Ana içeriğe geç
Sözlük

öd ile cümle

öd kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Annemizin memnun olması için odamıza çeki düzen vereceğiz.We will tidy up our room so that Mom is satisfied.
Odaya kadar beni izleyin.Follow me into the room.
Yaklaşık elli dolar ödedim.I paid about 50 bucks.
Yaklaşık elli dolar ödeme yaptım.I paid about 50 dollars.
Bu oda, mutfak olarak kullanılır.This room is used as a kitchen.
Boyadığı odur.It's what he painted.
O, odayı kararttı.He darkened the room.
Bu kitap için beş dolar ödedim.I paid five dollars for this book.
Lütfen ceketinizi bekleme odasına asın.Please hang your coat in the anteroom.
Onun odası dağınık.His room's a mess.
Ben klimalı bir oda isterim.I would like an air-conditioned room.
Bir şeye ihtiyacın olursa oda hizmetçisinden iste.If you need anything, ask the chambermaid.
Bu benim yatak odam.It is my bedroom.
Oda anahtarım, lütfen.My room key, please.
Hayır. Ben nakit ödemek istiyorum.No. I want to pay in cash.
Ziyaretçilerimiz oturma odasında oturuyor.Our visitors are sitting in the living room.
Oda servisi, lütfen.Room service, please.
Birçok dil, İngilizceden kelime ödünç alır.Many languages borrow from English words.
O, odada havanın çok sıcak olduğundan şikayet etti.She complained that it was too hot in the room.
Tek ya da çift kişilik oda?Single or double room?
Dün bavulumu bagaj odasına koydum ama şimdi kayıp gibi görünüyor.I put my suitcase in the baggage room yesterday, but now it seems to be missing.
Yatak odaları üst kattadır.The bedrooms are upstairs.
Çocuk oturma odasında duruyor.The boy is standing in the living room.
Çocuk oturma odasında uyuyor.The boy sleeps in the living room.
Oda düzenlenmedi.The room hasn't been made up.
Kadın yatak odasında uyuyor.The woman sleeps in the bedroom.
Oda 15'te hiç havlu yok.There are no towels in room 15.
Bu sayı bir ödül kazandı.This number has won a prize.
Yarın bana ödünç verdiğin parayı iade edeceğim.Tomorrow, I'll return the money you lent me.
Odayı değiştirmek istiyoruz, çok gürültülü.We would like to change room: it's too noisy.
İki yatak odası olan bir daire arıyoruz.We're looking for an apartment with two bedrooms.
Bay Johnson'ın odası büyük bir odaydı.Mr. Johnson's room was a large room.
O odayı bayan Smith temizler.Mrs. Smith cleans that room.
Hepimizin korkudan ödü bokuna karıştı.We were all scared shitless.
Hepimizin korkudan ödü patladı.We were all scared shitless.
Ken ağabeyi ile odasını paylaştı.Ken shared the room with his older brother.
Ağabeyim ev ödevini çok çabuk bitirdi.My older brother finished his homework very quickly.
Onlar bana çanta için beş dolar ödedi.They paid me five dollars for the bag.
O, odasında müzik dinledi.He listened to music in his room.
Ben oda arkadaşın Paul'üm.I'm Paul, your roommate.
Ben Paul, senin oda arkadaşın.I'm Paul, your roommate.
Ben senin oda arkadaşın Paul'üm.I'm your roommate Paul.
Odamda bir telefon var.There's a telephone in my room.
O, başka bir soğuk algınlığına yakalanmak istemediğinden dolayı odadan ayrılmayacak.She won't leave the room, because she doesn't want to catch another cold.
Bugün, çok fazla ödevim var.I have too much homework today.
Bu oda uyumak için uygun değil.This room is not suitable for sleeping.
Bir oda ne kadar?How much is a room?
Piller için ekstra ücret ödemeniz gerekir.You need to pay extra for the batteries.
Arkadaşının ona ödünç verdiği tüm parayı harcadı.He spent all the money that his friend had lent him.
Birincilik ödülünü kazanacağımı hiçbir zaman hayal etmedim.I never dreamed that I would win first prize.
O, birincilik ödülünü kazanabileceğini hiç hayal etmedi.She never dreamed that she could win first prize.
Onun odasına girdiğimde, kitap okuyordu.When I entered his room, he was reading a book.
Odaya girdiğimde, piyano çalıyordu.When I entered the room, she was playing the piano.
Mary odaya girdiğinde Jack aniden konuşmayı kesti.When Mary entered the room, Jack suddenly stopped talking.
Ona borçlu olduğum parayı ona geri ödedim.I repaid him the money I owed him.
O odada hiç mobilya yoktu.There wasn't any furniture in that room.
O odada kesinlikle hiç mobilya yoktu.There was absolutely no furniture in that room.
Odayı temizlemem gerekiyor.I should clean the room.
Ödevimi yapmak için bir haftam var.I have a week to do my homework.
Onlar bana ödeme yaparsa, onu yaparım.I'll do it if they pay me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
öd ile cümle - Sayfa 32 - öd kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App