Ana içeriğe geç
Sözlük

öd ile cümle

öd kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Öyle bir insana ödünç para vermemeliydin.You should not have lent the money to such a person.
Verilen bir söz ödenmemiş bir borçtur.A promise made is a debt unpaid.
Lütfen bana bıçağını ödünç ver.Please lend me your knife.
Bana bıçağınızı ödünç verir misiniz?Will you lend me your knife?
Bıçağını bana ödünç verir misin?Would you lend me your knife?
Bıçağını ödünç alabilir miyim?May I borrow your knife?
Meşgul olabilirsin ama yine de ödevini yapmalısın.However busy you may be, you must do your homework.
Seyahat çekleriyle ödeyeceğim.I'll pay with travelers' checks.
Tom uyandığında kendini garip bir odada buldu.Tom awoke to find himself in a strange room.
Tom odadan sinsice çıkarken yakalandı.Tom was caught sneaking out of the room.
Tom parayı bana ödünç vermeyi önerdi.Tom offered to lend me the money.
Tom bizim üstümüzdeki odada yaşıyor.Tom lives in the room above us.
Tom bugün para ödendiğinden beri aşırı cömert.Tom is flush with money since he got paid today.
Tom daha iyi ödeme yapan bir işe başvurmayı düşünüyor.Tom is thinking about applying for a better-paying job.
Tom altı odalı bir ev satın aldı.Tom has bought a house which has six rooms.
Tom, altı odaya sahip bir ev satın aldı.Tom has bought a house which has six rooms.
Tom'un iki odalı bir evi var.Tom has a house which has two rooms.
Tom'un umudu birincilik ödülünü kazanmaktı.Tom's hope was to win first prize.
Sadece Tom'dan değil aynı zamanda karısından da ödünç para aldım.I borrowed money not only from Tom, but from his wife, too.
Tom birincilik ödülünü aldı, değil mi?Tom got first prize, didn't he?
Hangi ödeme seçenekleri mevcut?What payment options are available?
O çok sessiz bir oda.It's a very quiet room.
Bir ödül hatası yaptım.I have made a prize mistake.
Her iki odada bir saat var mı?Is there a clock in either room?
Bu arada, sana ödünç verdiğim paraya ne oldu?By the way, what happened to the money I lent you?
Bu arada ödevini yaptın mı?By the way, have you done your homework?
Aklıma gelmişken, ödevini yaptın mi?By the way, have you done your homework?
söz açılmışken, ödevini tamamladın mı?By the way, have you done your homework?
Benzin için nerede ödeme yapacağım?Where do I pay for the gas?
Lütfen hizmetçiye onu odama taşıt.Please have the maid carry it to my room.
Lütfen ev ödevimde bana yardımcı ol.Please help me with my homework.
Ev ödevime yardım et, lütfen.Help me with my homework, please.
Bana kitabı ödünç verir misiniz?Could you lend me the book?
TV izlemeden önce ödevinizi yapacaksınız.You're to do your homework before you watch TV.
TV izlemeden önce ev ödevini yap.Do your homework before you watch TV.
Televizyon izlemeden önce ödevini yap.Do your homework before you watch TV.
Televizyon seyrettikten sonra, ev ödevimi yapacağım.I'll do my homework after I watch television.
Televizyon sayesinde kendi odamızda beyzbol maçlarını seyretmenin keyfine varabiliyoruz.Thanks to television, we can enjoy watching baseball games in our rooms.
Nakit olarak ödemek istiyorum.I'd like to pay in cash.
Onun yerine kredi karımla ödemek istiyorum.I'd like to pay with my credit card instead.
Ted beni aradığında, ev ödevimi henüz bitirmiştim.I had just finished my homework when Ted phoned me.
Eğer Ted burada olsa, odayı temizlememize yardım eder.If Ted were here, he could help us clean our room.
Ev ödevini elinden geldiğince kısa sürede yaptır.Get your homework done as soon as you can.
Dave'in yeni arabası için epeyce para ödediğine bahse girerim.I bet Dave paid a pretty penny for his new car.
Bir ekran odayı ikiye böldü.A screen divided the room into two.
Birkaç dakikalığına kaleminizi ödünç alabilir miyim?Can I borrow your pen for a few minutes?
Ev ödevimi az önce bitirdim.I have just finished my homework.
Tam o sırada o odama geldi.Just then she came into my room.
Hiç kimse ödevini unutmadı, değil mi?No one forgot their assignment, did they?
Birisi odaya girdi.Someone entered the room.
Hayır! Ödevini yaptıktan sonra televizyon seyredebilirsin.No! After you do your homework, you can watch television.
Çok büyük bir ihtimalle para ödenmeyecek.In all probability, the money will not be paid.
Çift kişilik bir oda rica ediyorum.I'd like a double room.
Sigara dumanı odadaki havayı kirletir.Cigarette smoke fouls the air in a room.
Bırak bu dumanlı hava odadan çıksın ve temiz hava girsin.Let this smoky air out of the room and let some fresh air in.
Aslında düşündüğüm odur.Actually, that's what I thought.
Dışarının ne kadar doğuk olduğu önemli değil, odalar yeterince sıcak.No matter how cold it is outside, the rooms are comfortably heated.
Taksiden inmeden önce yol parasını öderiz.Before we get out of the taxi, we pay the fare.
Arabayla gitmemeni söylememin nedeni odur.That's why I told you not to go by car.
Çoğu işçi her yıl otomatik ödeme zammı alır.Most workers get an automatic pay raise every year.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod