öğretmek ile cümle

öğretmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kuran, kesin bir dille Allah'tan başka bir tanrının olmadığını ve Allah'ın çocuk edinmediğini öğretmektedir.И не достоен кроме Него ни единый как Бог почитаться, ибо и впрямь Он Сын Божий.
English Club TV İngilizce öğretmek için kurulan bir eğitim kanalıdır.English Club TV Channel — образовательный телеканал для тех, кто изучает английский язык.
Daha sonra Vali, Meghan'a nasıl satranç oynanacağını öğretmektedir.В это время отец научил Юрия играть в шахматы.
Amacı Aang'e toprak bükmeyi öğretmektir.تصبح معلمة آنج لتسخير الأرض..
Amacı Aang'e toprak bükmeyi öğretmektir.Ela quem ensina Aang a dobra d'água.
Mesleğini çok ciddiye alır ve en büyük amacı çocuklara elinden geldiğince çok şey öğretmektir.É bastante orgulhoso de si e tenta fazer com que seus filhos se assemelhem o máximo possível com ele.
Daha sonra Vali, Meghan'a nasıl satranç oynanacağını öğretmektedir.Mais tarde, Governador está ensinando Meghan como jogar xadrez, quando Lilly revela que David morreu.
Maria'ya İngilizce öğretmek zorundayım.Eu tenho que ensinar inglês para a Mary.
Amaç, “Türk diye anılan bütün kavimlerin mâzisi, hâli ve eserlerini öğrenmek ve öğretmek”tir.Hij zegt hier <<Gaat en onderwijst alle volkeren>>.
Amacı Aang'e toprak bükmeyi öğretmektir.Zij is ook degene die Aang leert Aardesturen.
İbn Battuta'ya göre geldiğinde, Hanefi ögretisini öğretmekte olan bir medrese bulunmaktaydı.In Bad Bentheim hoopten zij genezing te vinden voor hun voetjicht (podagra).
Size memnuniyetle ve bedava Almanca öğretmek isterim.Ik wil u graag en gratis Duits leren.
Birçok söylevcinin tersine söylevi gerçeği öğretmekten çok gerçeği açığa çıkarmak olarak gördü.Wśród tylu sprzecznych informacji trudno odróżnić prawdę od fałszu.
Kuran, kesin bir dille Allah'tan başka bir tanrının olmadığını ve Allah'ın çocuk edinmediğini öğretmektedir.Haver ock låtit sig lära av Börta förakta Guds ord och haver ingen mening med Guds ords hörande.
Mesleğini çok ciddiye alır ve en büyük amacı çocuklara elinden geldiğince çok şey öğretmektir.Jag är ärlig mot mig själv och jag gör mitt bästa och riktigaste kraftansträngningar i skolarbetet.
Kadın erkek herkesin ödevi, Emri tebliğ etmek ve öğretmektir.Mannens roll är att leda och undervisa, kvinnans att vårda och inspirera.
1927'de École Normale Supérieure'de İngilizce öğretmek üzere Paris'e taşındı.Han undervisade i engelska vid École Normale Supérieure i Paris under 1928–1929.
English Club TV İngilizce öğretmek için kurulan bir eğitim kanalıdır.English Club TV Channel — освітній телеканал для тих, хто вивчає англійську мову.
Bunun yanında Ulusal Esperanto Dernekleri, Esperanto öğretmek için sürekli olarak kurslar düzenler.Там теж постійно відбувалися курси есперанто.
Mesleğini çok ciddiye alır ve en büyük amacı çocuklara elinden geldiğince çok şey öğretmektir.Вона цікавиться людьми і намагається дізнатися про них якомога більше.
Orff çocuklara müzik öğretmek için özel bir eğitim yöntemi geliştirmiştir.Orffovy nástroje zvláštním způsobem podporují cíle Musik für Kinder.
Yaratmak, öğretmek anlamları vardır.Rolul lui este de a comunica învățături.
Dahası, bizim inanışlarımızı O'nun seçilmiş korsan kostümünü giymeden öğretmek saygısızlıktır.Továbbá, tiszteletlenség az Ő tanait a nem őáltala előírt ruhában előadni, ami persze kalózmaskara.
Bişr-i Hâfî bütün ömrünü ilim öğrenmekle ve öğretmekle geçirdi.Jotkut omistavat koko elämänsä sen opettelulle ja harjoittelulle.
Amacı Aang'e toprak bükmeyi öğretmektir.Näin hänelle opettaa lokkivanhin Tšiang.
Amacı Aang'e toprak bükmeyi öğretmektir.Μαθαίνει στον Άανγκ το γαιοδάμασμα.
Ayrıca, İngilizce öğretmek için bir diploma aldı.Επίσης έχει πτυχίο διδασκαλίας της Αγγλικής γλώσσας.
Kuran, kesin bir dille Allah'tan başka bir tanrının olmadığını ve Allah'ın çocuk edinmediğini öğretmektedir.Ia mengajarkan bahwa tidak ada sesuatu pun yang wujud kecuali Tuhan.
Amacı Aang'e toprak bükmeyi öğretmektir.Ia turut serta dalam petualangan Aang untuk mengajarinya ilmu pengendalian tanah.
Bişr-i Hâfî bütün ömrünü ilim öğrenmekle ve öğretmekle geçirdi.Roehana menghabiskan waktu sepanjang hidupnya dengan belajar dan mengajar.
Bölümde, Peter Griffin, kızı Meg'e araba kullanmayı öğretmektedir.Di situ, Trump melecehkan anak Peter, Meg Griffin.
Babası ona Latince öğretmek istiyordu ancak matematiğe olan ilgisini ve yatkınlığını görünce bundan vazgeçti.父親はまずラテン語を教えたが、数学の素質を見抜くと止めた。
Amaçlarından biri de köylülerin alternatif tarım tekniklerini öğretmekti.彼はまた、農民に新しい技術を教えている。
Bişr-i Hâfî bütün ömrünü ilim öğrenmekle ve öğretmekle geçirdi.これを生涯大切にし、また自分の教えを通して人に伝えた。
Iwalewahaus'un görevi, günümüz Afrika kültürünü araştırmak, belgelemek ve öğretmektir.伊瓦連瓦屋的宗旨是研究、记录、传授现代非洲文化。
Bu özel elişlerini küçükten çocuklara öğretmek için özel dantelcilik okulları açıldı.因此她要求設立針對這些被折磨兒童的特別學校。
Dahası, bizim inanışlarımızı O'nun seçilmiş korsan kostümünü giymeden öğretmek saygısızlıktır.‘그분’께서 선택하신 복장인 해적 의상을 입지도 않고 그분의 말씀을 전하는 것은 무례한 짓이다.
Dahası, bizim inanışlarımızı O'nun seçilmiş korsan kostümünü giymeden öğretmek saygısızlıktır.אין זה מכובד ללמד את תורת המפלצת מבלי ללבוש את התלבושת הנבחרת של המפלצת, לבוש פיראטי הולם.
Brahmanların görevi ise; kutsal yazıları öğrenmek ve öğretmektir.הלימודים המסורתיים כללו לימודי עברית, לימודים של כתבי הקודש ולימודי קרוא וכתוב.
Kuran, kesin bir dille Allah'tan başka bir tanrının olmadığını ve Allah'ın çocuk edinmediğini öğretmektedir.Ла иллаха Илла Аллах – литературното значение – Няма друг бог освен Аллах (Богът).
Amacı çocuklara ormanların önemini öğretmektir.Предназначението на книгата е да образова децата за евреите.
Killa Hakan Almanya'da Workshop'lar vererek Rap müziği ile hayata tutunmayı öğrencilerine öğretmektedir.Кила Хакан провежда семинари в Германия и обучава учениците си как да държат на живота с рап музиката.
Bunlardan bazıları şunlardır: Para karşılığı Kur'an tilavet etmek veya öğretmek.To su sijela na kojima jedan dio poznavatelja Kur'ana čita ili recitira, a ostali slušaju i na taj način uče.
Onlar birkere buluşmuşlardır, ama o sadece ona bir şeyler öğretmek için gitmiştir.Čeprav je imela samo eno struno, se je učil igrati nanjo.
25 sayfalık resimli kitabı öğretmek için bu metindeki 75 maddeyi söyleyin.25페이지짜리 그림책을 가르치는데 목록에 75가지 위험한 물건이 나오네요.
25 sayfalık resimli kitabı öğretmek için bu metindeki 75 maddeyi söyleyin.Cam asta spun cele 75 de puncte din programa pentru predarea unei cărţi de 25 de pagini cu poze.
25 sayfalık resimli kitabı öğretmek için bu metindeki 75 maddeyi söyleyin.Dite 75 oggetti in questo testo per insegnare un libro illustrato di 25 pagine.
25 sayfalık resimli kitabı öğretmek için bu metindeki 75 maddeyi söyleyin.Een handleiding van zo'n 75 items om een plaatjesboek van 25 pagina's uit te leggen.
25 sayfalık resimli kitabı öğretmek için bu metindeki 75 maddeyi söyleyin.Fortæl 75 emner i dette script til at undervise en 25-siders billedbog.
25 sayfalık resimli kitabı öğretmek için bu metindeki 75 maddeyi söyleyin.Há 75 itens neste documento para ensinar um livro de imagens com 25 páginas.
25 sayfalık resimli kitabı öğretmek için bu metindeki 75 maddeyi söyleyin.Il y a 75 points dans ce script pour enseigner un livre d'images de 25 pages.
25 sayfalık resimli kitabı öğretmek için bu metindeki 75 maddeyi söyleyin.Katakan 75 hal dalam kurikulum ini untuk mengajarkan buku bergambar setebal 25 halaman.
25 sayfalık resimli kitabı öğretmek için bu metindeki 75 maddeyi söyleyin.Mencionar 75 puntos de este guion para enseñar un libro ilustrado de 25 páginas.
25 sayfalık resimli kitabı öğretmek için bu metindeki 75 maddeyi söyleyin.Mondj el 75 dolgot ahhoz, hogy megtaníts egy 25 oldalas képeskönyvet.
25 sayfalık resimli kitabı öğretmek için bu metindeki 75 maddeyi söyleyin.Nói rằng 75 mục trong chương trình này để dạy một quyển sách bằng hình có 25 trang.
25 sayfalık resimli kitabı öğretmek için bu metindeki 75 maddeyi söyleyin.Powiedzmy 75 punktów w scenariuszu, by opracować 25-stronicową książkę z obrazkami.
25 sayfalık resimli kitabı öğretmek için bu metindeki 75 maddeyi söyleyin.Řekněte 75 položek v těchto osnovách, abyste prošli 25stránkovou obrázkovou knihu.
25 sayfalık resimli kitabı öğretmek için bu metindeki 75 maddeyi söyleyin.Sage 75 Gegenstände in diesem Skript um ein 25 seitiges Bilderbuch zu erklären.
25 sayfalık resimli kitabı öğretmek için bu metindeki 75 maddeyi söyleyin.Ungefär 75 skrivna punkter för att lära ut en 25-sidors bilderbok.
25 sayfalık resimli kitabı öğretmek için bu metindeki 75 maddeyi söyleyin.Vymenujte 75 slov na tomto zozname, aby ste naučili 25 stranovú obrázkovú knižku.

İlgili Sayfalar