Ana içeriğe geç
Sözlük

öfkesi ile cümle

öfkesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Poslal na ně prchlivost hněvu svého, rozpálení, zůřivost i ssoužení, dopustiv na ně anděly zlé.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Poslal na nich páľu svojeho hnevu, prchlivosť, zúrivosť a súženie pustiac na nich zlých anjelov.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Rájok bocsátá haragjának tüzét, mérgét, búsulását és a szorongatást: a gonosz angyalok seregét.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Как изля върху тях пламенния Си гняв, Негодувание, ярост и неволя, - Нашествие на ангелите на злощастието, -
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.ישלח בם חרון אפו עברה וזעם וצרה משלחת מלאכי רעים׃
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.‎ارسل عليهم حمو غضبه سخطا ورجزا وضيقا جيش ملائكة اشرار‏‎.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.他 使 猛 烈 的 怒 氣 、 和 忿 怒 、 惱 恨 、 苦 難 、 成 了 一 群 降 災 的 使 者 、 臨 到 他 們
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.他 使 猛烈 的 怒氣 、 和 忿怒 、 惱恨 、 苦難 、 成 了 一 群 降災 的 使者 、 臨到 他們
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.A Nathanielovo šílenství se proměnilo v porozumění, tichou zvědavost a vděčnost.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Dan kegusaran Nathaniel berubah menjadi pengertian rasa ingin tahu dan ketenangan.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.De manische opwinding van Nathaniel... veranderde in begrip. In stille nieuwsgierigheid en gratie.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.E a fúria maníaca do Nathaniel transformou-se em compreensão, uma curiosidade serena e um estado de graça.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.És Nathaniel mániákus dühe megértésé alakult át, egy csendes kíváncsisággá, és bájjá.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Et la rage maniaque de Nathaniel s'est transformée en compréhension, en curiosité tranquille, et en grâce.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.나타니얼의의 조증적인 분노가 이해와, 차분한 호기심과, 관대함으로 변했습니다.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Nathaniels manischer Zorn verwandelte sich in Verständnis, in eine ruhige Neugier und Anmut.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Och Nathaniels maniska ursinne förvandlades till förståelse, en stilla nyfikenhet och grace.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Și turbarea maniacală a lui Nathaniel s-a tranformat în înțelegere, o curiozitate tăcută și grație.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Szał Nathaniela przemienił się w zrozumienie, spokojną ciekawość i wdzięk.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Và sự đam mê thất thường của Nathaniel đã trở thành sự thấu hiểu, sự tò mò im lặng, và đáng yêu.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Y la cólera maniaca de Nathaniel se transformó en entendimiento, en una curiosidad quieta y en gracia.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Και η μανιακή οργή του Ναθάνιελ μεταμορφώθηκε σε κατανόηση. ήσυχη περιέργεια και χάρη.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.И маниакалната ярост на Натаниел бе преобразена в разбиране, тихо любопитство и благосклонност.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.И маниакальное бешенство Натаниела уступило место пониманию, спокойному любопытству и благодати.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.І маніакальна лють Натаніеля перетворилася на розуміння, спокійну цікавість і люб"язність.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.והזעם המשוגע של נתנאל הפך להבנה סקרנות שקטה, וחן.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.وتحول هوس ناثانيل بالغضب إلى نوع من الفهم والوعي مع قليل من الفضول والراحة
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.理解と 落ち着いた興味と 品の良さに置き換わりました そして奇跡のように 自分のバイオリンを取り上げた彼は
Ve tarihin bir sonraki korkunç öfkesi ya da gerilemesini görmek zorunda kalmadan, bu bir teselli olabilir.또 다음의 역사가 무엇인지 정신나간 격분인지 불황인지 모르는 것은 안심일지도 몰라.
Ve tarihin bir sonraki korkunç öfkesi ya da gerilemesini görmek zorunda kalmadan, bu bir teselli olabilir.Şi fără să fie nevoie să ştii următoarea furie sau regresie a istoriei, ar putea fi o uşurare.
Ve tarihin bir sonraki korkunç öfkesi ya da gerilemesini görmek zorunda kalmadan, bu bir teselli olabilir.Und nicht die nächste verrückte Wut oder Regression der Geschichte erfahren zu müssen, kann ein Trost sein.
Ve tarihin bir sonraki korkunç öfkesi ya da gerilemesini görmek zorunda kalmadan, bu bir teselli olabilir.Y sin haber conocido la próxima regresión, o furia, de la historia, puede ser un alivio.
Ve tarihin bir sonraki korkunç öfkesi ya da gerilemesini görmek zorunda kalmadan, bu bir teselli olabilir.Za to w niewiedzy co do kolejnych szaleństw i zwrotów historii to byłoby może jakieś ukojenie.
Ve tarihin bir sonraki korkunç öfkesi ya da gerilemesini görmek zorunda kalmadan, bu bir teselli olabilir.И да не се налага да знаеш следващата луда ярост или упадък на историята, би могло да е облекчение.
Ve tarihin bir sonraki korkunç öfkesi ya da gerilemesini görmek zorunda kalmadan, bu bir teselli olabilir.И чтобы не нужно было знать следующего безумного скачка истории, это могло бы быть облегчением.
Ve tarihin bir sonraki korkunç öfkesi ya da gerilemesini görmek zorunda kalmadan, bu bir teselli olabilir.ומבלי שיהיה עליך לחוות את הטירוף הבא או את ההידרדרות הבאה של ההיסטוריה, יש בכך משום נחמה.
Ve tarihin bir sonraki korkunç öfkesi ya da gerilemesini görmek zorunda kalmadan, bu bir teselli olabilir.وعدم معرفة التاريخ القادم لتصنع الغضب والارتداد ربما سيكون مريحا
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.(77:50) уравнял стезю гневу Своему, не охранял души их от смерти, и скот их предал моровой язве;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Cum Şi -a dat drum slobod mîniei, nu le -a scăpat sufletul dela moarte, şi le -a dat viaţa pradă molimei;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Deu livre curso � sua ira; não os poupou da morte, mas entregou a vida deles � pestilência.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Diede sfogo alla sua ira: non li risparmiò dalla morte e diede in preda alla peste la loro vita
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Dio vía libre a su furor; no eximió sus almas de la muerte; sus vidas entregó a la epidemia
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.frit Løb gav han sin Vrede, skånede dem ikke for Døden, gav deres Liv til Pris for Pest;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Han brøt vei for sin vrede, sparte ikke deres sjel for døden, overgav deres liv til pesten.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Ia tidak menahan kemarahan-Nya atau menyayangi hidup mereka, tetapi membinasakan mereka dengan penyakit sampar
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Il donna libre cours à sa colère, Il ne sauva pas leur âme de la mort, Il livra leur vie à la mortalité;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.그 노를 위하여 치도하사 저희 혼의 사망을 면케 아니하시고 저희 생명을 염병에 붙이셨으며
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Ngài mở lối cho cơn giận Ngài, Chẳng dong thứ linh hồn họ khỏi chết, Bèn phó mạng sống chúng nó cho dịch hạch;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Prosto pot je napravil svoji jezi, smrti ni ubranil njih duš in življenje njih je izročil kugi.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Spravil svojemu hnevu cestu, neušetril ich duše od smrti a ich statok vydal napospas moru.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Uprostrannil stezku prchlivosti své, neuchoval od smrti duše jejich, ano i na hovada jejich mor dopustil.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Utat tört haragjának, s nem tartotta meg a haláltól lelköket, és életöket döghalálnak veté.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Wyprostował ścieżkę gniewowi swemu, nie zachował od śmierci duszy ich, i na bydło ich powietrze dopuścił;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Zo ging Zijn toorn over heel Egypte. Hij beschermde hen niet tegen de dood, maar gaf hen prijs aan de pest.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Изравни пътя за гнева Си, Но пощади от смърт душата им, Но предаде на мор живота им;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.יפלס נתיב לאפו לא חשך ממות נפשם וחיתם לדבר הסגיר׃
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.‎مهد سبيلا لغضبه. لم يمنع من الموت انفسهم بل دفع حياتهم للوبإ
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.他 為 自 己 的 怒 氣 修 平 了 路 、 將 他 們 交 給 瘟 疫 、 使 他 們 死 亡
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.他 為自己 的 怒氣 修平 了 路 、 將他們交給 瘟疫 、 使 他 們 死亡
Yöneticinin öfkesi sana karşı alevlenirse, Yerinden ayrılma; Çünkü serinkanlılık büyük yanlışları bastırır.Ako se vzdigne vladarjeva jeza zoper tebe, ne zapusti mesta svojega; kajti krotkost zabrani velike pregrehe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod