ödünç ile cümle

ödünç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı giysilerini ödünç aldım.השאלתי כמה מהבגדים שלך
Bazı giysilerini ödünç aldım..أستعرت بعضاً من ملابسك
Bazı giysilerini ödünç aldım.ハニを助けたって聞いたぞ
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Ich borge die Kinder meiner Freunde, also - (Lachen)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Ik leen de kinderen van mijn vrienden -- dus (Gelach)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Împrumut copiii prietenilor mei -- așa că... (Râsete)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)J'emprunte ceux de mes amis -- donc (Rires)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)그래서 제 친구 아이들을 빌립니다- (웃음)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha) Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Jeg låner mine venners børn, så (Latter) tag alle disse råd med et gran salt.
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha) Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Kölcsönveszem a barátaim gyerekeit, úgyhogy (Nevetés) fogadják ezeket a tanácsokat fenntartással.
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha) Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Pido prestados los hijos de mis amigos -- así que (Risas) tomen estos consejos con cautela.
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha) Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Požičiavam si deti mojich priateľov, takže (Smiech) si vezmite moje rady s trochou odstupu.
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha) Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Sposojam si jih od svojih prijateljev, zato... (smeh) ... vzemite moje nasvete z malce rezerve.
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha) Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Tôi mượn con của bạn mình - vì vậy (Cười to) đừng quá để ý tới lời khuyên này.
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha) Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Я позичаю дітей у своїх друзів, тож (Сміх) можете сприймати всі ці поради дещо скептично.
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Pożyczam dzieci od znajomych. (Śmiech)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Půjčuji si děti mých přátel... takže (smích)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Saya meminjam anak teman saya -- jadi (Tawa)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Δανείζομαι τα παιδιά των φίλων μου -- επομένως (γέλιο)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Вземам назаем децата на приятелите си - така че... (Смях)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)Я одалживаю детей у моих друзей, так что (Cмех)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)אני משאיל את ילדי חברי, אז (צחוק)
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)واقتبس من أطفال أصدقائي - اذن خذوا جميع هذه النصائح مع حبة من الملح
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha)(笑い) これからの話は鵜呑みにしないで下さい
Benim kasabamda, halk kütüphanesi alet-edevat da ödünç veriyor.Dans ma ville, la bibliothèque publique prête des outils.
Benim kasabamda, halk kütüphanesi alet-edevat da ödünç veriyor.In meiner Stadt leiht die Bibliothek Werkzeuge aus!
Benim kasabamda, halk kütüphanesi alet-edevat da ödünç veriyor.In mijn stad kun je bij de openbare bibliotheek gereedschappen uitlenen.
Benim kasabamda, halk kütüphanesi alet-edevat da ödünç veriyor.În orașul meu, sistemul de biblioteci publice dă instrumente cu împrumut!
Benim kasabamda, halk kütüphanesi alet-edevat da ödünç veriyor.Na minha cidade, o sistema de bibliotecas públicas, emprestam ferramentas.
Benim kasabamda, halk kütüphanesi alet-edevat da ödünç veriyor.Városom könyvtára szerszámokat ad kölcsön a lakosságnak.
Benim kasabamda, halk kütüphanesi alet-edevat da ödünç veriyor.W moim mieście publiczne biblioteki wypożyczają narzędzia.
Benim kasabamda, halk kütüphanesi alet-edevat da ödünç veriyor.Στην πόλη μου η δημόσια βιβλιοθήκη έχει ένα σύστημα για δανεισμό εργαλείων.
Benim kasabamda, halk kütüphanesi alet-edevat da ödünç veriyor.В моем городе система общественных библиотек предоставляет инструменты.
Benim kasabamda, halk kütüphanesi alet-edevat da ödünç veriyor.في بلدتي نظام المكتبات العامة يتيح إستعارة الأدوات.
Biraz daha derine inersek, bu ve diğer videolarda ödünç alma ve gruplama ile karşılaşacağız. -앞으로 이번 강의나 다른 강의에서 빌려오기와 재 편성하기를 공부하면서 자리수에 대해 더 자세히 배워 볼 겁니다
Biraz daha derine inersek, bu ve diğer videolarda ödünç alma ve gruplama ile karşılaşacağız. -Vi skall gå lite djupare in på detta när vi går igenom att låna och omgruppera i denna och andra videos.
Biraz daha derine inersek, bu ve diğer videolarda ödünç alma ve gruplama ile karşılaşacağız. -Мы об этом еще поговорим, когда будем учить заимствование и перегруппировки в этом уроке и в других.
Biraz daha derine inersek, bu ve diğer videolarda ödünç alma ve gruplama ile karşılaşacağız. -אנחנו נעמיק בנושא קצת יותר שכאשר נלמד על השאלה וארגון קבוצה מחדש בסרטון הזה ובסרטונים אחרים.
Biraz daha derine inersek, bu ve diğer videolarda ödünç alma ve gruplama ile karşılaşacağız. -وسنشرح هذا بالتفصيل عندما نشرح السلف وإعادة التجميع في هذا الفيديو وما بعده
Biraz daha derine inersek, bu ve diğer videolarda ödünç alma ve gruplama ile karşılaşacağız. -これらのビデオでは、"借りてくる、まとめなおす"を勉強します。 桁を使うのは
Bir Bu bir Asansör kumaş bana ödünç iyi geceler gizleme yeniden silahlanma rehberlikla un este es un ascensor tela me presta ocultando buenas noches rearme orientar
Bir Bu bir Asansör kumaş bana ödünç iyi geceler gizleme yeniden silahlanma rehberlikTo je dvigalo tkanina mi daje vas skriva noč oboroževanja usmerjanje
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.한 사람이 나무를 벨 때에 도끼가 자루에서 빠져 물에 떨어진지라 이에 외쳐 가로되 아아 내 주여 이는 빌어온 것이니이다
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.Men da en av dem felte sin bjelke, falt øksen i vannet; da ropte han: Å, min herre, den var enda lånt.
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.ויהי האחד מפיל הקורה ואת הברזל נפל אל המים ויצעק ויאמר אהה אדני והוא שאול׃
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.واذ كان واحد يقطع خشبة وقع الحديد في الماء. فصرخ وقال آه يا سيدي لانه عارية.
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.有 一 人 砍 樹 的 時 候 、 斧 頭 掉 在 水 裡 、 他 就 呼 叫 說 、 哀 哉 、 我 主 阿 、 這 斧 子 是 借 的
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.有 一 人 砍 樹 的 時候 、 斧頭 掉在 水裡 、 他 就 呼叫說 、 哀哉 、 我 主阿 、 這 斧子 是 借的
Birinci gün, benden 1 lira ödünç aldınız.첫 번째 날에 여러분들은 1달러를 빌립니다
Birinci gün, benden 1 lira ödünç aldınız.6ヵ月後、あなたは私に1.50ドルを返します。
Birinci gün, benden 1 lira ödünç aldınız. Altı ay içinde 1,50 lira, ödeyeceksiniz değil mi?Така че, просто ще ви таксувам още 50 % за тези следващи шест месеца.
Birinci gün, benden 1 lira ödünç aldınız.Την μέρα ένα, δανείζεστε $1 από εμένα.
Birinci gün, benden 1 lira ödünç aldınız.في اليوم الاول، تقترض مني 1$
Birinden bir albüm ödünç alırdık ve kasede kopyalardık.카세트 테이프에 복사해서 친구들에게 선물하면,
Birinden bir albüm ödünç alırdık ve kasede kopyalardık.והעתקנו אותם לקלטות שמע.
Birinden bir albüm ödünç alırdık ve kasede kopyalardık.و علينا أن نقوم بنسخ هذا الألبوم على شريط كاسيت،
Birinden bir albüm ödünç alırdık ve kasede kopyalardık.友人にそのテープをコピーさせると
Bir oduncu vardı. Baltasını alıp odun kesmeye gidecekti.Er was een houthakker die op het punt stond met zijn bijl een stuk hout te hakken.
Bir oduncu vardı. Baltasını alıp odun kesmeye gidecekti. Tüm galaksi, baltasındaki bir atomdu.Có một người tiều phu chuẩn bị cầm rìu và chặt một mẩu gỗ và toàn bộ thiên hà là một phân tử của chiếc rìu đó.
Bir oduncu vardı. Baltasını alıp odun kesmeye gidecekti. Tüm galaksi, baltasındaki bir atomdu.Había un leñador que estaba por tomar su hacha y cortar un leño y toda la galaxia era un átomo de ese hacha.

İlgili Sayfalar