ödemek ile cümle

ödemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"Efendim, bana bir onur borcunu ödemek için sağlayacaktır."Nó sẽ cho phép tôi để trả một món nợ danh dự, thưa ông.
"Efendim, bana bir onur borcunu ödemek için sağlayacaktır."Pozwoli to mnie do spłaty długu honorowego, sir.
"Efendim, bana bir onur borcunu ödemek için sağlayacaktır."Se antaa minulle maksamaan kunniavelka, sir.
"Efendim, bana bir onur borcunu ödemek için sağlayacaktır."To bo omogočila me plačati dolg čast, gospod.
"Efendim, bana bir onur borcunu ödemek için sağlayacaktır."To mi umožní splatiť dlh cti, pane.
"Efendim, bana bir onur borcunu ödemek için sağlayacaktır."To mi umožní splatit dluh cti, pane.
"Efendim, bana bir onur borcunu ödemek için sağlayacaktır."Θα μου επιτρέψει να πληρώσει ένα χρέος τιμής, κύριε.
"Efendim, bana bir onur borcunu ödemek için sağlayacaktır."Това ще ми даде възможност да плати дълг на чест, сър.
"Efendim, bana bir onur borcunu ödemek için sağlayacaktır."Це дозволить мені заплатити борг честі, сер.
"Efendim, bana bir onur borcunu ödemek için sağlayacaktır."Это позволит мне заплатить долг чести, сэр.
"Efendim, bana bir onur borcunu ödemek için sağlayacaktır."وسوف تمكنني من دفع ديون الشرف ، يا سيدي.
"Efendim, bana bir onur borcunu ödemek için sağlayacaktır.私は彼の支配にそれを借りている。"あなたは主Pershoreの50ドルを借りて?"
Eğer bir 3D yazıcınız varsa bir çok askılık basabilirsiniz ve kimseye bir şey ödemek zorunda değilsiniz.وإذا كان لديك طابعة ثلاثية الأبعاد تستطيع طباعته على حسب العدد الذي تريد، ولا تحتاج إلى الدفع إلى أي أحد
Eğer böyle giderse her nesil kendi borçlarını ödemekte yükümlü olacak.Chaque génération doit payer sa propre dette.
Eğer böyle giderse her nesil kendi borçlarını ödemekte yükümlü olacak.Es ist die Pflicht einer jeden Generation, in eigenem Rahmen ihre eigenen Schulden zu tilgen."
Eğer böyle giderse her nesil kendi borçlarını ödemekte yükümlü olacak.Man skal kun betale sin egen gæld, og ikke alle andres."
Eğer böyle giderse her nesil kendi borçlarını ödemekte yükümlü olacak.Minden nemzedéknek meg kell fizetnie a saját adósságait.
Eğer böyle giderse her nesil kendi borçlarını ödemekte yükümlü olacak.Obowiązkiem każdego pokolenia jest spłacenie swoich własnych długów."
Eğer böyle giderse her nesil kendi borçlarını ödemekte yükümlü olacak.Εναπόκειται σε κάθε γενιά, να φέρει τα δικά της χρέη.
Eğer böyle giderse her nesil kendi borçlarını ödemekte yükümlü olacak.Задължение на всяко поколение е само да изплаща собствения си дълг."
Eğer kredi, 1, bir ay boyunca bu bileşiğin artı i ve daha sonra aylık ödeme ödemek.Vezmete si úvěr, úročíte ho na 1 měsíc, (1 plus 'i'), a potom platíte vaší měsíční splátku.
Eğer kredi, 1, bir ay boyunca bu bileşiğin artı i ve daha sonra aylık ödeme ödemek.プラス私は、し、あなたの毎月の支払いを支払います。 今この 1 ヶ月で、報酬が支払われるに住宅ローンをされたので
Eğer onlar düşünmek diğer bankaları onları ödemek değil, sonra ödünç vermek için çöp.Ha úgy gondolják, hogy a többi bank nem fizeti vissza a kölcsönt, akkor nem fognak kölcsönözni.
Eğer onlar düşünmek diğer bankaları onları ödemek değil, sonra ödünç vermek için çöp.Pokud se domnívají, že by jim ostatní banky nemusely dluh splatit, odmítnou půjčku poskytnout.
Eğer onlar düşünmek diğer bankaları onları ödemek değil, sonra ödünç vermek için çöp.Se invece pensano che altre banche non rimborseranno, negano altri prestiti.
Eğer onlar düşünmek diğer bankaları onları ödemek değil, sonra ödünç vermek için çöp.Se pensarem que os outros bancos poderao não pagar, então recusam-se a emprestar.
Eğer onlar düşünmek diğer bankaları onları ödemek değil, sonra ödünç vermek için çöp.Si piensan que los otros bancos no van a poder pagar, se negarán a prestar.
Eğer onlar düşünmek diğer bankaları onları ödemek değil, sonra ödünç vermek için çöp.Zodra zij denken dat de andere bank hen mogelijk niet terug kan betalen, dan zullen ze weigeren te lenen.
Eğer onlar düşünmek diğer bankaları onları ödemek değil, sonra ödünç vermek için çöp.Αν νομίζουν ότι ότι οι άλλες τράπεζες δεν μπορούσαν να μην ξεπληρώσουν τους, τότε θα αρνούνται να δανείζουν.
Eğer onlar düşünmek diğer bankaları onları ödemek değil, sonra ödünç vermek için çöp.שבנקים אחרים עלולים לא להחזיר להם הם מסרבים להלוות. אם חלק מהבנקים
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.1万2千ドルですよ?
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Als je haar verlaat moet je twee keer zoveel betalen als de bruidsschat.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın. Bu da 12.000 dolar demek.Pokud ji opustíš, budeš muset tento poplatek zaplatit ještě dvakrát. to znamená 12,000 dolarů.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Dacă o părăseşti, va trebui să-i plăteşti zestrea de două ori.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Ha elhagyod, a hozomány kétszeresét kell fizetned.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Hvis du går fra hende, skal du betale bruden medgiften gange to.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Ja jos jätät hänet, sinun pitää maksaa kaksinkertaisesti.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Jeśli ją zostawisz będziesz musiał zapłacić 2 razy tyle.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Jika kau meninggalkannya kau harus membayar maharnya dua kali lipat.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.만약에 니가 그냥 떠나버린다면, 지참금으로 두배를 더 내야한다.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Nếu anh rời bỏ cô ấy anh sẽ phải trả cho cô dâu gấp đôi
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Nếu bạn bỏ cô ấy, bạn phải trả tiền của hồi môn cho cô dâu lần hai
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Se la lascia dovra' darle... Dovra' pagarle il doppio della dote.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Si la abandonas tienes que pagarle el doble.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Si vous la quittez, vous aurez à payer le double de la dot.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Wenn du sie verlässt, musst du das doppelte der Aussteuer bezahlen.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Αν την εγκαταλείψεις, θα πρέπει να πληρώσεις το διπλάσιο της νυφικής προίκας.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Ако я напуснете ще трябва да платите тази сума двойно.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Если вы оставите ее вам придется платить невестой приданое раза два.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.אם תעזוב אותה תצטרך לשלם את מוהר הכלה כפול שתיים
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.إذا تخليت عنها يجب عليك أن تدفع ضعف مهر العروس
Elinizde Spor kartı (Sporttikortti) varsa, spor yapılan mekânlara ücret ödemeksizin girebilirsiniz.Du kommer gratis in till idrottsanläggningarna om du har ett Sportkort (Sporttikortti).
Elinizde Spor kartı (Sporttikortti) varsa, spor yapılan mekânlara ücret ödemeksizin girebilirsiniz.Pääset liikuntapaikkoihin ilmaiseksi, kun sinulla on Sporttikortti.
Elinizde Spor kartı (Sporttikortti) varsa, spor yapılan mekânlara ücret ödemeksizin girebilirsiniz.Podrá acceder gratuitamente a las instalaciones deportivas si tiene una tarjeta de deportes (Sporttikortti).
Elinizde Spor kartı (Sporttikortti) varsa, spor yapılan mekânlara ücret ödemeksizin girebilirsiniz.Vous aurez accès gratuitement aux salles de sport si vous avez la carte Sportti (Sporttikortti).
Elinizde Spor kartı (Sporttikortti) varsa, spor yapılan mekânlara ücret ödemeksizin girebilirsiniz.Для этого вам необходимо иметь карточку занятия спортом (Sporttikortti).
Elinizde Spor kartı (Sporttikortti) varsa, spor yapılan mekânlara ücret ödemeksizin girebilirsiniz.年满70周岁,并在万塔登记居住地的人,可免费使用市政府提供的游泳馆和健身房。出示运动卡(Sporttikortti)就可免费入场。您可前往Vantaa-info免费申领Sporttikortti。
Emekli aylýðý alanlar veya emekliler bu sýradan kotayý ödemekten muaftýrlar.Están exentas de este pago las personas pensionistas y jubiladas.
Emekli aylýðý alanlar veya emekliler bu sýradan kotayý ödemekten muaftýrlar.Les membres bénéficiaires d’une pension ou d’une retraite sont exonérés de cette quote-part.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.A já si musel objednat, zaplatit a najíst se v mužské části. "To je zvláštní," řekl jsem si,
İlgili Sayfalar