ödemeyi ile cümle

ödemeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Şaşırtıcı bir şekilde, Levy ona tutarı ödemeyi kabul ederek onu geri gönderdi.To his great surprise, Levy cabled him back agreeing to pay him the amount.
Brennus tepeyi kuşatığında Romalılar ona kent için fidye ödemeyi teklif etti.Brennus besieged the hill, and finally the Romans asked to ransom their city.
Sonunda öğrenim ücretini ödemeyi bıraktılar ve Hurston okuldan atıldı.They eventually stopped paying her tuition and she was dismissed.
Fakat satıcı (parayı alan kişi) böyle bir ödemeyi reddetme hakkına sahiptir.Der erfolgreiche Bieter hat aber keine Verpflichtung diese Finanzierung anzunehmen.
"Mim" e gelince ödemeyi (mueddi) öğrendi.Das verborgene Wissen der Vermögenselite“.
Arnavutluk devleti mahkemenin hükmettiği tazminatı ödemeyi reddetti.Die albanische Regierung weigerte sich, die vom Gericht zuerkannte Entschädigung zu zahlen.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.Sein Vater weigerte sich, ihm weiter Unterhalt zu zahlen.
1099 yılında Selçuklulara haraç ödemeyi kesti ve istilacılara karşı seferler çıkmaya başladı.Diese wurden dann für 10 US-Dollar an Einwanderer verkauft und die Besiedlung begann.
Britanya hükûmeti Osmanlı tarafının ödediği 4 milyon pound'luk ücreti de ödemeyi reddetti.Jedoch weigerten sich 18 Millionen Briten, die Steuer zu bezahlen.
Warner Bros. mahkemeye onların paylarını ödemeyi teklif etti.Warner Brothers ging gegen das Urteil in Berufung.
DuMont Television Network adlı kurulış 13 maçı yayınlama karşılığında 39,000 dolar ödemeyi kabul etmiştir.La chaîne DuMont Television Network paie $39 000 pour retransmettre 13 matchs.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.Cependant, il lui refuse toute augmentation.
Tom faturasını ödemeyi reddetti.Tom se negó a pagar su factura.
Onu nasıl ödemeyi planlıyorsun?¿Cómo piensas pagarlo?
Ödemeyi kredi kartıyla yapacağım.Pagaré con tarjeta de crédito.
Warner Bros. mahkemeye onların paylarını ödemeyi teklif etti.Death Row había hecho algunos pagos a él.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.También rehusó a hacer sacrificio alguno.
Ödemeyi unutmuş olmaları sinirimi bozuyor.Mi irrita che abbiano dimenticato di pagare.
Bohemund’un teklifiyle halk hayatlarının bağışlanması karşılığında haraç ödemeyi kabul etti.La Boeing sperò di compensare le perdite con il settore civile.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.Fu anche esente dal pagamento di qualsiasi imposta.
Chaplin Edna'nın 1958'deki ölümüne dek ona maaş ödemeyi sürdürdü.Чаплин еженедельно платил ей зарплату до самой её смерти в 1958 году.
Ödemeyi taksitle yapacaktı.Напаивался на плату.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.Он отказался взять плату за свою работу.
Holmes'in sahte ölümü sigorta şirketini kuşkulandırır ve sigorta şirketi para ödemeyi reddeder.Он погряз в долгах и поэтому убил своего брата, но страховая компания отказалась платить.
Osmanlı İmparatorluğu, Rus İmparatorluğu'na savaş tazminatı ödemeyi kabul etti.Тогда же император принял решение об отмене откупной системы по всей России.
Holmes'in sahte ölümü sigorta şirketini kuşkulandırır ve sigorta şirketi para ödemeyi reddeder.و لكن حظ هولمز خانه و فشلت خطته في تزييف موته بعد أن شعرت شركة التأمين بالشك في الأمر و رفضت صرف المبلغ.
Microsoft'un şirket için ödemeyi kabul ettiği fiyat, Skype'ın 32 yıllık karıdır.O valor pago pela Microsoft pelo Skype é 32 vezes o maior que o lucro operacional atual da empresa.
Bu durumda vergi ödemeyi kabul etmiştir.Durante este tempo, ele também se recusou a pagar impostos.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.Hij weigerde daarbij elke toegeving te doen.
İlk ödemeyi yaptınız mı?Heeft u de aanbetaling al gedaan?
Her türlü ödemeyi kabul ediyoruz.Wij nemen alle soorten betalen aan.
Ödemeyi reddetti.Hij weigerde te betalen.
Ödemeyi reddetti.Zij weigerde te betalen.
Fakat satıcı (parayı alan kişi) böyle bir ödemeyi reddetme hakkına sahiptir.Kupiec nie ma jednak pieniędzy na zapłacenie podatku.
Bohemund’un teklifiyle halk hayatlarının bağışlanması karşılığında haraç ödemeyi kabul etti.Detta skulle enligt Bohman återställa balansen i utrikesbetalningarna.
Faktoring Şirketi, vadesi gelince alıcıdan fatura bedelini tahsil eder ve satıcıya kalan ödemeyi yapar.Precis som med övriga kontokort betalar kortföretaget handlaren och fakturerar i sin tur kortinnehavaren.
Chaplin Edna'nın 1958'deki ölümüne dek ona maaş ödemeyi sürdürdü.Чаплін щотижня платив їй зарплатню до самої її смерті в 1958 році.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.Той погодився сплатити гроші.
Yabancı ülkelerle iyi ilişkileri korudu ve bütün dış borçları ödemeyi başardı.Україна відмовилася від іноземних позик і успішно почала виплачувати зовнішній борг.
Tommy sahte paralar ile Sonny'e olan borcunu ödemeyi planlanmaktadır.Томмі встигає надрукувати на друкарні фальшиві гроші, які він збирається віддати Сонні під виглядом справжніх.
Bohemund’un teklifiyle halk hayatlarının bağışlanması karşılığında haraç ödemeyi kabul etti.Ti Embriacy vydali Bohemundovi pod podmínkou, že ušetří jejich životy.
Hitler, iktidar yükselişi boyunca gelir ve ödenekleri üzerinden vergi ödemeyi ihmal etti.Smith a cheltuit bani de-a lungul carierei, neplătindu-și taxele.
Warner Bros. mahkemeye onların paylarını ödemeyi teklif etti.În urma acestui rol, Warner Bros. i-a oferit un contract pe cinci ani.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.Még a bérét sem fizette ki.
Warner Bros. mahkemeye onların paylarını ödemeyi teklif etti.Garrison beperelte a Warner Bros.-t azért, hogy részesedést kapjon a film bevételeiből.
Fakat satıcı (parayı alan kişi) böyle bir ödemeyi reddetme hakkına sahiptir.A kereskedőknek kötelező elfogadni ezt a fizetőeszközt.
1627 yılında zoraki vergileri ödemeyi reddettiği için kısa süreli olarak hapse atılır.1927-ben a diktátorellenes nyilatkozat aláírása miatt rövid időre börtönbe került.
DuMont Television Network adlı kurulış 13 maçı yayınlama karşılığında 39,000 dolar ödemeyi kabul etmiştir.DuMont Television Network televisioi 13 ottelua ja maksoi oikeuksista 39 000 dollaria.
Osmanlı İmparatorluğu, Rus İmparatorluğu'na savaş tazminatı ödemeyi kabul etti.Neuvostoliitto kieltäytyi maksamasta Keisarillisen Venäjän velkoja.
Warner Bros. mahkemeye onların paylarını ödemeyi teklif etti.Garth Brooks pyrki antamaan hänelle osan maksastaan.
Ruhban ödemeyi 5 yılın üzerine yaymayı önerdi.Ο κλήρος ήθελε η διάρκεια αποπληρωμής να επεκταθεί σε πάνω από μια πενταετία.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.Han sagde, at han ikke fik udbetalt sin løn.
Fakat satıcı (parayı alan kişi) böyle bir ödemeyi reddetme hakkına sahiptir.Kjøper betaler et gebyr («premie») for å ha denne rettigheten.
Chaplin Edna'nın 1958'deki ölümüne dek ona maaş ödemeyi sürdürdü.Purviance ble på Chaplins lønningsliste helt fram til hun døde i 1958.
Oysa hazine bu ödemeyi yapabilecek durumda değildi.Viktigst av alt var at de ikke trengte å betale skatt.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.Samtidig ble de nektet lønn.
Coel, Kontantius'a boyun eğmiş ve Roma'ya haraç ödemeyi kabul etmesinden sadece sekiz gün sonra ölmüştür.Coel đầu hàng Constantius và đồng ý cống nạp cho Roma, nhưng qua đời chỉ tám ngày sau đó.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.Ông từ chối trả lương cho các dân quân.
Holmes'in sahte ölümü sigorta şirketini kuşkulandırır ve sigorta şirketi para ödemeyi reddeder.しかしながら、ホームズが偽装死するという計画は、保険会社に疑われて支払を拒まれたため失敗する。
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.しかし、彼女は、それを支払うことを拒否した。

İlgili Sayfalar