ödünç ile cümle

ödünç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Mezurayı, oldukça düşünceli davranan TED ekibinden ödünç aldım.הוא מושאל באדיבות מTED.
Mezurayı, oldukça düşünceli davranan TED ekibinden ödünç aldım.لقد استعرته نوعا ما من TED.
Mezurayla bir ölçüm yapalım. Mezurayı, oldukça düşünceli davranan TED ekibinden ödünç aldım.Tengo una cinta métrica que amablemente me prestaron de TED.
Milyon liralar ödünç alacaklar.Půjčí si miliardu dolarů.
Milyon liralar ödünç alacaklar.そして、彼らはオークションを持ちます。
Nasıl gitar çalınacağını da biliyorsun ? Bazı giysilerini ödünç aldım. Tamam.<i>Brought to you by the Pker team @ www.viikii.net
Nasıl gitar çalınacağını da biliyorsun ? Bazı giysilerini ödünç aldım. Tamam.Wiesz także jak grac na gitarze? pożyczyłem trochę twoich ubrań ok. słyszałem, że ocaliłeś HaNi
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!(111:5) Добрый человек милует и взаймы дает; он даст твердость словам своим на суде.
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Berbahagialah orang yang murah hati dan suka meminjamkan serta jujur dalam segala urusan
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Ce bine -i merge omului care face milă şi împrumută pe altul, şi care îşi rînduieşte faptele după dreptate!
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Ditoso é o homem que se compadece, e empresta, que conduz os seus negócios com justiça;
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Dobro človeku, ki je radodaren in posoja: obdržal bo svoje reči na sodbi.
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Dobrý človek sa zmilováva a požičiava (riadi svoje veci spravedlivým súdom),
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Dobrý člověk slitovává se i půjčuje, a řídí své věci s soudem.
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Dobry człowiek litościwym jest, i pożycza, a rzeczy swe miarkuje rozsądkiem.
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!El hombre de bien tiene compasión y presta, y administra sus cosas con justicia
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Felice l'uomo pietoso che dà in prestito, amministra i suoi beni con giustizia
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Heureux l`homme qui exerce la miséricorde et qui prête. Qui règle ses actions d`après la justice.
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Hyvin käy sen miehen, joka on laupias ja antaa lainaksi, joka hoitaa asiansa oikeuden mukaan.
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Iemand die zich om anderen bekommert en leent waar dat nodig is en eerlijk zaken doet, zal het goed gaan.
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Jó annak az embernek, a ki könyörül és kölcsön ad; dolgait pedig igazán végezi.
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!은혜를 베풀며 꾸이는 자는 잘 되나니 그 일을 공의로 하리로다
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Lykkelig er den mann som forbarmer sig og låner ut; han hevder all sin sak i dommen.
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Phước cho người nào hay làm ơn, và cho mượn! Khi người bị kiện ắt sẽ được đoán xét cách chánh trực.
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Phước cho người nào_hay làm_ơn , và cho mượn ! Khi người bị kiện ắt sẽ được đoán xét cách chánh trực .
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Salig den, der ynkes og låner ud og styrer sine Sager med Ret;
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Väl den som är barmhärtig och giver lån, den som stöder all sin sak på rätt!
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Wohl dem, der barmherzig ist und gerne leidet und richtet seine Sachen aus, daß er niemand Unrecht tue!
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Ο καλος ανθρωπος ελεει και δανειζει οικονομει τα πραγματα αυτου εν κρισει.
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!Блазе на човека, който показва милост и дава на заем; Ще поддържа делото си в съда
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!טוב איש חונן ומלוה יכלכל דבריו במשפט׃
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!سعيد هو الرجل الذي يترأف ويقرض. يدبر اموره بالحق‎.
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!施 恩 與 人 、 借 貸 與 人 的 、 這 人 事 情 順 利 . 他 被 審 判 的 時 候 、 要 訴 明 自 己 的 冤
Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana!施恩 與人 、 借貸與 人 的 、 這人 事情 順利 . 他 被審判 的 時候 、 要 訴明 自己 的 冤
Ne yapacağımı bilemiyorum, belki de ödünç alabiliriz8 on suurempi kuin 7, 15 on suurempi kuin 5. Ja täällä taas 3 on pienempi kuin 4.
Ne yapacağımı bilemiyorum, belki de ödünç alabilirizAi putea începe de la stânga. Ai putea spune : uite, 7 este.. este mai mare decât ceea ce este dedesubtul lui.
Ne yapacağımı bilemiyorum, belki de ödünç alabilirizHopelijk vond je dat behoorlijk eenvoudig. Deze zijn, eerlijk gezegd, zo moeilijk als leenproblemen worden.
Ne yapacağımı bilemiyorum, belki de ödünç alabilirizIch weiß nicht, was ich als nächstes tun soll. Und dann sagt ihr, naja, vielleicht kann ich borgen.
Ne yapacağımı bilemiyorum, belki de ödünç alabilirizJag vet inte vad vi ska göra nu. Du kanske säger, kanske jag kan låna.
Ne yapacağımı bilemiyorum, belki de ödünç alabilirizJeg ved ikke, hvad de skal gøre som det næste. Og du sige godt, måske jeg kan låne.
Ne yapacağımı bilemiyorum, belki de ödünç alabiliriz이제 어찌 해야 할까요? 빌려오면 될까요?
Ne yapacağımı bilemiyorum, belki de ödünç alabilirizNeviem, čo robiť ďalej. A hovoríte dobre, možno by som si mal požičať.
Ne yapacağımı bilemiyorum, belki de ödünç alabilirizNie wiem co dalej robić. I powiecie, cóż, mogę pożyczyć.
Ne yapacağımı bilemiyorum, belki de ödünç alabilirizNon so cosa fare. E tu dici bene, forse posso prendere in prestito.
Ne yapacağımı bilemiyorum, belki de ödünç alabilirizΔεν ξέρω τι να κάνω μετά.
Ne yapacağımı bilemiyorum, belki de ödünç alabilirizИ нека прегрупирам тази стодоларова банкнота на другите места.
Ne yapacağımı bilemiyorum, belki de ödünç alabilirizИтак, 703 - это 7 купюр в 100 долларов плюс 0 купюр в 10 долларов и плюс 3 купюры по 1-му доллару.
Ne yapacağımı bilemiyorum, belki de ödünç alabilirizאני לא יודע מה לעשות הלאה ואתם תגידו למה שלא תשאיל
Ne yapacağımı bilemiyorum, belki de ödünç alabilirizلاأعلم ماذا سأفعل بعد ذلك ستقول حسنا, ربما أستطيع الإقتراض
Ne yapacağımı bilemiyorum, belki de ödünç alabiliriz借りてきてみては? 左側を見れば、ここには0があります。
Neyse, çok şükür 1 adet IBM hisse senedini ödünç almayı başardık.Tak czy inaczej, pożyczyłem akcje.
Neyse, çok şükür 1 adet IBM hisse senedini ödünç almayı başardık.Takže, vypůjčil jsem si akcii.
Neyse, çok şükür 1 adet IBM hisse senedini ödünç almayı başardık.今、私はそれで何を行うのですか?
Ne zaman ekonominin iyileştirilmesi, bankaların ödünç yeteneği de aynı zamanda artırmak.Così, quando l'economia va bene, la capacità delle banche di concedere prestiti aumenta.
Ne zaman ekonominin iyileştirilmesi, bankaların ödünç yeteneği de aynı zamanda artırmak.Dus wanneer de economie zich verbetert, nemen ook de mogelijkheden voor banken toe meer uit te lenen.
Ne zaman ekonominin iyileştirilmesi, bankaların ödünç yeteneği de aynı zamanda artırmak.Entao quando a economia melhorar, a habilidade de os bancos emprestarem será maior.
Ne zaman ekonominin iyileştirilmesi, bankaların ödünç yeteneği de aynı zamanda artırmak.Ez további hitelnövekedéshez vezet, amely növeli a profitot, és tovább növeli hitelezési képességüket.
Ne zaman ekonominin iyileştirilmesi, bankaların ödünç yeteneği de aynı zamanda artırmak.Když se ekonomika zlepšuje, schopnost bank poskytovat půjčky rovněž roste.
Ne zaman ekonominin iyileştirilmesi, bankaların ödünç yeteneği de aynı zamanda artırmak.När ekonomin förbättras kommer bankernas förmåga att låna ut också öka.
Ne zaman ekonominin iyileştirilmesi, bankaların ödünç yeteneği de aynı zamanda artırmak.Por eso cuando la economía mejora, también aumenta la capacidad de los bancos para prestar más.

İlgili Sayfalar