öbürü ile cümle

öbürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.andando de nação em nação, e dum reino para outro povo,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.A přecházeli od národu do národu, a z království k jinému lidu.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.cuando andaban de nación en nación y de un reino a otro pueblo
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.cuando andaban de nación en nación, y de un reino a otro pueblo
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Ði từ dân nầy đến dân kia , Từ nước nầy qua nước khác .
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Ði từ dân nầy đến dân kia, Từ nước nầy qua nước khác.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.en als nomaden van land naar land trokken,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.e passavano di paese in paese, da un regno ad un altro popolo
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.És egyik nemzettõl a másikhoz bujdosának, egyik országból a másik néphez:
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Et ils allaient d`une nation à l`autre Et d`un royaume vers un autre peuple;
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.in so hodili od naroda do naroda in iz enega kraljestva k drugemu ljudstvu.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.in so hodili od naroda do naroda, iz enega kraljestva k drugemu ljudstvu,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.I przechodzili od narodu do narodu, i od królestwa do innego ludu:
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Ja he vaelsivat kansasta kansaan ja yhdestä valtakunnasta toiseen kansaan.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular."이 족속에게서 저 족속에게로, 이 나라에서 다른 민족에게로 유리하였도다"
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Mereka mengembara dari bangsa ke bangsa, pindah dari satu negeri ke negeri lainnya
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.mergeau dela un neam la altul, şi de la o împărăţie la un alt popor;
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Mert járnak vala egyik nemzetségtõl a másikhoz, és egyik országból más országba:
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Och de vandrade åstad ifrån folk till folk ifrån ett rike bort till ett annat.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Och de vandrade åstad ifrån folk till folk, ifrån ett rike bort till ett annat.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Og de vandret fra folk til folk og fra et rike til et annet folk.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.og vandrede fra Folk til Folk, fra et Rige til et andet,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.og vandred fra Folk til Folk, fra et Rige til et andet,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.og vandret fra folk til folk, fra et rike til et annet folk,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Passarono dall'una all'altra nazione, da un regno a un altro popolo
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Přecházeli zajisté z národu do národu, a z království k jinému lidu.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Przechodzili zaiste od narodu do narodu, a z królestwa innego ludu;
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Şi mergeau dela un neam la altul, şi dela o împărăţie la un alt popor;
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.toen zij van land naar land zwierven, van het ene koninkrijk naar het andere,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Trảy từ dân nầy qua dân kia , Từ nước nầy đến nước khác .
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Trảy từ dân nầy qua dân kia, Từ nước nầy đến nước khác.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Und sie zogen von einem Volk zum andern und aus einem Königreich zum andern Volk.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Und sie zogen von Volk zu Volk, von einem Königreich zum andern Volk.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.και διηρχοντο απο εθνους εις εθνος, απο βασιλειου εις αλλον λαον,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.και διηρχοντο απο εθνους εις εθνος και απο βασιλειου εις αλλον λαον,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.И когато прехождаха от народ в народ, И от едно царства в други люде.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.и переходили от народа к народу и из одного царства к другому народу;
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.И се скитаха от народ в народ, От едно царство в други люде,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.ויתהלכו מגוי אל גוי ומממלכה אל עם אחר׃
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.ויתהלכו מגוי אל גוי מממלכה אל עם אחר׃
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.‎ذهبوا من امة الى امة من مملكة الى شعب آخر‎.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.وذهبوا من امة الى امة ومن مملكة الى شعب آخر.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.他 們 從 這 邦 游 到 那 邦 、 從 這 國 行 到 那 國
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.他 們從這 邦 游 到 那邦 、 從這國 行到 那國
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.他 們 從 這 邦 遊 到 那 邦 、 從 這 國 行 到 那 國
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.他 們從這 邦遊 到 那邦 、 從這國 行到 那國
Bu işe karışmamak için bir sebebi var. Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Ele é negro, o outro é branco e ele tem dois filhos pequenos.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.Ich kann es so einstellen, dass ein Ohr den einen Lautsprecher hört, das andere Ohr den anderen.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.Ik kan het zo plaatsen dat één oor de ene luidspreker hoort en het tweede oor de andere.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.Je faire en sorte qu'une oreille entende un haut-parleur, et que l'autre oreille entende l'autre.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.Jeg kan sende det ud så det ene øre hører den ene højtaler, og det andet hører den anden.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.이렇게 해서 한 쪽 귀로 한 스피커에서 나는 소리를 듣고, 다른 쪽 귀로는 다른 소리를 들을 수 있는거지요.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.Mogę zrobić tak by jedno ucho słyszało jeden głośnik, drugie drugi.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.O pot aranja așa că o ureche aude un difuzor, și cealaltă ureche aude altul.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.Puedo ponerla de manera que un oído escuche un altavoz y el otro oído escuche el otro altavoz.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.Tôi có thể đặt nó sao cho mỗi tai nghe mỗi loa. Như vậy mới đúng là âm đôi.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.А ещё можно сделать так, чтобы вы одним ухом слышали один динамик, а другим - другой.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.Мога да я поставя така, че едното ухо да чува единия усилвател, а другото ухо да чува другия.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.ביכולתי למקם זאת כך שאוזן אחת תשמע רמקול אחד, והאוזן השניה תשמע את השני. זה צליל דו-אזני אמיתי.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.يمكنني وضعه بطريقة تجعل إحدى الأذنين تسمع مكبرا والأذن الأخرى تسمع آخرا هذا صوت أذني حقيقي

İlgili Sayfalar