öbürü ile cümle

öbürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tiz ses veren davul (tek) sola, öbürü (düm) sağa konur.Confluent de la Marne (à gauche) avec la Seine (à droite puis en bas).
Bir sıvı (dağılan faz), öbürünün (dağınılan faz) içinde dağılmış durumdadır.L'un d'entre eux inséminera l'autre.
Biri nasıl ölüyorsa, öbürü de öyle ölüyor.Si la Petite Sœur meurt, celui-ci meurt également.
Sırtındaki iki kılıcı çeker ve birini Zeus'un sağ eline, öbürünü sol eline saplar.À droite, deux soldats, l'épée au côté, conversent.
Tiz ses veren davul (tek) sola, öbürü (düm) sağa konur.El óvalo está rodeado por una rama de olivo (a la derecha) y una de roble (a la izquierda).
Biri nasıl ölüyorsa, öbürü de öyle ölüyor.Si uno muere, el otro también.
İki kâğıttan birine "Katil", öbürüne de "Dedektif" yazılır.2 Ladrón El Ladrón nombra a otro personaje, excepto al Asesino o al "asesinado".
Bu sayede plazmidler bir hücreden öbürüne aktarılabilir.Un plasmide può essere così trasferito da un organismo all'altro.
Tek kişi tarafından veya bir kişi tarafından öbürüne yapılabilir.Può essere eseguito sia individualmente che insieme ad altre persone.
Tek kişi tarafından veya bir kişi tarafından öbürüne yapılabilir.Работу можно делать самостоятельно, либо вместе с другим человеком.
(Bazen bir topluma iyi ya da kötü günler gösteririz, bazen öbürüne.)Благоразумник — друг животных (124) Счастливого несчастливого дня.
İsyancılardan birini idam etti, öbürünü de kıyıda bıraktı.Они подобрали оставшихся выживших и высадили их на берег.
Bu yöntem öbürüne göre daha az tercih edilen bir yöntemdir.Любое другое решение будет менее выгодным.
Tiz ses veren davul (tek) sola, öbürü (düm) sağa konur.على ظفر إبهام اليد اليمنى ما نصّه { لا إله الا الله } وعلى ظفر إبهام اليد اليسرى ما نصّه { محمد رسول الله }.
Biri nasıl ölüyorsa, öbürü de öyle ölüyor.Dado tal, se um deles morrer, o outro também.
Koenzimler kimyasal grupları bir enzimden öbürüne taşıyan küçük organik moleküllerdir.As coenzimas são pequenas moléculas que transportam grupos químicos de uma enzima para outra.
Boynuzlardan daha geç çıkanı öbüründen daha uzundu.Esse doce estava pior que o outro que acabou.
Oysa CSI'nin izleyici sayısı öbüründen ortalama 5 milyon daha fazlaydı.De uitzendingen van CBS trekken gemiddeld ruim 10 miljoen kijkers.
Öneme "bir elinde çiçek, öbüründe çikolatayla istemeye geleyim seni?No, thanks, I`ll be having lunch anyway → Zrobić ci kanapkę? – Nie, dzięki, będę przecież jadł lunch.
İki kâğıttan birine "Katil", öbürüne de "Dedektif" yazılır.Tymczasem okazuje się, że kolejna osoba na własną rękę „odkryła” mordercę.
Koenzimler kimyasal grupları bir enzimden öbürüne taşıyan küçük organik moleküllerdir.Koenzymer är små organiska molekyler som kan transportera kemiska grupper från ett enzym till ett annat.
Tek kişi tarafından veya bir kişi tarafından öbürüne yapılabilir.Роботу можна виконувати самостійно, або разом з іншою людиною.
Biri zayıf düşerse bu öbürünü de etkiler.Ha az egyik félelmet vált ki, akkor a másik is azt fog.
Biri nasıl ölüyorsa, öbürü de öyle ölüyor.Jos toinen kuolee, kuolee toinenkin."
Biri nasıl ölüyorsa, öbürü de öyle ölüyor.Άν όμως το κάνει αυτό, τότε θα πεθάνει κι η ίδια.
Korece'nin iki tane standardı var, bir tanesi Güney Kore standardı, ve öbürü Kuzey Kore standardıdır.Der er to primære standarder inden for koreansk, den sydkoreanske standard og den nordkoreanske standard.
İki farklı Zeta Jazz model elektro keman kullanır; birisi beyaz, öbürü ABD bayrağının renklerinde.Dia juga memiliki biola listrik Zeta Jazz Model berwarna putih dan yang lain dengan warna bendera Amerika.
Biri nasıl ölüyorsa, öbürü de öyle ölüyor.Nếu một người chết, người kia cũng chết theo.
Eğer birisinin anne ve babasından biri uzun boylu, öbürü kısa boylu ise, kendisi orta boylu olacaktır.いんくよりも少しだけ背が高くて胸も若干大きい。
Biri zayıf düşerse bu öbürünü de etkiler.一方が倒されると、もう一方が強くなる。
Hayri: Erkeklerin en oburu.男たちの一番纏!
Tek kişi tarafından veya bir kişi tarafından öbürüne yapılabilir.可以由一個人或一组人進行。
İki farklı Zeta Jazz model elektro keman kullanır; birisi beyaz, öbürü ABD bayrağının renklerinde.그녀는 두 개의 Zeta Jazz Model 전자 바이올린을 쓰는데, 하나는 흰색이고 다른 하나는 미국 국기가 그려진 것이다.
Eğer birisinin anne ve babasından biri uzun boylu, öbürü kısa boylu ise, kendisi orta boylu olacaktır.횃대는 한 개나 두 개 정도 준비하여 한 개는 중앙보다 조금 낮게 단다.
Biri zayıf düşerse bu öbürünü de etkiler.אם אחד מהם חלה, גם השני חלה.
Tiz ses veren davul (tek) sola, öbürü (düm) sağa konur.На другия (ляв) бряг на Дунава срещу Рам се издига друга крепост – Харам.
Kara Kerler yanı başımızda: birinin elinde yaşlılık, öbüründe ölüm.А черните орисници стоят до нас — едната е захванала Конеца на смъртта, А другата – на старостта горчива.
Biri zayıf düşerse bu öbürünü de etkiler.Ако е засята едната другата почива.
Koenzimler kimyasal grupları bir enzimden öbürüne taşıyan küçük organik moleküllerdir.Коензимите са малки органични небелтъчни молекули, които пренасят химически групи между ензимите.
Kara Kerler yanı başımızda: birinin elinde yaşlılık, öbüründe ölüm.Vienas senas, kitas jaunas, vienas susietas su gyvenimu, kitas – su mirtimi.
Açılardan birini öbürü ile karşılaştırıken oluşan birbiriyle çelişen paternler nedeniyle bizi şaşırtıyor.이 쪽 앵글과 저 쪽 앵글을 비교하도록 하여 우리를 속이는 비교적 최신 방식입니다.
Açılardan birini öbürü ile karşılaştırıken oluşan birbiriyle çelişen paternler nedeniyle bizi şaşırtıyor.Tämä on verraten uusi, joka hätkäyttää meitä, koska ristiriidat saavat vertaamaan tätä kulmaa tuohon.
Açılardan birini öbürü ile karşılaştırıken oluşan birbiriyle çelişen paternler nedeniyle bizi şaşırtıyor.Wir vergleichen diesen Winkel mit diesem.
Açılardan birini öbürü ile karşılaştırıken oluşan birbiriyle çelişen paternler nedeniyle bizi şaşırtıyor.שמטעה אותנו בשל הדפוסים הסותרים כשמשווים את הזוית הזאת עם הזוית הזאת.
Açılardan birini öbürü ile karşılaştırıken oluşan birbiriyle çelişen paternler nedeniyle bizi şaşırtıyor.تذهلنا بسبب الانماط المتضاربة لمقارنة هذه الزاوية بتلك الزاوية
Açılardan birini öbürü ile karşılaştırıken oluşan birbiriyle çelişen paternler nedeniyle bizi şaşırtıyor.騙されてしまうのです 実際は 同じ写真を並べただけなのです
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Chlapík je beloch, on je černoch a má dve malé deti.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.El e negru, cel care a căzut este alb, şi în plus, el are doi copii.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Er ist schwarz, der Typ ist weiß, und er hat zwei kleine Kinder.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Es negro, el otro es blanco, y tiene dos niños pequeños.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Han er sort, manden er hvid, og han har to små børn.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Hän on musta, kaveri on valkoinen, hänellä on kaksi pientä lasta.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Hij is zwart, de man is wit, hij heeft twee kleine kinderen.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Il est noir, cet homme est blanc, et il a deux petits enfants avec lui.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Je černoch, ten chlap je bílej, a on má dvě malý děcka.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Jest czarny, ma dwójkę dzieci.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.상대는 백인이고, 게다가 그에겐 두 아이까지 있었죠.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Lui è nero, il tizio è bianco, e ha due bambini.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Ő fekete, a férfi fehér, és neki van két kicsi gyereke.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.Αυτός ήταν μαύρος, ο άλλος ήταν λευκός, και επιπλέον είχε δύο μικρά παιδιά.

İlgili Sayfalar