öğretmenlik ile cümle
öğretmenlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Öğretmenlik yaptığım tiyatro okulunda, Sahne Etkinlikleri adlı bir ders var.W szkole teatralnej, gdzie uczę, jest przedmiot pod nazwą "Technika sceniczna".
Öğretmenlik yaptığım tiyatro okulunda, Sahne Etkinlikleri adlı bir ders var.Я викладаю студентам в театральному училищі, де є курс під назвою "Акторська майстерність".
Öğretmenlik yaptığım tiyatro okulunda,במקום בו אני מלמד תלמידים לדרמה,
Öğretmenlik yaptığım tiyatro okulunda,حيث أعلّم الطلاب في مدرسة الدراما،
Öğretmenlik yaptığım tiyatro okulunda,演技・演出術のコースだ
Okullar(okul öncesi eğitimi ve ilköğretim öğretmenlik eğitim veren)sonra ve daha sonrasında her 10(para el profesorado de Infantil y Primaria)
Okullar(okul öncesi eğitimi ve ilköğretim öğretmenlik eğitim veren)sonra ve daha sonrasında her 10Universidades e estabelecimentos do ensino tecnológico
Okullar(okul öncesi eğitimi ve ilköğretim öğretmenlik eğitim veren)sonra ve daha sonrasında her 10(zunanjaevalvacijavrste1)
Okullar(okul öncesi eğitimi ve ilköğretim öğretmenlik eğitim veren) yılda bir(Consejo de Evaluación y Acreditaciónde la Enseñanza)
Okullar(okul öncesi eğitimi ve ilköğretim öğretmenlik eğitim veren) yılda birUtilisation des résultats pour l’accréditation
Okullar(okul öncesi eğitimi ve ilköğretim öğretmenlik eğitim veren) yılda birVyužití výsledků pro Status evaluace akreditaci
Okullar(okul öncesi eğitimi ve ilköğretim öğretmenlik eğitim veren) yılda bir(zunanjaevalvacijavrste2)
Özel öğrenciler için öğretmenlik işini aldığımı söyledi.그녀 말이 제가 영재아동들을 가르쳐야 한다더군요.
Özel öğrenciler için öğretmenlik işini aldığımı söyledi.אמרה שיש לי עבודה כמורה של ילדים מחוננים.
Özel öğrenciler için öğretmenlik işini aldığımı söyledi.قالت أني حصلت على الوظيفة لتعليم الأطفال الموهوبين.
Özel öğrenciler için öğretmenlik işini aldığımı söyledi.私はショックで、愕然とし、我に返って
Pek çok ülke özellikle öğretmenlik eğitimi ile ilgili diğer belgelerden de faydalanır.Diversi paesi fanno uso di altri documenti specifici relativamente alla formazione degli insegnanti.
Pek çok ülke özellikle öğretmenlik eğitimi ile ilgili diğer belgelerden de faydalanır.Mai multe ţări folosesc alte documente specifice legate de formarea profesorilor.
Pek çok ülke özellikle öğretmenlik eğitimi ile ilgili diğer belgelerden de faydalanır.Mog to być na przykład rozporzdzenia lub instrukcje.
Pek çok ülke özellikle öğretmenlik eğitimi ile ilgili diğer belgelerden de faydalanır.Několik zemí využívá jiných dokumentů o vzdělávání učitelů.
Pek çok ülke özellikle öğretmenlik eğitimi ile ilgili diğer belgelerden de faydalanır.Niektoré štáty používajú iné špecifické dokumenty týkajúce sa učiteľskej prípravy.
Pek çok ülke özellikle öğretmenlik eğitimi ile ilgili diğer belgelerden de faydalanır.Plusieurs pays se réfèrent à d’autres documents spécifiques à la formation des enseignants.
"Peki nasıl oluyor da öğretmenlik yapmıyorsun?""Akkor meg miért nem tanítasz?" "Hát tanítok én egyetemistákat -- alapképzésen meg posztgraduálison is."
"Peki nasıl oluyor da öğretmenlik yapmıyorsun?" Ben de dedim ki, "Ama ben lisans eğitimi alanlara --"Então, porque é que não estás a dar aulas?"
"Peki nasıl oluyor da öğretmenlik yapmıyorsun?" Ben de dedim ki, "Ama ben lisans eğitimi alanlara --"Pourquoi est-ce que vous n'enseignez pas?" je leur ai répondu:
"Peki nasıl oluyor da öğretmenlik yapmıyorsun?""Bueno ¿cómo es que no das clases?
"Peki nasıl oluyor da öğretmenlik yapmıyorsun?""Come mai non insegni?"
"Peki nasıl oluyor da öğretmenlik yapmıyorsun?""Cum de nu predai?"
"Peki nasıl oluyor da öğretmenlik yapmıyorsun?""Dlaczego ty nie uczysz?"
"Peki nasıl oluyor da öğretmenlik yapmıyorsun?""Hele, jak to přijde, že neučíš?"
"Peki nasıl oluyor da öğretmenlik yapmıyorsun?""Hoe komt het dat je niet doceert?"
"Peki nasıl oluyor da öğretmenlik yapmıyorsun?""음, 어떻게 가르치지 않을 수가 있어요?"
"Peki nasıl oluyor da öğretmenlik yapmıyorsun?""Torej, kako, da ne poučuješ?"
"Peki nasıl oluyor da öğretmenlik yapmıyorsun?""Wie kommt es eigentlich, dass du nicht unterrichtest?"
"Peki nasıl oluyor da öğretmenlik yapmıyorsun?""Μπα, πώς και δε διδάσκεις;"
"Peki nasıl oluyor da öğretmenlik yapmıyorsun?""Как така не преподавате?"
"Peki nasıl oluyor da öğretmenlik yapmıyorsun?""איך זה שאתה לא מלמד?"
"Peki nasıl oluyor da öğretmenlik yapmıyorsun?""إذاً، لماذا لا تدرّس؟"
"Peki nasıl oluyor da öğretmenlik yapmıyorsun?"私は「教えていますよ
Sakena, Afganistan'da kadınların eğitilmesinin tehlikeli olduğu zamanlarda öğretmenlik yapıyor.사키나는 선생님입니다. 매번 여성들을 교육시키는 것은 아프가니스탄에서 매우 위험한 일입니다.
Sakena, Afganistan'da kadınların eğitilmesinin tehlikeli olduğu zamanlarda öğretmenlik yapıyor.Sakena e profesoară într-o perioadă în care educaţia femeilor e o afacere periculoasă în Afganistan.
Sakena, Afganistan'da kadınların eğitilmesinin tehlikeli olduğu zamanlarda öğretmenlik yapıyor.Sakena est enseignante à une époque où, éduquer les femmes est une entreprise dangereuse en Afghanistan.
Sakena, Afganistan'da kadınların eğitilmesinin tehlikeli olduğu zamanlarda öğretmenlik yapıyor.Sakena es una maestra en tiempos en que educar mujeres es un asunto peligroso en Afganistán.
Sakena, Afganistan'da kadınların eğitilmesinin tehlikeli olduğu zamanlarda öğretmenlik yapıyor.Sakena è un' insegnante in un momento in cui educare le donne è un attività pericolosa in Afghanistan.
Sakena, Afganistan'da kadınların eğitilmesinin tehlikeli olduğu zamanlarda öğretmenlik yapıyor.Sakena is een lerares in een tijd waarin vrouwen onderwijzen een gevaarlijke business is in Afghanistan.
Sakena, Afganistan'da kadınların eğitilmesinin tehlikeli olduğu zamanlarda öğretmenlik yapıyor.Sakena jest nauczycielką w czasach kiedy edukacja kobiet jest niebezpieczną rzeczą w Afganistanie.
Sakena, Afganistan'da kadınların eğitilmesinin tehlikeli olduğu zamanlarda öğretmenlik yapıyor.Sakena tanár olyan időkben, amikor a nők oktatása veszélyes ügy Afganisztánban.
Sakena, Afganistan'da kadınların eğitilmesinin tehlikeli olduğu zamanlarda öğretmenlik yapıyor.Η Σακήνα είναι δασκάλα σε μια εποχή όπου η μόρφωση των γυναικών είναι ένα επικίνδυνο εγχείρημα στο Αφγανιστάν.
Sakena, Afganistan'da kadınların eğitilmesinin tehlikeli olduğu zamanlarda öğretmenlik yapıyor.Сакена е учител във време когато да образоваш жените в Афганистан, е опасен бизнес.
Sakena, Afganistan'da kadınların eğitilmesinin tehlikeli olduğu zamanlarda öğretmenlik yapıyor.Сакена - преподаватель в то самое время, когда обучение женщин - это опасное мероприятие в Афганистане.
Sakena, Afganistan'da kadınların eğitilmesinin tehlikeli olduğu zamanlarda öğretmenlik yapıyor.סאקנה היא מורה בתקופה בה לחנך נשים הוא עסק מסוכן באפגניסטן.
Sakena, Afganistan'da kadınların eğitilmesinin tehlikeli olduğu zamanlarda öğretmenlik yapıyor."سكينة" تعمل كمدرِسة في وقت يعد فيه تعليم المرأة عملا خطيرا في أفغانستان.
Sakena, Afganistan'da kadınların eğitilmesinin tehlikeli olduğu zamanlarda öğretmenlik yapıyor.アフガニスタンでは危険な仕事である 時勢に先生をしています 彼女はタリバンの標的リストに載っています
Şansım olsa, geri dönüp başka bir şekilde öğretmenlik yapmazdım.과거로 돌아가 다시 선택할 수 있다고 해도 다른 방법으로는 안 가르칠 겁니다
Şansım olsa, geri dönüp başka bir şekilde öğretmenlik yapmazdım. (Müzik)Ak by som mal možnosť, už by som sa k tradičnému učeniu nevrátil.
Şansım olsa, geri dönüp başka bir şekilde öğretmenlik yapmazdım. (Müzik)Ich würde nie wieder auf eine andere Art unterrichten, wenn ich die Wahl hätte.
Şansım olsa, geri dönüp başka bir şekilde öğretmenlik yapmazdım. (Müzik)اذا كان لدي الخيار لن اعود للتعليم سوى بهذه الطريقة
Şansım olsa, geri dönüp başka bir şekilde öğretmenlik yapmazdım. (Müzik)私が最初にカーンアカデミーのことを聞いたとき、最大の魅力は
Şansım olsa, geri dönüp başka bir şekilde öğretmenlik yapmazdım.Nie wróciłbym do innej metody nauczania.
Şansım olsa, geri dönüp başka bir şekilde öğretmenlik yapmazdım.Non tornerei ad insegnare tradizionalmente se dovessi scegliere.