ödev ile cümle
ödev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Her şeyden önce, ödevi bitirmek zorundayız.Antes de nada, tenemos que acabar los deberes.
Şimdi ev ödevimi yapmak zorundayım.Ahora tengo que hacer los deberes.
Ev ödevini bitirdin mi?¿Terminaste tu tarea?
Akşam yemeğinden sonra ev ödevimi yaptım.Hice los deberes después de cenar.
İngilizce ev ödevini henüz bitirdin mi?¿Ya has terminado los deberes de inglés?
Ev ödevimi yaparken uyuyakaldım.Me quedé dormido mientras hacía los deberes.
Şu anda canım matematik ödevini yapmak istemiyor.Ahora mismo no tengo ganas de hacer los deberes de matemáticas.
O, ödevi ile meşguldü.Estaba ocupado con los deberes.
Tom ödevini yapmayı unuttu.A Tom se le olvidó hacer los deberes.
Ev ödevime yardım et, lütfen.Ayúdame con los deberes, por favor.
Bu ödev benim için zordur.Estos deberes me parecen difíciles.
Tom Mary'ye ev ödevinde yardımcı oldu.Tom ayudó a Mary con los deberes.
Ev ödevimi henüz bitirmedim.Todavía no he terminado los deberes.
Yarın için ödev nedir?¿Cuáles son los deberes para mañana?
Ev ödevini ne zaman bitireceksin?¿Cuándo vas a terminar tus deberes?
TV izlemeden önce ev ödevini yap.Haz tus deberes antes de ver la televisión.
Tom ev ödevini henüz bitirmedi.Tom todavía no ha acabado los deberes.
Ev ödevini yapmak için Ming nereye gitti?¿Adónde se ha ido Ming a hacer los deberes?
Ev ödevimi yapmak üç saatimi aldı.Tardé tres horas en hacer los deberes.
Akşam yemeğinden önce ev ödevini yapmalısın.Tienes que hacer los deberes antes de cenar.
Erkek kardeşine ev ödevinde yardım etti.Ayudó a su hermano con los deberes.
Lütfen ev ödevimi bitirinceye kadar bekle.Por favor, espera a que acabe los deberes.
Bay Yamada bize her gün bir sürü ev ödevi verir.El señor Yamada nos manda muchos deberes todos los días.
Ev ödevini yaptın.Has hecho los deberes.
Ödevimi yapıyorum.Estoy haciendo los deberes.
Ödevimi bitirdim ve uyumak istiyorum ama şimdi tekrar okula gitme zamanı.He acabado los deberes y quiero dormir, pero ahora es la hora volver a clase.
Ödevimi bitirdikten sonra kitabı okudum.Después de acabar los deberes, leí un libro.
Ev ödevlerini kendi başına yapmayı dene.Intenta hacer tus trabajos tú mismo.
Televizyon izlemeden önce ödevini yap.Haz tus deberes antes de ver la televisión.
Ödevimi yaptım.Hice los deberes.
Neredeyse ev ödevimi yapmayı unutuyordum.Casi me olvidé de hacer los deberes.
Fransızca ev ödevimi yapmayı az önce bitirdim.Acabo de terminar los deberes de francés.
Ev ödevini hâlâ bitirmedin mi?¿Todavía no has acabado tus deberes?
Tom ev ödevini bitirdi mi?¿Tom ha acabado los deberes?
Ödevimizi yaptık.Hicimos nuestros deberes.
Neden ödevini yapmıyorsun?¿Por qué no haces tus deberes?
Ali ödevini bitirince kendini kuşlar gibi özgür hissetti.Tras acabar su tarea, Alí se sentía libre como un pájaro.
Ödevlerini kendin yapmalısın.Deberes para consigo mismo.
Vergi Ödevi Anayasa madde 73'de düzenlenmiştir.¿Están naciendo nuevas disciplinas artísticas? 73.
Bir Kürt bayrağının yapılması ödevi de bana verildi.Consistió en la construcción de un pabellón.
Kimse ödevini yapmamış.Ninguno logró cuajar.
Bunu ödevlerden daha mantıklı buluyordu.Más conocido por sus trabajos.
Öğretmenimiz bize çok ödev verir.Il nostro insegnante ci dà molti compiti.
"İngilizce ödevime yardım edecek misin?" "Tabii ki de.""Mi aiuti con i compiti di inglese?" "Certo che sì."
Mary'nin ev ödevini yapıp yapmaması Tom'un umrunda değil.A Tom non importa se Mary fa i compiti o no.
Tom Mary'nin ödevini o kadar hızlı bir şekilde bitirmesini beklemiyordu.Tom non si aspettava che Mary finisse i suoi compiti così velocemente.
Şimdi ev ödevimi yapmak zorundayım.Adesso devo fare i compiti.
Yarın için ödev nedir?Qual è il compito per domani?
Tom ev ödevlerinden nefret ediyor.Tom odia i compiti a casa.
Neden ev ödevini yapmadın?Perché non hai fatto i compiti?
Tom'un ev ödevini bitirdiğinden oldukça eminim.Sono abbastanza sicuro che Tom ha finito i suoi compiti.
Tom'un ev ödevini yaptığından emin olmak zorundayım.Devo assicurarmi che Tom abbia fatto i suoi compiti.
Dışarıya gitme yerine ev ödevimi yapmak zorundayım.Invece di uscire devo fare i compiti.
Ev ödevini bitirmenin ne kadar süreceğini düşünüyorsun?Quanto pensi che ti ci vorrà per finire i compiti?
Ödevlerini kendin yapmalısın.Continuerà gli studi da solo.
Ödevin bitince parkta buluşalım.Dopo aver terminato gli studi entra in seminario.
Yemek vakti gelmeden ödevini bitir.Aspettare un'ora prima di mangiare dal termine dell'allenamento.
Bir keresinde rol yeteneği sayesinde ödevinden A+ almıştır.Ha valutato la performance con una B+.
Okuldan ve ev ödevlerinden nefret eder.Adora il giardinaggio e la scuola.
Kısaca "Shukudai-kun" (Ev Ödevi) de denir.È anche soprannominato "Chikushijirō".