Ana içeriğe geç
Sözlük

öfkesi ile cümle

öfkesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Spiker seyircinin öfkesini tahrik etti.The speaker aroused the anger of the audience.
Misato sakin olmaya çalıştı ama sonunda öfkesine yenik düştü.Misato tried to be calm, but finally she lost her temper.
Bob öfkesini kontrol edemedi.Bob could not control his anger.
Tom'un öfkesi aniden alevlendi.Tom's anger blazed out suddenly.
Çocuk öfkesinde çaresizdir.The child is helpless in his rage.
Susan, öfkesini göstermek için kasıtlı olarak tabak kırdı.Susan broke the dish on purpose to show her anger.
Jim öfkesine hâkim olabildi.Jim was able to hold back his anger.
Jim öfkesine hakim oldu ve bir kavgadan kaçabildi.Jim was able to hold back his anger and avoid a fight.
Ken öfkesini kolayca kaybeden insan tipi değildir.Ken is not the type of person who loses his temper easily.
Cathy'nin öfkesi var.Cathy has a hot temper.
Onun öfkesine artık tahammül edemiyorum.I cannot put up with his temper any longer.
Onun kontrol edilemez bir öfkesi vardır.He has an uncontrollable temper.
Onun sürekli hakaretleri onun öfkesini uyandırdı.His constant insults aroused her anger.
O sık sık öfkesini gösterir.He often shows his anger.
Öfkesini dinleyiciden sakladı.He concealed his anger from the audience.
O, efendisinin öfkesi karşısında geri çekildi.He recoiled before his master's anger.
Öfkesine rağmen, sabırla beni dinledi.In spite of his anger, he listened to me patiently.
O, öfkesini dizginlemeye çalıştı.He tried to hold back his anger.
O, öfkesini bastırmaya çalıştı.He tried to restrain his anger.
O, öfkesini kontrol edemedi.He could not control his anger.
Hakaret edilmesine rağmen öfkesini tutmayı başardı.In spite of being insulted, he managed to keep his temper.
Öfkesi benim kontrolümden çıktı.Her anger has gone out of my control.
Onun öfkesi gerçekti.Her anger was genuine.
O sadece öfkesini göstermek için tabağı kırdı.She broke the dish on purpose just to show her anger.
Annemizin öfkesinin şiddetiyle şok olduk.We were shocked by the intensity of our mother's anger.
İhtiyar adamın öfkesi yatıştı.The old man's anger melted.
Onun öfkesi anlaşılabilirdir.Her anger is understandable.
Fırtına onun öfkesini azalttı.The storm remitted its fury.
Tom her zaman öfkesini açıkça gösterir.Takeda always shows his anger openly.
O öfkesini kontrol edemiyordu.He couldn't corral his anger.
O artık öfkesini tutamadı.He couldn't hold his temper any longer.
Tom'un öfkesi onların evliliğini yaraladı.Tom's anger hurt their marriage.
Tom öfkesini tutamadı.Tom couldn't hold back his anger.
Tom öfkesini kontrol edemedi.Tom couldn't control his anger.
Tom Mary'nin öfkesinden korkuyordu.Tom was afraid of Mary's temper.
Tom öfkesini Mary'den çıkardı.Tom took out his anger on Mary.
Tom öfkesini Mary'den gizledi.Tom concealed his anger from Mary.
Tom öfkesini bastıramadı.Tom couldn't suppress his anger.
Tom öfkesini dizginleyemedi.Tom couldn't restrain his anger.
Tom öfkesini zaptedemedi.Tom couldn't contain his anger.
Cennetin Oğlunun öfkesini duydun mu?Have you heard of the rage of the Son of Heaven?
Öfkesini dindirmek istiyorum.I want to relieve his anger.
Tom kendi şiddetli öfkesini kontrol etmeye çalışıyordu.Tom was trying to control his own violent temper.
Tom'un öfkesi düştü.Tom's anger faded.
Tom'un öfkesi yatıştı.Tom's anger subsided.
ABD'de yol öfkesi ciddi bir sorundur.Road rage is a serious problem in the USA.
Öfkesini gizlemeye çalıştı.She tried to hide her anger.
Öfkesini bastırdı.He suppressed his anger.
Tom öfkesini kontrol etmeye çalıştı.Tom tried to control his temper.
Tom öfkesini saklamaya çalıştı.Tom tried to hide his anger.
Allah öfkesini kontrol edebilenleri sever ve kasıtsız ihmali affeder.God loves those who can control their anger and forgive unintentional negligence.
Tom öfkesini gizleyemedi.Tom couldn't hide his anger.
Öfkesini kontrol edemedi.He couldn't control his anger.
Ben onun öfkesini anlıyorum.I understand his anger.
Tom öfkesini güçlükle kontrol altına alabildi.Tom could barely contain his anger.
Tom öfkesini gizlemeye çalıştı.Tom tried to conceal his anger.
Tom öfkesini kaybetmeye eğilimli.Tom is apt to lose his temper.
Tom öfkesini oldukça kolay kaybeder.Tom loses his temper quite easily.
Tom öfkesini bastırdı.Tom suppressed his anger.
Tom öfkesini dizginlemeye çalıştı.Tom tried to restrain his anger.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod