Ana içeriğe geç
Sözlük

öd ile cümle

öd kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un faturalarını ödemediğini nasıl öğrendin?How did you find out that Tom hadn't paid his bills?
Biraz para ödünç almam gerekiyor.I need to borrow some money.
Kiramı ödemem gerekiyor.I need to pay my rent.
Belki odamı temizlemesem iyi olur diye düşündüm.I thought maybe I'd better not clean my room.
Tom yatak odasında uyuyor.Tom is asleep in his bedroom.
Tom yatak odası kapısını iterek açtı.Tom pushed open the bedroom door.
İş ne kadar ödüyor?How much does the job pay?
Odadaki herkes saatini aynı anda kontrol etti.Everyone in the room checked their watches at the same time.
Odana git.Go to your room.
Kahvenizin parasını ben ödeyeyim.Let me pay for your coffee.
Odamdan çık.Get out of my room.
Odama girme.Don't go in my room.
Yemek odasında şimdi akşam yemeği yiyorlar.They're eating dinner now in the dining room.
Manzaralı bir oda istiyorum.I want a room with a view.
Ben çabalarım için ödüllendirildim.I was well rewarded for my efforts.
Tom'un odası çok küçüktü.Tom's room was very small.
Onu ödeyeceksin.You will pay for it.
"Ücret ödemen gerekiyor." "Ne tür ücret?""You need to pay a fee." "What kind of fee?"
"Tom sana borçlu olduğum tüm parayı sana ödeyecek." "Sen öyle san.""Tom will pay you all the money I owe you." "You'd better hope so."
"Yatmadan önce ev ödevini yap." "Ben her zaman yaparım, değil mi?""Do your homework before you go to bed." "I always do, don't I?"
"Henüz faturanı ödedin mi?" "Kesinlikle ödedik.""Have you paid your bill yet?" "We most certainly have."
Sana bu parayı ödünç verdiğime beni pişman etme.Don't make me regret lending you this money.
Sadece işine odaklan.Just keep your mind on your work.
Ben o cümleyi Tamara'dan ödünç aldım.I borrowed that sentence From Tamara.
Tom bu sabah odasında değildi.Tom wasn't in his room this morning.
Tom odadan çıktı.Tom walked out of the room.
Tom odayı terk etti.Tom walked out of the room.
Tom oturma odasına girdi.Tom walked into the living room.
Tom Mary'nin yatak odasına yürüdü.Tom walked into Mary's bedroom.
Tom odada yürüdü.Tom walked in the room.
Tom cüzdanını çıkardı ve faturayı ödedi.Tom took out his wallet and paid the bill.
Tom odasına giden kapıyı kapattı.Tom shut the door to his room.
Tom odaya bakındı.Tom looked around the room.
Tom bana bir DVD ödünç verdi.Tom loaned me that DVD.
Tom saatliğine ödeme aldı.Tom is paid by the hour.
Tom arabamı ödünç alan kişi değil.Tom is not the one who borrowed my car.
Tom diğer odada kıyafet giyiniyor.Tom is in the other room getting dressed.
Tom diğer odada votka içiyor.Tom is in the other room drinking vodka.
Tom kalktı ve odadan çıktı.Tom got up and left the room.
Tom odasına doğru gözden kayboldu.Tom disappeared into his room.
Odanız kirli.Your room is dirty.
İstediğin herhangi bir zaman arabamı ödünç alabilirsin.You may borrow my car anytime you want to.
Tom hala faturayı ödemek zorunda.Tom still has to pay the bill.
Tom oturma odasına döndü.Tom returned to the living room.
Bana ev ödevini göster.Show me your homework.
Yatak odasını temizlememe yardım eder misin?Would you help me clean the bedroom?
Tom, Mary'yi odaya kadar izledi.Tom followed Mary into the room.
Tom Mary'ye ev ödevini yapmasını söylediğini söyledi.Tom said that he told Mary to do her homework.
Tom odanın köşesinde dayanıyordu.Tom is standing in the corner of the room.
Onlara nerede ödeme yaptın?Where did you pay them?
Tom böyle yüksek bir fiyatı ödemek için istekli değildi.Tom wasn't willing to pay such a high price.
Tom bize odanın kilitlendiğini anlattı.Tom told us that the room was locked.
Mary odaya girdiğinde Tom konuşmayı bıraktı.Tom stopped talking when Mary walked into the room.
Tom hasar için ödeme yapmayı teklif etti.Tom offered to pay for the damages.
Tom sadece Mary'nin İngilizce ev ödevinde ona yardım etmesini istiyor.Tom just wants Mary to help him with his English homework.
Tom'a en son ne kadar ödedik?How much did we pay Tom the last time?
Hala benim Tom'un senin bisikletini ödünç almasına izin vermemi ister misin?Do you still want me to let Tom borrow your bicycle?
Ödünç alabileceğim bir çim biçme makinen var mı?Do you have a lawn mower I could borrow?
Ödünç alabileceğim bir elektrikli testeren var mı?Do you have a chain saw I could borrow?
Sana ödeme yapmalı mıyım?Do I have to pay you?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
öd ile cümle - Sayfa 50 - öd kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App