ödemeler ile cümle

ödemeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ödemelerini zamanında yapmalısın.Poskytování slev při včasném zaplacení .
Ödemeler Visa ve Mastercard kredi kartları ve havale yolu ile yapılabilmektedir.Ta ji zaplatí a vynaložené finance vyžaduje od vydavatele karty, tedy po společnostech Visa nebo MasterCard.
Gunnar anîden para ödemelerinin yapılmasını rica eder, ama teklifi kabul edilmez.Ronna potřebuje peníze na nájem, tak jeho nabídku přijme.
1876'da borç ödemelerini durdurdu.Și-a încetat activitatea în 1871.
Ödemelerini zamanında yapmalısın.Fizetni távozáskor kell.
Ülkenin nispeten fakir olmasına rağmen Napolyon çok ağır yeni vergiler ve ödemeler talep etti.Ígéretei ellenére Napóleon csak igen sovány javadalmazást nyújtott nekik, szűkösen éltek.
Enflasyon, dış ödemeler dengesini de sarsar.Speciális rendeltetése a váltónak, külföldi fizetések teljesítése.
Müşteriler, ödemelerini istediğiniz zaman iptal edebilir.Tukijat voivat peruuttaa tilauksensa milloin vain.
Ödemeler Visa ve Mastercard kredi kartları ve havale yolu ile yapılabilmektedir.Käteisnostot ovat mahdollisia kaikilla Visa ja MasterCard korteilla.
Türkiye'de de dış açık genişlemiş ve ödemeler dengesi sürekli açık vermiştir.Kaikki Islannissa syntyneet ja sinne muuttaneet rekisteröidään automaattisesti.
Ödemelerini zamanında yapmalısın.Οι χρεώσεις του γίνονται σε χρόνο.
Bu 12 ülkenin ziyaretçileri, ülkeye varışta sadece bir giriş ücreti ödemeleri gerekecekti.Όποιος ήθελε να το επισκεφτεί πλήρωνε είσοδο ένα δολάριο.
Her cinayetin ardından, kocaları kurbanların durumlarına göre maddi ödemeler yapmaktadırlar.Efter drabene gør ægtemændene op med bøder for drabene i henhold til disses status.
Bazı ödemeler hammadde yoluyla yapıldı, ancak Almanya ekonomisi bu borçları ödemeye yetmedi.Tilgangen på amerikansk lånekapital stoppede, og Tyskland kunne ikke betale erstatningerne.
Gunnar anîden para ödemelerinin yapılmasını rica eder, ama teklifi kabul edilmez.Gunnar søger øjeblikkelig økonomisk forlig for skaden, men denne gang bliver det ikke accepteret.
Her cinayetin ardından, kocaları kurbanların durumlarına göre maddi ödemeler yapmaktadırlar.Etter drapene gjør ektemennene opp med bøter for drapene i henhold til disses status.
Metin tüm bu ödemelerin Augustus'un kendi parasından ödendiği konusu üzerinde hassasiyetle durur.Teksten er omsorgsfull med å peke ut at alt dette ble betalt fra Augustus' egne midler.
Bunun karşılığında Kuran'a uygun olarak cizye ödemeleri gerekmekteydi.Desisjon er et vedtak om godkjenning (eller ikke) av et regnskap.
Eğitimi yerel tüccarların yardımsever ödemeleriyle finanse edildi.Massakrene foregikk med bistand fra lokale kollaboratører.
Hard fork teklifi reddedildi ve fonların bazıları müzakereler ve fidye ödemeleri sonrasında geri alındı.Usulan hard fork tersebut ditolak, dan beberapa dana dipulihkan setelah negosiasi dan pembayaran tebusan.
Bu ödemeler kuşkusuz ki söz konusun toplumların geçim durumunu ciddi biçimde etkileyecektir.Maksudnya, pengusaha yang melakukan pengelakan pajak dengan cara menekan biayanya secara tidak wajar.
Bu 12 ülkenin ziyaretçileri, ülkeye varışta sadece bir giriş ücreti ödemeleri gerekecekti.Pengunjung keduanya diharuskan membayar tiket masuk.
Ödemeler genellikle yayınlanan makale başına iken (örn.Dan menurut kenyataannya apabila yang terlaksana kekayaannya ada yang tembong ada yang guwing (bahasa Jawa).
Ödemeler Visa ve Mastercard kredi kartları ve havale yolu ile yapılabilmektedir.Ia ditampilkan kepada pemegang kartu anggota Visa atau MasterCard sebagai kartu samping pada kartu kredit.
2013-14 sezonundan itibaren verilmeye başlanan bu ödemeler, dört sezon boyunca £60 milyonu aştı.Bắt đầu từ mùa 2013–14, khoản này đã vượt quá 60 triệu bảng cho bốn mùa bóng.
Ödemelerini zamanında yapmalısın.撃破時間で報酬が決まる。
Bu ödemeler kuşkusuz ki söz konusun toplumların geçim durumunu ciddi biçimde etkileyecektir.その報復として潤平に呪いをかける。
Bu ödemeler kuşkusuz ki söz konusun toplumların geçim durumunu ciddi biçimde etkileyecektir.大眾財務以「大眾財務,大眾首選」為口號。
Ödemelerini zamanında yapmalısın.需要支援時才要付費。
Bu tarihten önce Kartacalılar her yıl Romalılara tazminat ödemeleri yükümlülüğü altında bulunmaktaydılar.並且,下令猶太人要每年交稅給羅馬。
Bu ödemeler kuşkusuz ki söz konusun toplumların geçim durumunu ciddi biçimde etkileyecektir.또 타인의 재산이라도 무방하다고 되어 있다(타인으로부터 매입하여 수증자에게 주면 되기 때문이다).
Ödemelerini zamanında yapmalısın.상을 내릴 때는 공평하십시오.
Ödemeleri para yerine lolipop ile yapmaya çalışır.הם מעדיפים להיות מלווי כסף...
İşsizlik sigortasından, işsizlik ödemeleri yapıldı.דמי אבטלה, המשולמים למובטל.
Sigortacılık işlemlerinde(firma ödemeleri vb.)חוק מס שירותים (מוסדות בנקאיים וחברות ביטוח).
1994 yılındaki memur ve işçi ödemeleri bütçe ödenekleri ile sınırlı tutuldu.Всеки работник или служител има право на платен годишен отпуск.
Daha sonra, samuray tahsisatlarının borçları ve ödemeleri devlet tarafından üstlenilecektir.Okrem toho ich dlhy a výplata pravidelného dôchodku samurajov boli prevedené na štát.
Bir yılda belirli ödemeler vardır.Certifikat se podeljuje za eno leto.
Daha sonra, samuray tahsisatlarının borçları ve ödemeleri devlet tarafından üstlenilecektir.Vėliau jų skolos bei išmokėjimai samurajams buvo perimtos valstybės.
Ödemelerini zamanında yapmalısın.Ostusumma tasuti õigeaegselt.
Ödemeler Visa ve Mastercard kredi kartları ve havale yolu ile yapılabilmektedir.Krediidiasutuste koostöö tulemusel toodi turule MasterCard ja Visa.
Buna ek olarak, devlete ait işletmelerin hükümete daha yüksek temettü ödemeleri gerekecektir.Ta kuulutas ka, et riigipöördest osavõtjad peavad maksma kõrgeimat hinda.
Bir yılda belirli ödemeler vardır.Preemia saajaid võib ühel aastal olla mitu.
3. Ödemeler3. Betalingen
3. Ödemeler3. Betalinger
3. Ödemeler3. Betalningar
3. Ödemeler3. Maksut
3. Ödemeler3. Pagamenti
3. Ödemeler3. Pagamentos
3. Ödemeler3. Pagos
3. Ödemeler3. Paiements
3. Ödemeler3. Platby
3. Ödemeler3. Plăți
3. Ödemeler3. Płatności
3. Ödemeler3. Zahlungen
3. Ödemeler3. Выплаты
3. Ödemeler3. Сплати
3. ÖdemelerPlatby
Ama eski sistemde, yaptığınız ödemeler direk bu bankada kalırdı. -Ale predtým si tieto platby ponechala banka. Ale predtým si tieto platby ponechala banka.
Ama eski sistemde, yaptığınız ödemeler direk bu bankada kalırdı. -Jako předtím. Ale předtím si tyto platby ponechala banka.
İlgili Sayfalar