ödünç ile cümle

ödünç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Älä anna hänelle rahaasi korolle äläkä ota elintarpeista voittoa.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Chớ cho người vay bạc ăn lời và đừng cho mượn lương thực đặng lấy lời.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Chớ cho người vay bạc ăn_lời và đừng cho mượn lương_thực đặng lấy lời .
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Denarja svojega mu ne dajaj na obresti in hrane svoje ne zaradi dobička.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Denn du sollst ihm dein Geld nicht auf Zinsen leihen noch deine Speise auf Wucher austun.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.du må ikke låne ham Penge mod Renter eller give ham af din Føde mod Opgæld.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Du skal ikke låne ham penger mot rente og ikke kreve noget i tillegg for den mat du låner ham.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Du skall icke lämna honom dina penningar på ocker eller lämna honom av dina livsmedel mot ränta.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.너는 그에게 이식을 위하여 돈을 꾸이지 말고 이익을 위하여 식물을 꾸이지 말라
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Não lhe darás teu dinheiro a juros, nem os teus víveres por lucro.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Nedáš mu svojich peňazí na úžeru ani mu pre zisk nedáš svojho pokrmu.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.No le prestarás tu dinero con usura ni le venderás tus víveres con intereses
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Non gli presterai il denaro a interesse, né gli darai il vitto a usura
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Peněz svých nedáš jemu na lichvu, aniž pro zisk půjčovati budeš obilí svého.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Pénzedet ne add néki kamatra, se uzsoráért ne add a te eleségedet.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Să nu -i împrumuţi banii tăi cu dobîndă, şi să nu -i împrumuţi merindele tale pe camătă.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Tu ne lui prêteras point ton argent à intérêt, et tu ne lui prêteras point tes vivres à usure.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Το αργυριον σου δεν θελεις δωσει εις αυτον επι τοκω, και επι πλεονασμω, δεν θελεις δωσει τας τροφας σου.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Парите си да не му дадеш с лихва, нито храната си да му дадеш за печалба.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.серебра твоего не отдавай ему в рост и хлеба твоего не отдавай ему для получения прибыли.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.את כספך לא תתן לו בנשך ובמרבית לא תתן אכלך׃
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.فضتك لا تعطه بالربا وطعامك لا تعط بالمرابحة.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.你 借 錢 給 他 、 不 可 向 他 取 利 . 借 糧 給 他 、 也 不 可 向 他 多 要
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.你 借錢給 他 、 不 可 向 他 取利.借糧給 他 、 也 不 可 向 他 多要
Onlar basamağından on'u ödünç alabilir veya tekrar gruplayabiliriz. .10의 자리에서 우리가 빌려오거나 혹은 10의 자리를 재편성 할 수 있습니다.
Onlar basamağından on'u ödünç alabilir veya tekrar gruplayabiliriz. .Dal posto delle decine --- da li' possiamo prendere in prestito o cambiare 10.
Onlar basamağından on'u ödünç alabilir veya tekrar gruplayabiliriz. .Z desiatok si môžeme požičat alebo odtiaľ preskupiť desiatku.
Onlar basamağından on'u ödünç alabilir veya tekrar gruplayabiliriz. .من خانة العشرات نستطيع أقتراض أو أعادة تجميع 10 منها
Onlar basamağından on'u ödünç alabilir veya tekrar gruplayabiliriz. .まとめます。 ここから 10 を取る場合
Onlar gerekenden her tek banka daha vardır ayırır. Bu demektir ki artık birbirlerine ödünç vermek gerekir.Tím pádem si banky již nemusí vzájemně půjčovat.
Onlar gerekenden her tek banka daha vardır ayırır. Bu demektir ki artık birbirlerine ödünç vermek gerekir.כך שלכל בנק יהיה יותר רזרבות משהם צריכים. ומזה משתמע שהם כבר לא
-Onu biraz ödünç alıyorum!- Je te l'emprunt un second.
-Onu biraz ödünç alıyorum!Sara: Ich stehle ihn dir für einen Moment! Tommaso:
-Onu biraz ödünç alıyorum! -Tamamdır!- Il iau cu mine doar o clipa!
-Onu biraz ödünç alıyorum! -Tamamdır!- Wezmę go na moment - Ok!
-Onu biraz ödünç alıyorum! -Tamamdır!- Я украду его! - - Ок!
-Onu biraz ödünç alıyorum!- Tô falando sério!
-Onu biraz ödünç alıyorum!Ще го отнема само за момент.
Onu ödünç aldık.Am împrumutat-o.
Onu ödünç aldık.Kita meminjamnya.
Onu ödünç aldık.L'abbiamo preso a prestito.
Onu ödünç aldık.Lo tomamos prestada.
Onu ödünç aldık.My sme si ho požičali.
Onu ödünç aldık.Nós aproveitámo-lo.
Onu ödünç aldık.Nous l'avons emprunté.
Onu ödünç aldık.Pożyczyliśmy to.
Onu ödünç aldık.Půjčili jsme si ho.
Onu ödünç aldık. Video konferans. Kişisel bilgisayar.우리는 화상 회의와 개인용 컴퓨터 자체를 빌렸습니다.
Onu ödünç aldık. Video konferans. Kişisel bilgisayar.Mi ezt kölcsönbe kaptuk, akárcsak a video-konferenciát vagy a PC-ket.
Onu ödünç aldık. Video konferans. Kişisel bilgisayar.אנחנו שאלנו אותה. ועידת וידאו. המחשב האישי עצמו.
Onu ödünç aldık. Video konferans. Kişisel bilgisayar.لقد إستعرناه. مؤتمرات الفيديو. الحاسوب الشخصي نفسه.
Onu ödünç aldık. Video konferans. Kişisel bilgisayar.教育者が技術の仕様を定義すべき時なのです
Onu ödünç aldık.We hebben ze ontleend.
Onu ödünç aldık.Wir liehen es.
Onu ödünç aldık.Το δανειστήκαμε.
Onu ödünç aldık.Мы позаимствовали ее.
Onu ödünç aldık.Ние я заехме.
O sana ödünç verecek, ama sen ona ödünç vermeyeceksin. O baş, sen kuyruk olacaksın.De skal låne til dig, men du skal ikke låne til dem; de skal blive Hoved, og du skal blive Hale.
O sana ödünç verecek, ama sen ona ödünç vermeyeceksin. O baş, sen kuyruk olacaksın.Egli presterà a te e tu non presterai a lui; egli sarà in testa e tu in coda
O sana ödünç verecek, ama sen ona ödünç vermeyeceksin. O baş, sen kuyruk olacaksın.ele emprestará a ti, porém tu não emprestarás a ele; ele será a cabeça, e tu serás a cauda.

İlgili Sayfalar