Her insanın ödemesi çalışması ile orantılı olacaktır.Each man's pay will be in proportion to his work.
Her birinin ödemesi onun eseri ile orantılıydı.Each man's pay was in proportion to his work.
Onun faturayı ödemesine itiraz ettim.I objected to his paying the bill.
Ben onun faturayı hemen ödemesini istedim.I demanded that he pay the bill immediately.
Borcu derhal ödemesini talep ettim.I demanded that he pay the debt back at once.
Onun ödemesi gerektiğini iddia ettim.I demanded that he should pay.
Ben, onun ödemesini talep ettim.I demanded that he should pay.
O kira ödemesini geciktirdi.She is behind in her rent.
Mahkeme ona para cezasını ödemesini emretti.The court ordered her to pay the fine.
Günahlarının bedelini ödemesi lazım.He should atone for his sins.
Yapman gereken tek şey onun borcu ödemesini istemektir.All you need to do is ask him to pay the loan.
Yapmanız gereken tek şey onun borcu ödemesini istemektir.All you have to do is ask him to pay the debt.
Tom Mary'ye okul giderlerini ödemesine yardımcı olmak için para gönderdi.Tom sent money to Mary to help her pay for school expenses.
Bu ayın kirasını ödemesi için Mary'ye ödünç para verdim.I lent Mary the money to pay this month's rent.
Ben sadece Tom'un faturasını ödemesini istedim.I only asked Tom to pay his bill.
Tom'a kirasını ödemesini hatırlatmam gerekiyor.I must remind Tom to pay his rent.
Tom'a kirasını ödemesini hatırlatmalıyım.I must remind Tom to pay his rent.
Tom'un faturasını ödemesini istedim.I asked Tom to pay his bill.
Bu geri ödemesiz.It's non-refundable.
Barmen Tom'un hesabını ödemesini istedi.The bartender asked Tom to pay his tab.
Tom'un ödemesi gerekiyor.Tom needs to pay.
Faturayı ödemesi gereken sensin.You're the one who should pay the bill.
Tom'un faturalarını ödemesine yardım ettim.I wanted to help Tom pay his bills.
Tom'un kendi borçlarını ödemesi gerekir.Tom needs to pay his own debts.
Onların bize büyük paralar ödemesinin nedeni bu.That's why they pay us the big bucks.
Ona vergilerini ödemesi hatırlatıldı.He was reminded to pay his taxes.
Tom Mary'ye borçlarını ödemesi için ihtiyacı olan parayı verdi.Tom gave Mary the money she needed to pay off her debts.
Tom'un bir şey ödemesi gerekmiyor.Tom doesn't need to pay anything.
Tom'un ödemesine gerek yoktu.Tom didn't have to pay.
Onun bana geri ödemesini istediğimde, duymazdan gelir.When I ask him to pay me back, he turns a deaf ear.
Avrupa Birliği, Apple'a 13 milyar Euro vergi ödemesini emretti.The European Union ordered Apple to pay 13 billion euros in taxes.
Avans ödemesi gereklidir.Advance payment is required.
Fadıl, Dania'nın ödemesini yapmaya kararlıydı.Fadil was determined to make Dania pay.
Tom, Mary'nin annesinin operasyonu için para ödemesine yardım etmek için para gönderdi.Tom sent money to help Mary pay for her mother's operation.
Tom'un bugün kirasını ödemesi gerekmiyor mu?Isn't Tom supposed to pay his rent today?
Tom'un onu ödemesine yardım etmeli miyiz?Should we help Tom pay for that?
Faturayı kimin ödemesi gerek?Who should pay the bill?
Tom'un bugün kirasını ödemesi gerekiyor.Tom needs to pay his rent today.
Tom'un kirasını ne zaman ödemesi gerekiyorWhen is Tom supposed to pay his rent?
Tom, Mary'nin faturayı ödemesine izin vermedi.Tom didn't let Mary pay the bill.
Tom'un bir şey ödemesi gerektiğini sanmıyorum.I don't think Tom has to pay anything.
Tom'un hiçbir şey ödemesine gerek yoktu.Tom didn't need to pay anything.
Tom'un bu kadar çok ödemesine gerek yoktu.Tom didn't need to pay that much.
Sami, Leyla'nın kirasını ödemesine yardımcı oldu.Sami helped Layla pay her rent.
Bu yıl tüm çalışanlara asgari geçim indirimi ödemesi yapıldı.All employees received a cost-of-living allowance this year.
Elias, Sandra'nın daha yüksek bir bedel ödemesini istiyordu.Elias wanted Sandra to pay a higher price.
"Mikrofinans kendi ödemesini kendisi yapabilir.""Microfinance can pay for itself."
1953 yılında Almanya'nın, aldığı yardımın 1,1 milyar dolarını geri ödemesine karar verildi.In 1953 it was decided that Germany would repay $1.1 billion of the aid it had received.
Buna ek olarak New York Times Company 26.1 milyon dolarlık vergi ödemesinden muaf kılındı.Additionally, The New York Times Company received $26.1 million in tax breaks.
Mahkeme, Arnavutluk'un İngiltere'ye 844.000 £ ödemesi gerektiğine hükmetti.The Court rendered a decision under which Albania was to pay £844,000 to the United Kingdom.
Askerlerin ödemesi çok az olmasına rağmen, büyük ordular Bizans üzerinde önemli bir gerginlikti.Even though the soldiers' pay was minimal, large armies were a considerable strain on Byzantium.
Toplanan vergilerle yapılan ilk danegeld ödemesi 810 yılında Frizye'de yapılmıştır.The first danegeld ever raised was collected in Frisia in 810.
Microsoft, kredi kartları ve taşıyıcı ücretleri ile alıcıların ödemesini kabul ederdi.Microsoft accepts payment from buyers through credit cards and carrier charges.
Frizye bölgesi tarafından verildiği bilinen son danegeld ödemesi 852 yılında yapılmıştır.The last recorded danegeld raised by the Frisians was paid in 852.
Askerlerin ödemesini dörtte bir oranında azaltarak daha fazla para kazanmayı umdu.He hoped to acquire more money by cutting the soldiers' payment by a quarter.
Ablasının kefaletini ödemesinin ardından tahliye edildi.She is asked to pay a lot for the release of her sister.
Tarihi kayıtlara göre bu o kadar yüksek bir meblağdı ki hiçbirinin ödemesine olanak yoktu.The episode resulted in work that was so successful that none of the contestants were eliminated.
1943 - Varlık Vergisi ödemesinin son günüydü.1930 was the last year of TRR profitability.
Yani, kredinin geri ödemesini sağlayabilecek tek şey bu varlıklar, bu CDO'lar, değil mi?And that the recourse is only those assets, right?
Ben, Tartaglia ailesinin ödemesini kendi payımdan yaparım.I'll take care of the Tattaglias. Out of my share.