öbürü ile cümle

öbürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Biri öbürünü takip edecek şekilde döndürüyorum cevap D noktası, yarım dönüş.Ich führe erst eine aus und danach eine andere. Die Antwort ist D, eine halbe Drehung.
Biri öbürünü takip edecek şekilde döndürüyorum cevap D noktası, yarım dönüş.J'en fais une puis l'autre, la réponse : c'est la rotation D, 1/2 tour.
Biri öbürünü takip edecek şekilde döndürüyorum cevap D noktası, yarım dönüş.Robiąc jeden obrót po drugim powstaje D, pół obrotu.
Biri öbürünü takip edecek şekilde döndürüyorum cevap D noktası, yarım dönüş.Saya lakukan satu dilanjutkan dengan lainnya, jawabannya adalah putaran D, setengah putaran.
Biri öbürünü takip edecek şekilde döndürüyorum cevap D noktası, yarım dönüş.Végrehajtom az egyiket a másik után, a válasz a D forgatás, egy fél fordulat.
Biri öbürünü takip edecek şekilde döndürüyorum cevap D noktası, yarım dönüş.Κάνω μία, μετά άλλη, η απάντηση είναι η περιστροφή D, μισή στροφή.
Biri öbürünü takip edecek şekilde döndürüyorum cevap D noktası, yarım dönüş.Після виконання одного після іншого, відповідь - це поворот D, на півоберта.
Biri öbürünü takip edecek şekilde döndürüyorum cevap D noktası, yarım dönüş.Правя едното, последвано от другото, и отговорът е ротация D, половин оборот.
Biri öbürünü takip edecek şekilde döndürüyorum cevap D noktası, yarım dönüş.Я делаю один поворот, затем другой и ответом является D-вращениe - на пол-оборота.
Biri öbürünü takip edecek şekilde döndürüyorum cevap D noktası, yarım dönüş.אעשה את האחד אחרי השני, והתשובה היא זה סיבוב D, חצי סיבוב
Biri öbürünü takip edecek şekilde döndürüyorum cevap D noktası, yarım dönüş.أقوم بحركة متبوعة بأخرى، الجواب هو الحركة D، نصف الدورة.
Biri öbürünü takip edecek şekilde döndürüyorum cevap D noktası, yarım dönüş.結果はDの回転 つまり1/2回転です ではもし この順番を変えたら違いはあるでしょうか
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››de deux femmes qui moudront ensemble, l`une sera prise et l`autre laissée.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dos mujeres estarán moliendo juntas; la una será tomada, y la otra dejada
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››două femei vor măcina împreună: una va fi luată, şi alta va fi lăsată.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Duas mulheres estarão juntas moendo; uma será tomada, e a outra será deixada.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dua wanita sedang menggiling gandum, seorang akan dibawa dan seorang lagi ditinggalkan
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››due donne staranno a macinare nello stesso luogo: l'una verrà presa e l'altra lasciata»
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dve bosta mleli skupaj: ena bo vzeta, a druga puščena.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dvě budou mleti spolu; jedna bude vzata, a druhá opuštěna.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dve budú spolu mlieť; jedna bude vzatá a druhá zanechaná.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dwie będą mleć z sobą; jedna wzięta będzie, a druga zostawiona.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Hai người đờn bà xay chung cối , một người được rước đi , còn một bị để lại .
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Hai người đờn bà xay chung cối, một người được rước đi, còn một bị để lại.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Kaksi naista jauhaa yhdessä; toinen korjataan talteen, mutta toinen jätetään."
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Két asszony õröl együtt; az egyik felvétetik, és a másik elhagyatik.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››두 여자가 함께 매를 갈고 있으매 하나는 데려감을 당하고 하나는 버려둠을 당할 것이니라
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››To Kvinder skulle male på samme Kværn; den ene skal tages med, og den anden skal lades tilbage.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››To kvinner skal male på samme kvern; den ene skal tas med, og den andre skal lates tilbake.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Två kvinnor skola mala tillhopa; den ena skall bliva upptagen, den andra skall lämnas kvar.»
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Zwei werden mahlen miteinander; eine wird angenommen, die andere wird verlassen werden.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››δυο γυναικες θελουσιν αλεθει ομου, η μια παραλαμβανεται και η αλλη αφινεται
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››две будут молоть вместе: одна возьмется, а другая оставится;
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Две жени ще мелят заедно; едната ще се вземе, а другата ще се остави.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Дві молоти муть укупі; одна візьметь ся, а друга зоставить ся.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››שתים תהיינה טחנות יחד האחת תאסף והאחרת תעזב׃
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››تكون اثنتان تطحنان معا فتؤخذ الواحدة وتترك الاخرى.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››兩 個 女 人 一 同 推 磨 . 要 取 去 一 個 、 撇 下 一 個 。 〔 有 古 卷 在 此 有
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››兩個 女人 一同 推磨 . 要 取去 一 個 、 撇下 一 個 。 〔 有 古 卷 在 此 有
Bir notu bir nesneden öbürüne kopyalaCopie la note d'un objet vers un autre
Bir şey devamlı bir olaydan öbürüne hareket ediyor, bir durumdan diğerine.Algo siempre está moviendose de circunstancias a circunstancias, de situación a situación.
Bir şey devamlı bir olaydan öbürüne hareket ediyor, bir durumdan diğerine.C'e' qualcosa che si muove sempre di circostanza in circostanza da situazione a situazione
Bir şey devamlı bir olaydan öbürüne hareket ediyor, bir durumdan diğerine. Hareket etmeyen nedir?Mi az, ami nem mozog?
Bir şey devamlı bir olaydan öbürüne hareket ediyor, bir durumdan diğerine.Quelque chose est toujours en marche, de circonstances en circonstances, d'une situation à l'autre.
Bir şey devamlı bir olaydan öbürüne hareket ediyor, bir durumdan diğerine.Что-то всегда движется от обстоятельств к другим обстоятельствам, от ситуации к ситуации.
Bir şey devamlı bir olaydan öbürüne hareket ediyor, bir durumdan diğerine.משהו תמיד זז מנסיבות לנסיבות, ממצב למצב.
Bir tanesinde neredeyse hicbbiryerden basliyorum, fakar oburunde, neler olup bittigini anlamak istedim.Een ervan komt praktisch uit het niets, maar bij de andere ging ik op zoek naar wat er nu al werkt.
Bir tanesinde neredeyse hicbbiryerden basliyorum, fakar oburunde, neler olup bittigini anlamak istedim.일부는 제가 거의 처음으로 시작하는 거지만, 그 외 다른 것들은 바로 현재 진행되고 있는 상황에 대해 알아보려는 것이었습니다.
Bir tanesinde neredeyse hicbbiryerden basliyorum, fakar oburunde, neler olup bittigini anlamak istedim.Um deles não está ligado a nada, mas quanto ao outro, queria saber o que é que já está a ser feito.
Bir tanesinde neredeyse hicbbiryerden basliyorum, fakar oburunde, neler olup bittigini anlamak istedim.Uno nasce quasi dal nulla, ma l'altro...
Bir tanesinde neredeyse hicbbiryerden basliyorum, fakar oburunde, neler olup bittigini anlamak istedim.Едно от тях започвам почти отникъде, но за другото исках да открия какво става, което действа в момента.
Bir tanesinde neredeyse hicbbiryerden basliyorum, fakar oburunde, neler olup bittigini anlamak istedim.אחת מהן אני מתחיל כמעט מאפס, אבל את השניה, רציתי לברר מה עובד בנידון, כעת.
Bir tanesinde neredeyse hicbbiryerden basliyorum, fakar oburunde, neler olup bittigini anlamak istedim.أحدها بدأتها من لا شيء تقريبا ، ولكن الأخرى ، كنت أرغب في معرفة ما يحدث على هذا العمل الآن.
Bir tanesinde neredeyse hicbbiryerden basliyorum, fakar oburunde, neler olup bittigini anlamak istedim.現在 何がうまくいっているか調べようとしました worldchanging.comは素晴らしいブログで
Bir tarafta yaptığımızı öbüründe de yapıyoruz.Hvis vi gør noget på den ene side af ligningen, skal vi også gøre det på den anden side.
Bir tarafta yaptığımızı öbüründe de yapıyoruz.한변에 무엇을 하면 다른 쪽에도 같이 해줘야 해요.
Bir tarafta yaptığımızı öbüründe de yapıyoruz.Всичко, което правя от едната страна, трябва да направя и от другата страна.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.(104:13) и переходили от народа к народу, из царства к иному племени,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.A chodili od národa k národu a z kráľovstva k inému ľudu.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.andando de nação em nação, dum reino para outro povo,

İlgili Sayfalar