Gerekçesi ise savaştan yenik çıkan Kartaca’nın Roma’ya olan borçlarını bile zorlukla ödemesidir.Parte di tali risorse naturalmente era destinata a Cartagine, per pagare i debiti di guerra con Roma.
Malların ödemesi genellikle çalıntı veya sahte kredi kartları ile yapılır.Spesso utilizzano anche numeri di carta di credito falsi o rubati per pagarli.
Ancak Bizans'ın Venediklilere büyük bir tazminat ödemesi gerekmiştir.Per un visitatore, la regione di Zaan ha molto da offrire.
Sami'nin, faturalarını ödemesi lazım.Сами должен оплатить свои счета.
Mahkeme, Arnavutluk'un İngiltere'ye 844.000 £ ödemesi gerektiğine hükmetti.Суд вынес решение, согласно которому Албания должна была выплатить Великобритании 844 000 фунтов стерлингов.
Vizigotlar büyük bir sübvansiyon ödemesi yaptı.Похитители требуют огромный выкуп.
Ayrıca kentin asker vermesi ve Atina'ya on talent ödemesi sağlandı.Они должны были предоставить воинов для экспедиции и заплатить афинянам десять талантов.
Kitabın satışlarından aldığı gelir borçlarını ödemesi ve otel işlerini bırakması için yeterliydi.سمحت العائدات من مبيعات كتابه بسداد ديونه وبعدها ترك قطاع الفنادق.
1953 yılında Almanya'nın, aldığı yardımın 1,1 milyar dolarını geri ödemesine karar verildi.Em 1953, foi decidido que a Alemanha pagaria 1,1 bilhões dólares da ajuda que recebeu.
Bu suçlama Charlie Sheen'in yüklü bir tazminat ödemesine yol açmıştır.Tal fato culminou com a demissão de Charlie Sheen da Warner.
Bunun 150.000 markı Venedikliler'e borç ödemesi olarak verildi.150.000 daarvan werd gebruikt om de schulden aan de Venetianen af te betalen.
Kredi parası, malların ve hizmetlerin ödemesini yapmak için borçludan bir talepte bulunulmaktadır.Dat houdt dus in dat een bedrijf geld zal moeten betalen voor ontvangen leningen, diensten en/of goederen.
Ayrıca kentin asker vermesi ve Atina'ya on talent ödemesi sağlandı.Hij verwierf door het betalen van 10 talenten een bevoorrechte positie voor zijn burgers in Athene.
Vizigotlar büyük bir sübvansiyon ödemesi yaptı.Mieszkańcy osiedla Przysłop zapłacili za to wielką cenę.
Depo primi, ödemesi geciktirilen bu primdir.W naszym wypadku, będzie to serwis prepaid.
Buna ek olarak New York Times Company 26.1 milyon dolarlık vergi ödemesinden muaf kılındı.Utöver detta erhöll New York Times Company skattelättnader på $ 26 100 000.
Yâni Mahkeme, devletin tazminat ödemesine karar verir.Då räcker det att anmäla sitt uttag till länsstyrelsen.
Mahkeme, Arnavutluk'un İngiltere'ye 844.000 £ ödemesi gerektiğine hükmetti.Суд виніс рішення, згідно з яким Албанія повинна була виплатити Великій Британії 844 000 фунтів стерлінгів.
"Mikrofinans kendi ödemesini kendisi yapabilir."Гроші ж прийдуть самі собою».
Garson ona ödemesi gereken faturayı verir.Витрати оплачує подавач запиту на допуск.
Bu barışın bir şartı Bizans'in Avarlara yıllık tazminat olarak 80.000 gümüş sikke ödemesi gelmekteydi.Dle smlouvy platila tato firma za pivovar ročně 8.000 zlatých pachtovného.
Günahlarının bedelini ödemesi lazım.Trebuie să plătească pentru păcatele lui.
Her insanın ödemesi çalışması ile orantılı olacaktır.Salariul fiecărei persoane va fi proporțional cu munca depusă.
Kitabın satışlarından aldığı gelir borçlarını ödemesi ve otel işlerini bırakması için yeterliydi.A könyvei bevételéből vissza tudta fizetni a tartozásait, és háta mögött tudta hagyni a szállodaipart.
Yâni Mahkeme, devletin tazminat ödemesine karar verir.Maga az állam garantálja a visszafizetést.
Vizigotlar büyük bir sübvansiyon ödemesi yaptı.Hívei nagy váltságdíjat is fizettek érte.
1943 - Varlık Vergisi ödemesinin son günüydü.1943 Az adóerkölcs.
1953 yılında Almanya'nın, aldığı yardımın 1,1 milyar dolarını geri ödemesine karar verildi.Vuonna 1953 päätettiin, että Saksa maksaisi tästä summastaselvennä takaisin 1,1 miljardia dollaria.
Vizigotlar büyük bir sübvansiyon ödemesi yaptı.Kaappaajat vaativat suurta lunnassummaa.
Kupayı kazanan takım ise €15.000.000 para ödemesi alır.Jos vastaus on oikein, joukkue voittaa 25 000 mk rahana.
Yâni Mahkeme, devletin tazminat ödemesine karar verir.Όπως ανακοίνωσε το δικαστήριο, το κόμμα θα παραδώσει την περιουσία του στο κράτος.
Tarihi kayıtlara göre bu o kadar yüksek bir meblağdı ki hiçbirinin ödemesine olanak yoktu.Efter dette gik salget af skind så godt at der ikke var nok til alle.
Ablasının kefaletini ödemesinin ardından tahliye edildi.Satt fengslet for sin ektemanns gjeld.
"Mikrofinans kendi ödemesini kendisi yapabilir."Nå er det opp til Zlatko selv å ta sjansen.»
50.000 Euro ödemesi gereken borçları vardır.Med prisen følger prispenger på 50 000 euro.
Kupayı kazanan takım ise €15.000.000 para ödemesi alır.Partiet må oppgi alle gaver over 500 euro.
Mahkeme, Arnavutluk'un İngiltere'ye 844.000 £ ödemesi gerektiğine hükmetti.Mahkamah Internasional memutuskan Albania harus membayar £844.000 kepada Britania Raya.
Askerlerin ödemesini dörtte bir oranında azaltarak daha fazla para kazanmayı umdu.Dia berharap untuk mendapatkan lebih banyak uang dengan memotong pembayaran para prajurit dengan seperempat.
Masrafların yarısını ödemesi için bazı yapımcıları ikna etti.Mereka meminta Bani Ghatafan dengan membayar setengah dari hasil panen mereka.
Depo primi, ödemesi geciktirilen bu primdir.Itu awal malapetaka, karena hutang tersebut tak terbayar.
1953 yılında Almanya'nın, aldığı yardımın 1,1 milyar dolarını geri ödemesine karar verildi.1953年、ドイツは将来的にドイツが受け取っていた1,100,000ドルの援助金を返還するということが決められた。
Tımardan ayrılmak isteyen bir köylünün sipahiye tazminat (çift bozan akçesi) ödemesi gerekirdi.共に遺産を継いで欲しいと言いつつ借金を背負わせようとするなど、腹黒い所がある(暗の機転により阻止された)。
Bu işyerinde iki türlü ücret ödemesi yapılmaktadır: sabit aylık "maaş" ve çalışılan saate göre "ücret".これは、アメリカの給料の支払いが、一般職の場合月2回が多いため、「次の給料」が2週間後には支払われるためである。
İlke olarak, borçlunun borcunu vadeden önce ödemesine bir engel yoktur.他相信當前的世代毋須在道義上償還前人之負債。
Tımardan ayrılmak isteyen bir köylünün sipahiye tazminat (çift bozan akçesi) ödemesi gerekirdi.钱牧斋欲引延陵赢博之义,欲窆之虞山。
Garson ona ödemesi gereken faturayı verir.요록(料祿)은 관리에게 주어지는 급여를 가리키는 말이다.
Bu işyerinde iki türlü ücret ödemesi yapılmaktadır: sabit aylık "maaş" ve çalışılan saate göre "ücret".이러한 임금 격차와 관련되는 2가지 구별되는 수치가 있다: "조정되지 않은" 임금차 vs "조정된" 임금차.
1953 yılında Almanya'nın, aldığı yardımın 1,1 milyar dolarını geri ödemesine karar verildi.ב-1953 הוחלט שעל גרמניה להחזיר 1.1 מיליארד דולר מן הכספים ששולמו לה.
Ablasının kefaletini ödemesinin ardından tahliye edildi.היא שוחררה לאחר התערבות שכניה.
Yâni Mahkeme, devletin tazminat ödemesine karar verir.הוועדה הגיעה להסכם בו בית דין בינלאומי יקבע את תשלומי הפיצויים.
Eleni'nin ise 15.000 duka altın ceza ödemesi ya da idam edilmesine karar verildi.Тя трябвало да избере дали да плати глоба от 15 хиляди дуката или на свой ред да бъде екзекутирана.
50.000 Euro ödemesi gereken borçları vardır.Наградата е в размер на 50 000 €.
Garson ona ödemesi gereken faturayı verir.Agencija skrbi za izplačilo njegove plače.
Garson ona ödemesi gereken faturayı verir.Käsundiandja kohustub maksma talle selle eest tasu.
Frizye bölgesi tarafından verildiği bilinen son danegeld ödemesi 852 yılında yapılmıştır.Viimane kirja pandud friiside kogutud danegeld maksti aastal 852.
Toplanan vergilerle yapılan ilk danegeld ödemesi 810 yılında Frizye'de yapılmıştır.Esimene Friisimaal kogutud danegeld nõuti sisse aastal 810.
% 1 Kredi Kartı aylık ödemesiCreditcard %1 maandelijkse betaling
% 1 Kredi Kartı aylık ödemesiKreditkort
% 1 Kredi Kartı aylık ödemesiLuottokortin% 1 kuukausimaksu
% 1 Kredi Kartı aylık ödemesiMånadsinbetalning för kreditkort% 1