Ana içeriğe geç
Sözlük

öfkeni ile cümle

öfkeni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Zamanın öfkenin ilacı olduğu gerçekten söylenilmektedir.It is truly said that time is anger's medicine.
Öfkeni anlayabiliyorum.I can understand your anger.
Biz öfkeni anlıyoruz.We understand your anger.
Öfkenizi kontrol etmekte bir sorununuzun olduğunu söylemek adil olur mu?Would it be fair to say you have a problem controlling your anger?
Öfkeni kontrol etmelisin, Tom.You must control your temper, Tom.
Öfkeni anlıyorum.I understand your anger.
Öfkeni kontrol etme çalış.Try to control your temper.
Umarım öfkeni kontrol etmeye çalışırsın, Anne.I hope you'll try to control your temper now, Anne.
Umarım gelecek sefer öfkeni daha daha iyi kontrol etmeye çalışacaksın.I hope you'll try to control your temper better next time.
Öfkenizi hak edecek hiçbir şey yapmadık.We've done nothing to deserve your anger.
Öfkeni nasıl kontrol ediyorsun?How are you at controlling your temper?
Jarratt ve diğerlerine göre, bir "cinselleştirilmiş öfkenin tekrarını" göstermiştir.According to Jarratt et al., Anna shows "a repetition of sexualized anger."
Öfkenin kendisine bakın; kabaran bir muson bulutu ya da fırtına gibi tehdit edici görünür.It looks very menacing, like a billowing monsoon cloud or thunderstorm.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Likewise, if you look at the thought of anger, it will vanish like frost under the morning sun.
Tanrıya öfkeni gösteriyorsun, Ağzından böyle sözler dökülüyor?That you turn your spirit against God, and let such words go out of your mouth?
Gazabını yağdır üzerlerine, Öfkenin ateşi yapışsın yakalarına!Pour out your indignation on them. Let the fierceness of your anger overtake them.
Ey bizi kurtaran Tanrı, bizi eski halimize getir, Bize karşı öfkeni dindir!Turn us, God of our salvation, and cause your indignation toward us to cease.
Sonsuza dek mi öfkeleneceksin bize? Kuşaktan kuşağa mı sürdüreceksin öfkeni?Will you be angry with us forever? Will you draw out your anger to all generations?
Öfkelenin, ama günah işlemeyin. Öfkenizin üzerine güneş batmasın."Be angry, and don't sin." Don't let the sun go down on your wrath,
De ki: "Öfkenizden ölün!Say: "Die of your rage.
De ki: "Kin ve öfkenizle ölün."Say: "Die of your rage.
De ki: "Öfkenizden çatlayın".Say: "Die of your rage.
De ki onlara: "Öfkenizle geberin!"Say: "Die of your rage.
De ki: "Öfkenizden canınız çıksın."Say: "Die of your rage.
De ki: "Öfkenizden ölün! Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü bilir."Allah knows well what lies within the hearts.
De ki: "Kin ve öfkenizle ölün." Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir.Allah knows well what lies within the hearts.
De ki: "Öfkenizden çatlayın". Allah kalblerde olanı bilir.Allah knows well what lies within the hearts.
De ki onlara: "Öfkenizle geberin!" Allah, göğüslerin içindekini çok iyi bilmektedir.Allah knows well what lies within the hearts.
De ki: "Öfkenizden canınız çıksın." Kuşkusuz ALLAH göğüslerin özünü Bilendir.Allah knows well what lies within the hearts.
Öfkeni anlıyorum.Ich verstehe deinen Ärger.
"Öfkenin doldurduğu şarjör".E mentre caricate urlate come furie!".
Jarratt ve diğerlerine göre, bir "cinselleştirilmiş öfkenin tekrarını" göstermiştir.De acordo com Quandahl e Jarrat, Ana mostra "repetidamente uma raiva sexualizada".
Jarratt ve diğerlerine göre, bir "cinselleştirilmiş öfkenin tekrarını" göstermiştir.Theo Jarratt, Anna thể hiện "một sự lặp đi lặp lại cơn giận dữ đầy vẻ khêu gợi."
Bir yandan da ona karşı hissettikleri öfkenin rüyasını görürler.Тя с вълнение си спомня за чувствата си към него.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Come se guardi nel pensiero della rabbia, e svanirà come la brina in una mattina di sole.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Da mesma forma, se observamos o pensamento da raiva, esta dissipa-se como a geada ao sol da manhã.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.De la misma forma, si se mira a la ira, se desvanecerá como la escarcha bajo el sol matutino.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Ha így közelítjük meg a harag fogalmát, az is el fog illanni, akár a jégvirág a reggeli nap nyomán.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.이처럼, '화'를 가만히 관찰한다면 아침해에 스러지는 서리처럼 사라질 겁니다.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.La fel, dacă privești gândul de mânie, va dispărea precum gheața sub soarele dimineții.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Likaså, om du tittar på tanken av vrede, så kommer den att försvinna som frosten under morgonsolen.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Podobne, ak sa dívame na ideu hnevu, aj tá zmizne práve tak, ako námraza pod ranným slnkom.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Podobně když se podíváte na hněvivou myšlenku, zmizí jako mráz pod paprsky ranního slunce.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Podobnie, jeśli przyjrzeć się myśli o gniewie, to zniknie jak szron w porannych promieniach słońca.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Sama halnya, bila Anda mau melihat kemarahan, ia akan menghilang seperti es di bawah matahari pagi.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Samoin vihan ajatusta tarkastelemalla se katoaa kuin kuura aamuauringossa.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Zo ook, als je naar de gedachte achter woede kijkt, verdwijnt hij als sneeuw voor de zon.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Ομοίως, αν δούμε τη σκέψη του θυμού, θα χαθεί σαν τη παγωνιά κάτω από τον πρωινό ήλιο.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Ако погледнем мисълта за гнева, тя ще изчезне като скреж под утрешното слънце.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Так само, якщо ви поглянете на думку про роздратування, вона зникне, як іній під ранковим сонцем.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Точно так же, если проанализировать гнев, он растает, как иней под утренним солнцем.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.באותו אופן, אם אתם מתבוננים על המחשבה על כעס, היא תעלם כמו קרה תחת שמש הבוקר.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.بالمثل , إذا نظرتم إلى فكر الغضب , سوف يتلاشى مثل الصقيع الذى يتلاشى بظهور شمس الصباح .
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.それは 朝日のあたった霜のように消えます 何度も繰り返して怒りの感情を直視して解消しているうちに
Bana karşı yeni tanıklar çıkarır, Öfkeni artırırsın. Orduların dalga dalga üzerime geliyor.Chúa đặt chứng mới đối nghịch tôi, Và gia thêm sự giận cùng tôi: Ðau đớn liên tiếp, và thì khốn khó theo tôi.
Bana karşı yeni tanıklar çıkarır, Öfkeni artırırsın. Orduların dalga dalga üzerime geliyor.du vilde føre nye vidner mot mig og øke din harme mot mig, sende alltid nye hærflokker mot mig.
Bana karşı yeni tanıklar çıkarır, Öfkeni artırırsın. Orduların dalga dalga üzerime geliyor.주께서 자주자주 증거하는 자를 갈마들여 나를 치시며 나를 향하여 진노를 더하시니 군대가 갈마들어 치는 것 같으니이다
Bana karşı yeni tanıklar çıkarır, Öfkeni artırırsın. Orduların dalga dalga üzerime geliyor.nye Vidner førte du mod mig, øged din Uvilje mod mig, opbød atter en Hær imod mig!
Bana karşı yeni tanıklar çıkarır, Öfkeni artırırsın. Orduların dalga dalga üzerime geliyor.obnovíš svojich svedkov proti mne a rozmnožíš u mňa svoju nevoľu; vyšleš čatu za čatou, a vojsko bude u mňa.
Bana karşı yeni tanıklar çıkarır, Öfkeni artırırsın. Orduların dalga dalga üzerime geliyor.Obnovuješ svědky své proti mně, a rozmnožuješ rozhněvání své na mne; vojska jedna po druhých jsou proti mně.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod