einziges großes Nickerchen im Unterricht.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.Druga połowa to była jedna wielka drzemka
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.Druhá polovica bola v podstate jedno dlhé zdriemnutie si v laviciach školy.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.Druhá půlka byla jeden velkej šlofík, přímo ve třídě.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.În general, a doua jumătate a liceului a fost doar un mare pui de somn, în clasă.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.후반기는 교실 안에서의 그저 아주 긴 낮잠이었죠.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.La seconde moitié, c'était juste une grande sieste en classe.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.La segunda mitad fue, más o menos, una gran siesta en clase.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.Praticamente non facevo che sonnecchiare in classe.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.Quãng thời gian ấy quả thực chỉ là một cơn ngủ say trong lớp học, không hơn.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.Toinen puolisko oli vain yksi iso nokkauni, luokassa.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.Το δεύτερο μισό ήταν ένας μεγάλος υπνάκος, πολύ συχνά, στην τάξη.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.Втората половина бе една голяма дрямка, най-вече, в часовете.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.Вторая половина была не больше чем один продолжительный сон на уроках.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.Друга половина навчання була одним великим сном, майже постійним сном на уроках.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.החלק השני היה נימנום אחד גדול, בעיקרון, בכיתה.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.النصف الثاني كان فقط قيلولة كبيرة، إلى حد كبير، في الفصل.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.高校を卒業して
İlk başta, banknot miktarı kasalardaki altını temsil edecek ölçüde.そこに存在する金として 同様な額が維持されています。 将来、これが、
İnanılmaz ölçüde konuşkan ve güzel bir kadın olan halam erkenden dul kalmıştı.A nagynéném, egy hihetetlenül kifinomult és fantasztikus intelligenciájú nő, korán megözvegyült.
İnanılmaz ölçüde konuşkan ve güzel bir kadın olan halam erkenden dul kalmıştı.저의 믿을수 없을만큼 똑부러지고 훌륭한 여자인 이모는 일찍 과부가 됐어요.
İnanılmaz ölçüde konuşkan ve güzel bir kadın olan halam erkenden dul kalmıştı.Ma tante, une femme incroyablement brillante et s'exprimant merveilleusement, devint veuve très jeune.
İnanılmaz ölçüde konuşkan ve güzel bir kadın olan halam erkenden dul kalmıştı.Mătuşa mea, o femeie foarte elocventă şi inteligentă a rămas văduvă prematur.
İnanılmaz ölçüde konuşkan ve güzel bir kadın olan halam erkenden dul kalmıştı.Meine Tante, eine unglaublich wortgewandte und brilliante Frau, wurde früh Witwe.
İnanılmaz ölçüde konuşkan ve güzel bir kadın olan halam erkenden dul kalmıştı.Mia zia, una donna estremamente eloquente ed eccezionale, era diventata presto vedova.
İnanılmaz ölçüde konuşkan ve güzel bir kadın olan halam erkenden dul kalmıştı.Mijn tante, een ongelooflijk mondige en briljante vrouw werd vroeg weduwe.
İnanılmaz ölçüde konuşkan ve güzel bir kadın olan halam erkenden dul kalmıştı.Mi tía, una increíblemente articulada y brillante mujer, quedó viuda joven.
İnanılmaz ölçüde konuşkan ve güzel bir kadın olan halam erkenden dul kalmıştı.Moja ciocia, niesamowicie elokwentna i błyskotliwa kobieta przedwcześnie owdowiała.
İnanılmaz ölçüde konuşkan ve güzel bir kadın olan halam erkenden dul kalmıştı.Η θεία μου, μια απίστευτα εύγλωττη και λαμπρή γυναίκα, έμεινε χήρα νωρίς.
İnanılmaz ölçüde konuşkan ve güzel bir kadın olan halam erkenden dul kalmıştı.Леля ми, невероятно изразителна и брилянтна жена, овдовя рано.
İnanılmaz ölçüde konuşkan ve güzel bir kadın olan halam erkenden dul kalmıştı.Моя тетя, прекрасно изъясняющаяся и выдающаяся женщина, стала вдовой очень рано.
İnanılmaz ölçüde konuşkan ve güzel bir kadın olan halam erkenden dul kalmıştı.דודתי - אישה בלתי רגילה רהוטה ומבריקה, התאלמנה בגיל צעיר.
İnanılmaz ölçüde konuşkan ve güzel bir kadın olan halam erkenden dul kalmıştı.عمتي, وهي سيدة شديدة اللباقة و الذكاء. قد فقدت زوجها مبكراً
İnanılmaz ölçüde konuşkan ve güzel bir kadın olan halam erkenden dul kalmıştı.頭のよく話の上手な女性が 若くして未亡人となりました 親戚がやってきて彼女を取り囲み
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.As pessoas irritam-se comigo.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor. Bu gece trafik nasıl?사람들은 시장에 불만을 품죠. 그럼, 오늘 밤 교통의 어때요?
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor. Bu gece trafik nasıl?אנשים כועסים על ראש העיר. אז איך התנועה הערב?
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor. Bu gece trafik nasıl?والناس تستشيط غضباً على العمدة . اذن كيف حال المرور الليلة ؟
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Die Menschen werden wütend auf den Bürgermeister.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.La gente se enfada con el alcalde.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Le persone se la prendono con il sindaco.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Les gens s'en prennent au maire.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Lidé jsou naštvaní na starostu.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Ludzie wściekają się na burmistrza.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Mensen worden kwaad op de burgemeester.

İlgili Sayfalar