Ana içeriğe geç
Sözlük

ödenek ile cümle

ödenek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu çalışmamızı Sloan Vakfı'ndan aldığımız ödenek sayesinde havada da yapmaktayız.スローン財団から研究費を獲得しました 何種類のウィルスや細菌を
Bu dava, bizim iddiamıza göre, canlı bombalara ödenek sağlayan bir banka ile ilgili yürütülüyor.Het geval Almog: een bank die vanuit ons oogpunt beloningen uitreikte voor zelfmoordaanslagen.
Bu dava, bizim iddiamıza göre, canlı bombalara ödenek sağlayan bir banka ile ilgili yürütülüyor.Il semblerait, de notre point de vue, des récompenses aux kamikazes.
Bu dava, bizim iddiamıza göre, canlı bombalara ödenek sağlayan bir banka ile ilgili yürütülüyor.자살 폭탄 테러 범에게 은행이 상을 줬다고 생각하는 사건입니다.
Bu dava, bizim iddiamıza göre, canlı bombalara ödenek sağlayan bir banka ile ilgili yürütülüyor.שקשור לבנק מסוים, שלכאורה, מנקודת מבטנו, העניק פרסים למחבלים מתאבדים.
Bu dava, bizim iddiamıza göre, canlı bombalara ödenek sağlayan bir banka ile ilgili yürütülüyor.التي لها علاقه بالبنك الذي، يُزعم، من وجهة نظرنا، يعطي مكافأت للمفجرين الانتحاريين.
Bu dava, bizim iddiamıza göre, canlı bombalara ödenek sağlayan bir banka ile ilgili yürütülüyor.銀行が報酬を払うシステムだと 私達は考えています 市民が起こしたたったひとつの行動で
Hatta kısmi ödenek olsa bile -- 3 dolar bir yatak ağının tam ücreti de değil halen.부분적으로 보조금을 제공한 경우에도 마찬가지입니다. 3달러로는 모기장 하나도 제대로 살 수 없는데 말입니다.
Hatta kısmi ödenek olsa bile -- 3 dolar bir yatak ağının tam ücreti de değil halen.3ドルでは蚊帳は作れませんし 蚊帳を手にするのは わずか2割
Hatta kısmi ödenek olsa bile -- 3 dolar bir yatak ağının tam ücreti de değil halen.Also sogar mit einer teilweisen Förderung -- drei Dollar sind immer noch nicht der volle Preis eines Netzes.
Hatta kısmi ödenek olsa bile -- 3 dolar bir yatak ağının tam ücreti de değil halen.Deci chiar și cu o subvenție parțială trei dolari nu este încă costul total al unei plase de pat.
Hatta kısmi ödenek olsa bile -- 3 dolar bir yatak ağının tam ücreti de değil halen.Dus zelfs met een gedeeltelijke subsidie - drie dollar is nog niet de hele kost voor een net.
Hatta kısmi ödenek olsa bile -- 3 dolar bir yatak ağının tam ücreti de değil halen.E anche con sussidio parziale - tre dollari non è ancora il costo totale della zanzariera.
Hatta kısmi ödenek olsa bile -- 3 dolar bir yatak ağının tam ücreti de değil halen.Entonces, incluso con un subsidio parcial -- tres dólares todavía no es el costo total del mosquitero.
Hatta kısmi ödenek olsa bile -- 3 dolar bir yatak ağının tam ücreti de değil halen.Jadi bahkan dengan subsidi separuh -- tiga dolar tetap bukanlah biaya kelambu sepenuhnya.
Hatta kısmi ödenek olsa bile -- 3 dolar bir yatak ağının tam ücreti de değil halen.Még részleges támogatással sem -- -- három dollár nem a teljes ára a szúnyoghálónak.
Hatta kısmi ödenek olsa bile -- 3 dolar bir yatak ağının tam ücreti de değil halen.Nawet z dofinansowaniem, bo 3 dolary to mniej niż koszt moskitiery.
Hatta kısmi ödenek olsa bile -- 3 dolar bir yatak ağının tam ücreti de değil halen.Như vậy kể cả khi được trợ cấp 1 phần -- khoảng 3 $ trên tổng 10$ giá trị thực của 1 chiếc màn.
Hatta kısmi ödenek olsa bile -- 3 dolar bir yatak ağının tam ücreti de değil halen.Så även när det är delvis subventionerat -- tre dollar är inte hela kostnaden för ett myggnät.
Hatta kısmi ödenek olsa bile -- 3 dolar bir yatak ağının tam ücreti de değil halen.Даже при частичном субсидировании, три доллара — не полная стоимость такой сетки.
Hatta kısmi ödenek olsa bile -- 3 dolar bir yatak ağının tam ücreti de değil halen.Така че дори с частична субсидия... три долара все още не е пълната стойност на една противокомарна мрежа.
Hatta kısmi ödenek olsa bile -- 3 dolar bir yatak ağının tam ücreti de değil halen.אותו הדבר אפילו עם סבסוד חלקי - 3 דולרים הם עדיין לא המחיר המלא של הכילה.
Hatta kısmi ödenek olsa bile -- 3 dolar bir yatak ağının tam ücreti de değil halen.إذن حتى مع الدعم الجزئي .. تظل الثلاثة دولارات ليست التكلفة الحقيقية للناموسية.
Sadece bu ödenek dağıtım dengesini tersine çevirirsek, belki dünyada daha kalıcı bir barış sağlayabiliriz.Ak by sme obrátili toto rozloženie financií, možno by sme mali na tomto svete trvalejší mier.
Sadece bu ödenek dağıtım dengesini tersine çevirirsek, belki dünyada daha kalıcı bir barış sağlayabiliriz.Chúng ta chỉ cần chuyển đổi cách sử dụng nguồn quỹ đó, thì có lẽ chúng ta đã có hòa bình trên thế giới.
Sadece bu ödenek dağıtım dengesini tersine çevirirsek, belki dünyada daha kalıcı bir barış sağlayabiliriz.Con sólo revertir esa distribución de fondos tal vez podríamos tener una paz más duradera en este mundo.
Sadece bu ödenek dağıtım dengesini tersine çevirirsek, belki dünyada daha kalıcı bir barış sağlayabiliriz.Ha csak visszafordítjuk a források ilyen elosztását, talán lehetne egy tartósabb béke ebben a világban.
Sadece bu ödenek dağıtım dengesini tersine çevirirsek, belki dünyada daha kalıcı bir barış sağlayabiliriz.Kdybychom prohodili tuto distribuci zdrojů, tak bychom možná docílili stálejšího míru ve světě.
Sadece bu ödenek dağıtım dengesini tersine çevirirsek, belki dünyada daha kalıcı bir barış sağlayabiliriz.우리가 만약 자금의 분배를 그냥 뒤집는다면, 아마도 이 세계에서 평화를
Sadece bu ödenek dağıtım dengesini tersine çevirirsek, belki dünyada daha kalıcı bir barış sağlayabiliriz.Se invertêssemos esta distribuição de fundos, talvez conseguíssemos ter uma paz mais duradoura neste mundo.
Sadece bu ödenek dağıtım dengesini tersine çevirirsek, belki dünyada daha kalıcı bir barış sağlayabiliriz.Εαν αντιστρέψουμε απλώς τη διανομή των πόρων, ίσως να είχαμε ειρήνη με μεγαλύτερη διάρκεια σε αυτόν τον κόσμο.
Sadece bu ödenek dağıtım dengesini tersine çevirirsek, belki dünyada daha kalıcı bir barış sağlayabiliriz.Даже просто изменив структуру расходов, мы можем надеяться на более прочный мир.
Sadece bu ödenek dağıtım dengesini tersine çevirirsek, belki dünyada daha kalıcı bir barış sağlayabiliriz.Навіть просто змінивши структуру витрат, ми можемо надіятися на більш міцний мир.
Sadece bu ödenek dağıtım dengesini tersine çevirirsek, belki dünyada daha kalıcı bir barış sağlayabiliriz.אם אנחנו רק נהפוך את חלוקת הכספים הזאת, אולי יהיה לנו
Sadece bu ödenek dağıtım dengesini tersine çevirirsek, belki dünyada daha kalıcı bir barış sağlayabiliriz.فلو قمنا فقط بإعادة توزيع هذا التمويل المادي ، فربما تكون هناك فرصة
Sadece bu ödenek dağıtım dengesini tersine çevirirsek, belki dünyada daha kalıcı bir barış sağlayabiliriz.逆にしたら もしかすると世界は前進し 持続する平和を保てるかもしれません
Şu anda kongrede bekleyen altı ödenek var.Ci sono sei progetti di legge ora in Congresso.
Şu anda kongrede bekleyen altı ödenek var.Er zijn momenteel 6 wetten klaar in het Congres.
Şu anda kongrede bekleyen altı ödenek var.Există deja 6 propuneri de lege în Congres.
Şu anda kongrede bekleyen altı ödenek var. Hadi bunlardan birini geçirelim.현재 의회에 6가지 의안이 상안되어 있습니다. 그들 중 하나라도 통과시켜봅시다.
Şu anda kongrede bekleyen altı ödenek var. Hadi bunlardan birini geçirelim.Сега в конгреса има 6 предложения, нека да се опитаме да одобрят едно от тях.
Şu anda kongrede bekleyen altı ödenek var. Hadi bunlardan birini geçirelim.יש כרגע בקונגרס 6 חוקים. הבה נעביר אחד מהם.
Şu anda kongrede bekleyen altı ödenek var. Hadi bunlardan birini geçirelim.هناك 6 قوانين معروضة على الكونجرس الأن ، لنحاول أن نمرر واحد منهم.
Şu anda kongrede bekleyen altı ödenek var. Hadi bunlardan birini geçirelim.そしてあなたにできる最も重要なことは、
Şu anda kongrede bekleyen altı ödenek var.Il y a 6 propositions de loi au Congrés.
Şu anda kongrede bekleyen altı ödenek var.Obecnie w Kongresie czeka sześć ustaw.
Şu anda kongrede bekleyen altı ödenek var.Zurzeit befinden sich sechs Gesetzesentwürfe im Kongress.
Şu anda kongrede bekleyen altı ödenek var.Сейчас в Конгрессе на рассмотрении находятся 6 законопроектов.
Ve tüm bunlar bugün için ödenek aldığımız şeyler.Dit zijn de dingen waarvoor we vandaag gefinancierd worden.
Ve tüm bunlar bugün için ödenek aldığımız şeyler.E questo é quello che é stato finanziato ad oggi.
Ve tüm bunlar bugün için ödenek aldığımız şeyler.Et voilà ce pour quoi on nous finance.
Ve tüm bunlar bugün için ödenek aldığımız şeyler.Iar acestea sunt lucrurile pentru care suntem finanțați să le facem astăzi.
Ve tüm bunlar bugün için ödenek aldığımız şeyler.그리고 이러한 것들이 오늘날 우리가 하고자하는 것에 투자되는 것입니다.
Ve tüm bunlar bugün için ödenek aldığımız şeyler.Są to rzeczy, które zaczęliśmy robić dziś.
Ve tüm bunlar bugün için ödenek aldığımız şeyler.Und dies sind die Dinge, für die wir heute die Mittel haben.
Ve tüm bunlar bugün için ödenek aldığımız şeyler.Y estas son las cosas que hoy han sido financiadas.
Ve tüm bunlar bugün için ödenek aldığımız şeyler.Και αυτά είναι τα πράγματα που χρηματοδοτούμαστε να κάνουμε σήμερα.
Ve tüm bunlar bugün için ödenek aldığımız şeyler.И это то, чем мы занимаемся уже сегодня.
Ve tüm bunlar bugün için ödenek aldığımız şeyler.Това са нещата, които имаме финасиране да правим днес.
Ve tüm bunlar bugün için ödenek aldığımız şeyler.ואלה הם הדברים שאנו מקבלים היום מימון כדי לבצעם.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod