Ana içeriğe geç
Sözlük

öd ile cümle

öd kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Mutlu odur ki, artık hiçbir şeyde gözü olmasın.Happy is he who desires nothing anymore!
Ona aylık değil, günlük ödeme yapılıyor.She isn't paid monthly, but daily.
Tanrım! Cüzdanı odamda unuttum!My God! I left the wallet in my room!
Bu kitaplar kütüphaneden bir haftalığına ödünç alınabilirler.These books can be borrowed from the library for one week.
Şu anda sahip olduğum bütün parayı sana ödünç vereceğim.I will lend you all the money I have now.
Şu an üzerimde olan tüm parayı sana ödünç vereceğim.I'll lend you all the money I have on me now.
Tom Mary'ye bir sürü ödünç para verdi.Tom owed Mary a lot of money.
Tom'un faturayı ödemek için yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to pay the bill.
Tom her zaman kirasını zamanında öder.Tom always pays his rent on time.
Bana ödenir ödenmez, sana geri öderim.As soon as I get paid, I'll pay you back.
Oh Tanrım! Cüzdanı odamda bıraktım!Oh My God! I left the wallet in my room!
Tom yatak odasında değil.Tom is not in his bedroom.
İşte senin ödülün.Here is your reward.
Neden faturaları ödemek her zaman benim sorumluluğum?Why is it always my responsibility to pay the bills?
Evindeki hangi odada en çok zaman geçiriyorsun?What room in your house do you spend the most time in?
Odamda büyük bir kara dul örümceği var!There's a huge black widow spider in my room!
Babam her gün oraya sürmemi istemiyor, o yüzden kiramı ödüyor.My dad doesn't want me driving there everyday, so he's paying my rent.
Senin telefonunu ödünç alabilir miyim?May I borrow your phone?
Nereye ödemeliyim?Where should I pay?
Onun yarasına bakan kişi odur.She is the one who took care of his wound.
Ben de kariyerim üzerine çok odaklandım.I am too focused on my career.
Onlar bütün gece boyunca odada benimle kaldılar.They stayed in the room with me for the whole night.
Odandaki pencereyi açmayı unutma.Don't forget to open the window in your room.
O, köpeğini odamda bıraktı.She left her dog in my room.
Kedim odada oraya buraya koşuyor.My cat is running around the room.
Onun odasında bulduğumuz tüm şekerlemeleri yedik.We ate all the candies we found in her room.
Odasını kendi başına aramak zorundaydı.He had to look for his room by himself.
Onun onun odasında ne yaptığını ona söyledim.I told her what he was doing in her room.
O, odasını beyaza boyuyor.She's painting her room white.
Annesi onun odasında ne bulduğunu hatırlamıyor.His mum doesn't remember what she found in that room.
Odam çok sıcak.It's very warm in my room.
Onun odası çok ufak.Her room is very small.
Odan artık boş değil.Your room isn't empty any more.
Odanız artık boş değil.Your room isn't empty any more.
Odasını bir daha ne zaman boyayacak?When will we repaint her room?
O, o odanın boş olup olmadığını hatırlamıyor.He doesn't remember whether that room was empty or not.
Odanda bir tablo var mı?Do you have a table in your room?
Odanda bir masa var mı?Do you have a table in your room?
O oda çok uzun.That room is very long.
Kendim için boş bir oda bulmama yardım et.Help me find an empty room for myself.
Bu oda çok büyük.This room is too big.
Kediyi odama götür.Take the cat to my room.
Odamın duvarları yeşildir.The walls of my room are green.
Onun kedisini boş bir odada buldum.I found her cat in an empty room.
Sandalyeyi odana götür.Take the chair to your room.
Duşlu bir oda istiyorum.I want a room with a shower.
Tom bir odayı erkek kardeşiyle paylaşmak zorunda.Tom has to share a room with his brother.
Mary şimdi odasında ders çalışıyor.Mary is now studying in her room.
Önemsiz şeyler söylemeyi kes! Ana noktaya odaklan.Stop saying trifles! Focus on the main point.
Biri faturayı ödemeli.Someone has to pay the bill.
Sormamın nedeni odur.That's why I asked.
Ödevle ilgili kafasında soru işareti olan?Any doubts with the assignment?
Kaç tane kitap ödünç alabilirim?How many books can I borrow?
Tom bir odyofil.Tom is an audiophile.
Odada herhangi bir şey buldun mu?Did you find anything in the room?
Bütün çevirilerim için bana ödeme yapmalısın.You have to pay me for all my translations.
İstediğini öde.Pay what you want.
Odam biraz dağınık.My room's a little messy.
Onun başına ödül kondu.There's a price on her head.
Yüzme havuzunu temizlemeyi bitir ve patron sana ödeme yapacak.Finish cleaning of the swimming pool and the boss will pay you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod