öküz ile cümle
öküz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Hollanda'dan Henri, Flemenkçe soyadını telaffuz etmeyi denemeyeceğim, yaban öküzleri üzerine çalışıyor.Henri, da Holanda, com um apelido holandês que não vou tentar pronunciar, está a trabalhar no auroque.
Hollanda'dan Henri, Flemenkçe soyadını telaffuz etmeyi denemeyeceğim, yaban öküzleri üzerine çalışıyor.Henri, de los Países Bajos, con un apellido holandés, que no intentaré pronunciar, está trabajando con el uro.
Hollanda'dan Henri, Flemenkçe soyadını telaffuz etmeyi denemeyeceğim, yaban öküzleri üzerine çalışıyor.Henri, des Pays-Bas, avec un nom néerlandais que je n'essaierai pas de prononcer, travaille sur les aurochs.
Hollanda'dan Henri, Flemenkçe soyadını telaffuz etmeyi denemeyeceğim, yaban öküzleri üzerine çalışıyor.Henri, din Olanda, cu un nume olandez pe care nu voi încerca să-l pronunț,
Hollanda'dan Henri, Flemenkçe soyadını telaffuz etmeyi denemeyeceğim, yaban öküzleri üzerine çalışıyor.Henri, olandese, che ha un cognome olandese che non cercherò di pronunciare, sta lavorando sugli uri.
Hollanda'dan Henri, Flemenkçe soyadını telaffuz etmeyi denemeyeceğim, yaban öküzleri üzerine çalışıyor.Henri z Holandii, z holenderskim nazwiskiem, którego nie umiem wymówić, pracuje nad turem.
Hollanda'dan Henri, Flemenkçe soyadını telaffuz etmeyi denemeyeceğim, yaban öküzleri üzerine çalışıyor.Ο Χένρι, από την Ολλανδία, που έχει ένα επίθετο που δεν τολμώ να το προφέρω, εργάζεται πάνω στα βουβάλια.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Hanginiz oğlu ya da öküzü Şabat Günü kuyuya düşer de hemen çıkarmaz?››A im povedal: Ktorého z vás osol alebo vôl padne do jamy a nevytiahne ho hneď v sobotný deň?
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Hanginiz oğlu ya da öküzü Şabat Günü kuyuya düşer de hemen çıkarmaz?››A odpověděv k nim řekl: Čí z vás osel anebo vůl upadl by do studnice, a ne ihned by ho vytáhl v den sobotní?
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Hanginiz oğlu ya da öküzü Şabat Günü kuyuya düşer de hemen çıkarmaz?››In jim reče: Kdo izmed vas, če mu pade osel ali vol v vodnjak, ga ne izvleče precej v sobotni dan?
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Hanginiz oğlu ya da öküzü Şabat Günü kuyuya düşer de hemen çıkarmaz?››또 저희에게 이르시되 너희 중에 누가 그 아들이나 소나 우물에 빠졌으면 안식일에라도 곧 끌어내지 않겠느냐 하시니
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Hanginiz oğlu ya da öküzü Şabat Günü kuyuya düşer de hemen çıkarmaz?››А те мълчаха. И Той като хвана човека, изцели го и го пусна.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Hanginiz oğlu ya da öküzü Şabat Günü kuyuya düşer de hemen çıkarmaz?››При сем сказал им: если у кого из вас осел или вол упадет в колодезь, не тотчас ли вытащит его и в субботу?
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Hanginiz oğlu ya da öküzü Şabat Günü kuyuya düşer de hemen çıkarmaz?››ויען ויאמר אליהם מי מכם אשר חמרו או שורו יפול אל הבאר ולא ימהר להעלותו ביום השבת׃
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Hanginiz oğlu ya da öküzü Şabat Günü kuyuya düşer de hemen çıkarmaz?››ثم اجابهم وقال من منكم يسقط حماره او ثوره في بئر ولا ينشله حالا في يوم السبت.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Hanginiz oğlu ya da öküzü Şabat Günü kuyuya düşer de hemen çıkarmaz?››便 對 他 們 說 、 你 們 中 間 誰 有 驢 或 有 牛 、 在 安 息 日 掉 在 井 裡 、 不 立 時 拉 牠 上 來 呢
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Hanginiz oğlu ya da öküzü Şabat Günü kuyuya düşer de hemen çıkarmaz?››便對 他 們說 、 你 們中間誰 有 驢 或 有 牛 、 在 安息日 掉在 井裡 、 不 立時拉牠 上 來呢
Kapa çeneni, seni öküz!Fel hozzád, te tehén!
Kapa çeneni, seni öküz!Wsadź se, krowo!
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,äkkiä hän lähti hänen jälkeensä, niinkuin härkä menee teuraaksi, niinkuin hullu jalkaraudoissa kuritettavaksi,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,De odată a început să meargă după ea, ca boul care se duce la măcelărie, ca un cerb care aleargă spre cursă,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,egli incauto la segue, come un bue va al macello; come un cervo preso al laccio
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Ele a segue logo, como boi que vai ao matadouro, e como o louco ao castigo das prisões;
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,En seguida se va tras ella, como va el buey al matadero, como un cordero al que lo ata; va como un venado
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Han følger henne straks, lik en okse som går til slakterbenken, som i fotjern, hvormed dåren tuktes,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Hắn liền đi theo nàng , Như một con bò đến lò cạo , Như kẻ ngu_dại bị cùm dẫn đi chịu hình_phạt ,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Hắn liền đi theo nàng, Như một con bò đến lò cạo, Như kẻ ngu dại bị cùm dẫn đi chịu hình phạt,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Hij liep haar achterna, als een koe naar het slachthuis, als een boef op weg naar het schavot,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Išiel hneď za ňou, jako ide vôl na zabitie a jako blázon v putách, aby bol káznený,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,소년이 곧 그를 따랐으니 소가 푸주로 가는 것 같고 미련한자가 벌을 받으려고 쇠사슬에 매이러 가는 것과 일반이라
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Šel za ní hned, jako vůl k zabití chodívá, a jako blázen v pouta, jimiž by trestán byl.
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,tankeløst følger han hende som en Tyr, der føres til Slagtning, som en Hjort, der løber i Nettet,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Utána megy; mint az ökör a vágóhídra, és mint a bolond, egyszer csak fenyítõ békóba;
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Wnet poszedł za nią, jako wół, gdy go na rzeź wiodą, a jako głupi do pęta, którem karany bywa.
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,za njo gre takoj, kakor gre vol v klalnico in kakor neumnež v kazen v okovih –
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Ευθυς ακολουθει αυτην κατοπιν, καθως ο βους υπαγει εις την σφαγην, η καθως η ελαφος πηδα εις τον βροχον,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Изведнъж той тръгна подире й, Както отива говедо на клане, Или както безумен в окови за наказание,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,Тотчас он пошел за нею, как вол идет на убой, и как олень – на выстрел,
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,הולך אחריה פתאם כשור אל טבח יבוא וכעכס אל מוסר אויל׃
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,ذهب وراءها لوقته كثور يذهب الى الذبح او كالغبي الى قيد القصاص
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,少 年 人 立 刻 跟 隨 他 、 好 像 牛 往 宰 殺 之 地 、 又 像 愚 昧 人 帶 鎖 鍊 、 去 受 刑 罰
Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi,少年人 立刻 跟隨 他 、 好像 牛往宰 殺 之 地 、 又 像 愚昧 人 帶鎖鍊 、 去 受刑罰
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.A když přišli až k humnu Kídon, vztáhl Uza ruku svou, aby pozdržel truhly; nebo uchýlili se volové.
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.A keď prišli až po humno Kídona, vystrel Uza svoju ruku, aby zachytil truhlu, lebo voly vybočily z cesty.
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.Cînd au ajuns la aria lui Chidon, Uza a întins mîna să apuce chivotul, pentru că boii erau să -l răstoarne.
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.Cuando llegaron a la era de Quidón, Uza extendió su mano al arca para sujetarla, porque los bueyes tropezaron
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.Giunti all'aia di Chidon, Uzza stese la mano per trattenere l'arca, perché i buoi la facevano barcollare
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.In ko so prišli h gumnu Kidonovemu, je iztegnil Uza roko, da pridrži skrinjo, kajti volom se je izpoddrsnilo.
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.Khi chúng đến sân đạp lúa của Ki-đôn , U-xa bèn giơ tay ra nắm lấy hòm , bởi_vì bò trợt bước .
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.Khi chúng đến sân đạp lúa của Ki-đôn, U-xa bèn giơ tay ra nắm lấy hòm, bởi vì bò trợt bước.
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.기돈의 타작 마당에 이르러서는 소들이 뛰므로 웃사가 손을 펴서 궤를 붙들었더니
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.Men da de kom til Kidons Tærskeplads, rakte Uzza Hånden ud for at gribe fat i Arken, fordi Okserne snublede.
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.Men när de kommo till Kidonslogen, räckte Ussa ut sin hand för att fatta I arken, ty oxarna snavade.
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.Quando chegaram a eira de Quidom, Uzá estendeu a mão para segurar a arca, porque os bois tropeçavam.
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.А когато стигнаха до Хидоновото* гумно, Оза простря ръката си та хвана ковчега, защото воловете го раздрусаха.
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.Когда дошли до гумна Хидона, Оза простер руку свою, чтобы придержать ковчег, ибо волы наклонили его.
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.ויבאו עד גרן כידן וישלח עזא את ידו לאחז את הארון כי שמטו הבקר׃
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.ولما انتهوا الى بيدر كيدون مدّ عزّا يده ليمسك التابوت لان الثيران انشمصت.
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.到 了 基 頓 的 禾 場 、 〔 基 頓 撒 母 耳 下 六 章 六 節 作 拿 艮 〕 因 為 牛 失 前 蹄 、 〔 或 作 驚 跳 〕 烏 撒 就 伸 手 扶 住 約 櫃
Kidonun harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp sandığı tuttu.到了 基頓 的 禾場 、 〔 基頓 撒母耳 下 六 章 六 節 作 拿艮 〕 因 為牛失 前蹄 、 〔 或 作驚跳 〕 烏撒 就 伸手 扶住 約櫃