Dan faturayı bile ödemedi.Dan didn't even pay the bill.
Hiç peyniri olmayan bir peynirli burger için on dolar ödedim.I paid ten dollars for a cheeseburger that has no cheese.
Üniversiteler de ev ödevi verir mi?Do colleges give homework too?
Sana nasıl geri ödeme yapabiliriz?How can we ever repay you?
Bunu senin için yazması için birine para ödedin mi?Did you pay somebody to write this for you?
Sana çok ödeme yapılıyor, değil mi?You get paid a lot, don't you?
Çok ödeme almıyorsun, değil mi?You don't get paid much, do you?
Neden ev ödevini henüz yapmadın?Why haven't you done your homework yet?
Tom'a çok iyi ödeme yapılıyor.Tom gets paid very well.
Bu gece ev ödevimi yapmak en az üç saatimi alır.It'll take me at least three hours to do my homework tonight.
Bu defa öder misiniz?Would you mind paying this time?
Sorun Tom'un faturalarını zamanında ödememesi.The problem is that Tom doesn't pay his bills on time.
Bunun için nasıl ödeme yapacaksın?How are you going to pay for this?
Bunun için ödeme yapar mısın?Would you mind paying for this?
Bunun hepsini nasıl ödedin?How did you pay for all this?
Tüm bunu ödemek için parayı nereden aldın?Where did you get the money to pay for all this?
Onun için nasıl ödeme yapacaksın?How will you be paying for that?
Onun için ne kadar ödediğini bana söyleyebilir misin?Can you tell me how much you paid for that?
Lütfen bana onun için ne kadar ödediğini söyle.Please tell me how much you paid for that.
Tom'un kirayı ödemek için yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to pay the rent.
Bu ayın kirasını ödeyebilmesi için Tom'a biraz ödünç para verdim.I lent Tom some money so he could pay this month's rent.
Tom bir geri ödeme talep etti.Tom demanded a refund.
Tom ödevini şimdi yapmak zorunda mı?Does Tom have to do his homework now?
Şu anda ödevimi yapıyorum.I'm doing my homework now.
Bu iş çok fazla ödemiyor.This job doesn't pay very much.
Bu ay Tom'un tüm faturalarını ödemek için yeterli parası yok.Tom doesn't have enough money to pay all his bills this month.
Tom Mary'nin bu ay tüm faturalarını ödeyemeyeceğini söylüyor.Tom thinks that Mary won't be able to pay all her bills this month.
Tom ödünç aldığı parayı ayın sonuna kadar geri ödeyeceğine söz verdi.Tom has promised to pay back the money he owes by the end of the month.
Tom'un onun için ne ödediğini bilmiyorum.I don't know what Tom paid for it.
Bay Jackson bize biraz ev ödevi verdi.Mr. Jackson gave us some homework.
Sorun Tom'un her zaman ev ödevini yapmamasıdır.The problem is that Tom doesn't always do his homework.
Tom onun ev ödevini yapmasına yardım etmeni istiyor.Tom wants you to help him do his homework.
Tom ev ödevini yapacağını söyledi.Tom said he would do his homework.
Tom'un, ödevini bitirmesi birkaç saat sürdü.It took Tom several hours to finish his homework.
Ödevini bitirmek Tom'un neredeyse üç saatini aldı.It took Tom almost three hours to finish his homework.
Tom ev ödevini tek başına yapacağını söyledi.Tom said he would do his homework by himself.
Tom öğle yemeğini annesinin ona verdiği parayla ödedi.Tom paid for his lunch with the money his mother had given him.
Buradaki çoğu insanın aldığından daha çok ödeme alıyorum.I get paid more than most people here do.
Tom'a yaptığı iş için iyi ödeme yapılıyor.Tom is well paid for what he does.
Tom akşam yemeğinden önce ev ödevini bitirdi.Tom finished his homework before dinner.
Tom ev ödevini akşam yemeğinden hemen sonra yapacağını söyledi.Tom said he would do his homework right after dinner.
Tom Mary'ye borçlarını ödemesi için ihtiyacı olan parayı verdi.Tom gave Mary the money she needed to pay off her debts.
Tom sonunda bütün kumar borçlarını geri ödedi.Tom has finally paid back all his gambling debts.
Bay Jackson bize her gün bir sürü ev ödevi verir.Mr. Jackson gives us a lot of homework every day.
Tom'un yeni arabası için çok ödediğinden eminim.I bet Tom paid a lot for his new car.
Elektrik faturasını ödedin mi?Have you paid the electric bill?
Dan faturalarını ödemek için mücadele etti.Dan struggled to pay his bills.
Kültürel ödenek nedir?What is cultural appropriation?
Halen ödevimi tamamlamam lazım.I still need to finish my homework.
Hâlâ ev ödevimi bitirmeliyim.I still need to finish my homework.
Hâlâ ev ödevimi bitirmem gerekiyor.I still need to finish my homework.
Tom'a ev ödevinde yardım edebileceğimi düşünüyorum.I think I can help Tom with his homework.
Tom Mary'ye ev ödevinde yardım etmeliydi.Tom should've helped Mary with her homework.
Tom faturalarını ödemeyi reddetti.Tom refused to pay his bills.
Tom ev ödevini genellikle akşam yemeğinden önce yapmaz.Tom doesn't often do his homework before dinner.
Tom genelde ev ödevini akşam yemeğinden önce yapmaz.Tom doesn't often do his homework before dinner.
Onlar ev ödevlerini yapmakta birbirlerine yardım ettiler.They helped each other do homework.
Bir centilmen, kız arkadaşının öğle yemeğini öderdi.A gentleman would pay for his girlfriend's lunch.
Ev ödevini çabucak yaptı.She did her homework in a flash.
Ben yemek için 5 dolar ödedim.I paid 5 dollars for the food.