Ana içeriğe geç
Sözlük

öd ile cümle

öd kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu bana ödünç vermeni istiyorum lütfen.Please, I'd like you to lend this to me.
Ben onu ne kadar uzunlukta ödünç alablirim?How long can I borrow it?
Tom odasını süpürüyor.Tom is sweeping his room.
Tom odasını boyuyor.Tom is painting his room.
Odayı ısıtıyorum.I am heating the room.
Ben festivalin açıklaması üzerine odaklanacağım.I will focus on the explanation of the festival.
Tom odasını dekore ediyor.Tom is decorating his room.
Tom para cezası ödüyor.Tom is paying a fine.
Oda arkadaşım gürültüden yakındı.My roommate complained about the noise.
Odamda şekerleme yapıyorum.I am having a nap in my room.
Odamı Berberi sembolleriyle süslüyorum.I am decorating my room with Berber symbols.
Odamı paspaslıyorum.I am mopping my room.
Ben telefon faturasını ödüyorum.I am paying the phone bill.
Tom odasını temizliyor.Tom is tidying his room.
O, bunu ödünç almama izin verecek kadar kibardı.He was kind enough to let me borrow it.
Nezaket gösterip onu ödünç almama izin verdi.He was kind enough to let me borrow it.
O büyük bir ödül.That's a huge trophy.
Tom asla bir ödül almadı.Tom never got an award.
Şimdiye kadar ilk kez Ken'den ödünç para aldım.This is the first time I've ever borrowed money from Ken.
Bu, odamı şimdiye kadar ilk kez paspaslayışım.This is the first time I've ever mopped my room.
Bu şimdiye kadar ilk kez bir ödül kazanışım.This is the first time I've ever won a prize.
Ödül benim olmalı!The award should be for me!
Ödünç para alamam. Bundan nefret ederim.I cannot borrow money. I hate this.
Bu sözlüğü ödünç veremem. Ona her zaman ihtiyacım var.I cannot lend this dictionary. I always need it.
Ben bu para cezasını ödeyemem. Param yok.I cannot pay this fine. I don't have money.
Odamda dua ediyorum.I am praying in my room.
Tom, odasında traş oluyor.Tom is shaving in his room.
Erkek kardeşime ödünç para verir misiniz?Could you loan money to my brother?
Ev ödevini ne zaman yaparsın?What time do you do your homework?
Biz odun kesiyoruz.We are cutting the wood.
Kütüphaneden kitap ödünç alırım.I borrow books from the library.
Biz Pfirsichbaeumchen'den Almanca sözlükleri ödünç alırız.We borrow German dictionaries from Pfirsichbaeumchen.
Sen Taninna'dan para ödünç alıyorsun.You borrow money from Taninna.
Sen arkadaşlarından mücevher ödünç alırsın.You borrow jewels from your friends.
O, komşusundan ödünç araba alır.He borrows the car from his neighbor.
O, Tom'dan roman ödünç alır.She borrows novels from Tom.
Öğretmenler kütüphanesinden kitap ödünç alıyorlar.They borrow books from the teachers' library.
Onlar Taninna'dan dergiler ödünç aldılar.They borrow magazines from Taninna.
Hiç şirketinden ödünç para aldın mı?Have you ever borrowed money from your company?
Hiç ev ödevini yapar mısın?Do you ever do your homework?
Hiç arabanı birisine ödünç verdin mi?Have you ever lent your car to someone?
Sen hiç gece odanın kapısını kilitledin mi?Have you ever locked the door of your room at night?
Hiç para cezası ödedin mi?Have you ever paid a fine?
Onun parasını ödeyeceğiz.We'll pay for it.
Hiç odanı temizledin mi?Have you ever tidied your room?
Hiç bir ödül kazandın mı?Have you ever won a prize?
Bankadan bir milyon dolar ödünç aldığın doğru mu?Is it true that you borrowed a million dollars from the bank?
Tam olarak ne için ödüyorum?What exactly am I paying for?
Odada çok sayıda öğrenci vardı.There were many students in the room.
Neredeyse her gün odamı temizlerim.I clean my room almost every day.
Dışarı çıkmıyorum çünkü odamı paspaslamak zorundayım.I am not going out because I have to mop my room.
Odamı düzenlemek zorunda olduğum için dışarı çıkmayacağım.I am not going out because I have to tidy my room.
Ben hemen hemen her gün odamı toplarım.I tidy my room almost every day.
O odayı boyamak birkaç saatimi aldı.It took me several hours to paint that room.
Oda Rosa tarafından toparlanmadı.The room wasn't tidied by Rosa.
Ona Taninna'ya ev ödevinde yardım ettiğimi söyle.Tell her that I am helping Taninna with her homework.
Odayı düzenlemek için sıra benimdi.It was my turn to straighten up the room.
Mary henüz odasını boyamadı.Mary hasn't painted her room yet.
Tom para cezasını henüz ödemedi.Tom hasn't paid the fine yet.
Mary henüz faturayı ödemedi.Mary hasn't paid the invoice yet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod