Onun, çok öfkelenmek için iyi bir nedeni var.He has good reason to get very angry.
Tom'un öfkelenmek için hiçbir nedeni yoktu.Tom had no reason to be angry.
Onun öfkelenmesinin nedeni odur.That's why he got angry.
O ne derse desin öfkelenme.Don't lose your temper no matter what he says.
O öfkelenmemeliydi.She shouldn't have blown a fuse.
Fadıl, Leyla'ya öfkelenmeye başladı.Fadil became enraged with Layla.
Leyla öfkelenmeye yatkın bir kişidir.Layla is an anger-prone person.
Ben öfkelenmedim.I didn't lose my temper.
Öfkelenmek için iyi sebepleri vardı.He had good reasons for getting angry.
İzanami'nin buna öfkelenmesi üzerine ayrılırlar.Lali's inlaws get angry over her for this.
RAB sevecen ve lütfedendir, Tez öfkelenmez, sevgisi engindir.Yahweh is merciful and gracious, slow to anger, and abundant in loving kindness.
RAB lütufkâr ve sevecendir, Tez öfkelenmez, sevgisi engindir.Yahweh is gracious, merciful, slow to anger, and of great loving kindness.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Don't be hasty in your spirit to be angry, for anger rests in the bosom of fools.
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.Doth not behave itself unseemly, seeketh not her own, is not easily provoked, thinketh no evil;
Kolayca öfkelenmememe rağmen, sabrın da sınırı vardır.Quoique je ne sois pas facilement irrité, il y a une limite à la patience.
RAB tez öfkelenmez ve çok güçlüdür.Ma oggi Dio è impotente, è malato.
Red Guy cevaplanmayan sorusundan dolayı öfkelenmeye başlar ve Colin'in klavyesini kapatır.Mentre Colin si presenta, Red Guy è infastidito dal discorso sconnesso di Colin, e lo colpisce sulla tastiera.
İzanami'nin buna öfkelenmesi üzerine ayrılırlar.دائما يزعجه إسماعيل بالرن عليه.
İzanami'nin buna öfkelenmesi üzerine ayrılırlar.Annalisa breekt hierop in woede uit.
Zeus'un öfkelenmesin demek bir cezanın gecikmemeli demektir.Istenkáromlás miatt nem egyszer súlyosan megbünteti Davidot.
Haber Medine'ye ulaştığında Halid'in öfkelenmesine sebep oldu.Viszont a hír áramütésként érte Adamot.
İzanami'nin buna öfkelenmesi üzerine ayrılırlar.עזיז כועס עליו על כך.
İzanami'nin buna öfkelenmesi üzerine ayrılırlar.Оправдана ли е ревността на Иван?
Zeus'un öfkelenmesin demek bir cezanın gecikmemeli demektir.Zbog toga ih Zeus nije kaznio.
Böylece sana karşı öfkem yatışacak, kıskançlığım dinecek. Susacak, bir daha öfkelenmeyeceğim.A tak odpočineť sobě hněv můj na tobě, a horlení mé odejde od tebe, abych upokojil se a nehněval se více,
Böylece sana karşı öfkem yatışacak, kıskançlığım dinecek. Susacak, bir daha öfkelenmeyeceğim.Haré que sobre ti se asiente mi ira; mi celo se apartará de ti y me calmaré, y no me enojaré más
Böylece sana karşı öfkem yatışacak, kıskançlığım dinecek. Susacak, bir daha öfkelenmeyeceğim.Îmi voi potoli mînia împotriva ta, şi nu voi mai fi gelos pe tine; Mă voi linişti, nu voi mai fi supărat.
Böylece sana karşı öfkem yatışacak, kıskançlığım dinecek. Susacak, bir daha öfkelenmeyeceğim.Jeg stiller min Vrede på dig, til min Nidkærhed viger fra dig, så jeg får Ro og ikke mere er krænket.
Böylece sana karşı öfkem yatışacak, kıskançlığım dinecek. Susacak, bir daha öfkelenmeyeceğim.그리한즉 내가 네게 대한 내 분노가 그치며 내 투기가 네게서 떠나고 마음이 평안하여 다시는 노하지 아니하리라
Böylece sana karşı öfkem yatışacak, kıskançlığım dinecek. Susacak, bir daha öfkelenmeyeceğim.und will meinen Mut an dir kühlen und meinen Eifer an dir sättigen, daß ich ruhe und nicht mehr zürnen müsse.
Böylece sana karşı öfkem yatışacak, kıskançlığım dinecek. Susacak, bir daha öfkelenmeyeceğim.Vậy thì cơn giận ta sẽ dứt, sự ghen tương ta lìa khỏi mầy, và ta yên lặng, không giận nữa.
Böylece sana karşı öfkem yatışacak, kıskançlığım dinecek. Susacak, bir daha öfkelenmeyeceğim.Vậy_thì cơn giận ta sẽ dứt , sự ghen tương ta lìa khỏi mầy , và ta yên_lặng , không giận nữa .
Böylece sana karşı öfkem yatışacak, kıskançlığım dinecek. Susacak, bir daha öfkelenmeyeceğim.И утолю над тобою гнев Мой, и отступит от тебя негодование Мое, и успокоюсь, и уже не буду гневаться.
Böylece sana karşı öfkem yatışacak, kıskançlığım dinecek. Susacak, bir daha öfkelenmeyeceğim.והנחתי חמתי בך וסרה קנאתי ממך ושקטתי ולא אכעס עוד׃
Böylece sana karşı öfkem yatışacak, kıskançlığım dinecek. Susacak, bir daha öfkelenmeyeceğim.وأحل غضبي بك فتنصرف غيرتي عنك فاسكن ولا اغضب بعد.
Böylece sana karşı öfkem yatışacak, kıskançlığım dinecek. Susacak, bir daha öfkelenmeyeceğim.這 樣 、 我 就 止 息 向 你 發 的 忿 怒 、 我 的 忌 恨 也 要 離 開 你 、 我 要 安 靜 不 再 惱 怒
Böylece sana karşı öfkem yatışacak, kıskançlığım dinecek. Susacak, bir daha öfkelenmeyeceğim.這樣 、 我 就 止息 向 你 發的 忿怒 、 我 的 忌恨 也 要 離開 你 、 我 要 安靜不再 惱怒
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Asian loppu on parempi kuin sen alku, ja pitkämielinen on parempi kuin korkeamielinen.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Bättre är slutet på en sak än dess begynnelse; bättre är en tålmodig man än en högmodig.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Chớ vội giận ; vì sự giận ở trong lòng kẻ ngu_muội .
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Chớ vội giận; vì sự giận ở trong lòng kẻ ngu muội.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Jangan buru-buru naik pitam; hanya orang bodoh menyimpan dendam
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.급한 마음으로 노를 발하지 말라 노는 우매자의 품에 머무름이니라
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Não te apresses no teu espírito a irar-te, porque a ira abriga-se no seio dos tolos.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Ne bodi prenaglega duha za jezo, kajti jeza počiva v nedrjih bedakov.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Nebuď kvapný v duchu svém k hněvu; nebo hněv v lůnu bláznů odpočívá.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Ne légy hirtelen a lelkedben a haragra; mert a harag a bolondok kebelében nyugszik.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Nenáhli vo svojom duchu do hnevu, lebo hnev odpočíva v lone bláznov.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Ne te hâte pas en ton esprit de t`irriter, car l`irritation repose dans le sein des insensés.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Nie bądź porywczy w duchu twym do gniewu; bo gniew w zanadrzyu głupich odpoczywa.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Non esser facile a irritarti nel tuo spirito, perché l'ira alberga in seno agli stolti
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.No te apresures en tu corazón a enojarte, porque el enojo reposa en el seno de los necios
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Nu te grăbi să te mînii în sufletul tău, căci mînia locuieşte în sînul nebunilor.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Sei nicht schnellen Gemütes zu zürnen; denn Zorn ruht im Herzen eines Narren.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Vær ikke for hastig i din ånd til å vredes; for vreden bor i dårers barm.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Vær ikke hastig i dit Sind til at græmmes, thi Græmmelse bor i Tåbers Bryst.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Wees niet te snel geërgerd, dat staat gelijk aan dwaasheid.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Μη σπευδε εν τω πνευματι σου να θυμονης διοτι ο θυμος αναπαυεται εν τω κολπω των αφρονων.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Не будь духом твоим поспешен на гнев, потому что гнев гнездится всердце глупых.
Çabuk öfkelenme, Çünkü öfke akılsızların bağrında barınır.Не бързай да се досадиш в духа си; Защото досадата почива в гърдите на безумните.