öğretmek ile cümle

öğretmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ebeveynlerimiz cahiller ve biz onlara okuma yazma öğretmek istiyoruz.Наши родители неграмотны, и мы хотим научить их читать и писать.
Ebeveynlerimiz cahiller ve biz onlara okuma yazma öğretmek istiyoruz.Родителите ни са неграмотни и искаме да ги научим да четат и да пишат.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.Arra az estre, ha meg akarnánk tanítani valakit programozni, gyereket, felnőttet, bárkit.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.Así que si quieren enseñar a alguien a programar, niños, adultos, a quien sea.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.Dacă vrei să înveți pe cineva cum să programeze, copil, adult, nu contează --
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.Dus als je iemand wilt leren programmeren, kind, volwassene, maakt niet uit.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.Jadi jika Anda ingin mengajari seseorang bagaimana memprogram, anak-anak, orang dewasa, siapapun.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.그래서 여러분이 이것들을 어떻게 프로그래밍 하는지 누군가에게 가르치려 한다면 그것이 어린이든, 성인이든지 간에
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.Nên nếu bạn muốn dạy ai đó cách lập trình, trẻ con, người lớn, bất kể cái gì.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.Quindi se volete insegnare a qualcuno come si programma, bambino, adulto, non importa...
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.Se quisermos ensinar programação a alguém, crianças, adultos, quem quer que seja.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.Si vous voulez enseigner la programmation à quelqu'un, enfant, adulte, peu importe.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.Takže kdybyste chtěli někoho naučit programovat, dítě, dospělého, můžete cokoli.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.Takže keby ste chceli niekoho naučiť programovať, dieťa, dospelého, kohokoľvek.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.Wenn du also jemanden das beibringen willst wie man es programmiert, Kind, Erwachsener, egal was es ist.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.Więc jeżeli chcesz nauczyć kogoś jak programować, dziecko, dorosłego, kogokolwiek.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.Οπότε, εάν θέλεις να διδάξεις σε κάποιον πώς να προγραμματίσει παιδί, ενήλικο, όποιον να' ναι.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.Така че, ако искате да научите някого как да програма, дете, възрастен, който и да е.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.Так что, если вы хотите научить кого-то программировать: ребёнка, взрослого, - кого угодно.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.Так що, якщо ви хочете навчити когось програмувати: дитину, дорослого, - кого завгодно.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.אז אם אתה רוצה ללמד מישהו לתכנת, ילד או מבוגר, זה לא משנה.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.لهذا إذا تريد تدريس شخص كيف يقوم بعملية البرمجة، طفل، راشد، أيا كان هو.
Eğer çocuk, yetişkin her kime programlama öğretmek istiyorsanız.子どもでも大人でも誰でも構いません これを作り出した人は
Eğitimciler ille de öğretmek zorunda değiller.Ik leerde thuis een ding: dat opvoeders niet noodzakelijkerwijs hoeven te onderwijzen.
Eğitimciler ille de öğretmek zorunda değiller.선생님이 반드시 필요하지는 않다는 것이였습니다.
Eğitimciler ille de öğretmek zorunda değiller.los educadores no necesariamente tienen que enseñar.
Eğitimciler ille de öğretmek zorunda değiller.W domu nauczyłem się, że rolą wychowawców niekoniecznie jest nauczanie.
Eğitimciler ille de öğretmek zorunda değiller.שמחנכים לא צריכים בהכרח ללמד.
Eğitimciler ille de öğretmek zorunda değiller.أن المربين لا يتعين بالضرورة أن يُدَرِسوا.
Eğitimciler ille de öğretmek zorunda değiller.自ら学ぶ自然な 能力を刺激する
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.Az egész oktatás lényege az, hogy az embereket rávegye a tanulásra.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.Bistvo izobraževanja je, da se ljudje učijo.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.De bedoeling van onderwijs is om mensen te laten leren.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.Der ganze Sinn der Bildung besteht doch darin, Leute zum Lernen zu bringen.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.Edukacja ma skłonić ludzi do uczenia się.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.Hela poängen med utbildning är att personer ska lära.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.Hele pointen med uddannelse er at få folk til at lære.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.교육의 전체적인 요점은 사람들을 배우도록 장려해야 한다는 것입니다.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.La gracia de la educación es que la gente aprenda.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.La raison d"être de l"éducation est d'amener les gens à apprendre.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.Lo scopo dell'istruzione è fare in modo che la gente impari.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.Mục đích của toàn bộ nền giáo dục là khiến mọi người học hỏi.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.O objetivo da educação é conseguir que as pessoas aprendam.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.Rostul educației e ca lumea să învețe.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.Středobodem vzdělávání je donutit lidi se učit.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.Tujuan utama pendidikan adalah membuat orang belajar.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.Το όλο νόημα της εκπαίδευσης είναι να καταφέρεις να μάθουν οι άνθρωποι.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.Но ведь вся суть образования в том, чтобы люди учились.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.Уся суть освіти в тому, щоб люди навчались.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.Целият смисъл на образованието е да накара хората да се обучават.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.הטעם היחיד בחינוך הוא לגרום לאנשים ללמוד.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.بيت القصيد من التعليم هو جعل الناس تتعلم.
Eğitimin tek amacı, insanlara bir şeyler öğretmek.私の古い友人で 実際すごく古く—
Evde öğrendiğim şeylerden biri şu kavramdı: Eğitimciler ille de öğretmek zorunda değiller.Satu hal yang saya bawa dari rumah saya adalah paham bahwa para pengajar tidak harus sekedar mengajar.
Evde öğrendiğim şeylerden biri şu kavramdı: Eğitimciler ille de öğretmek zorunda değiller.Takže jedna z věcí, které jsem si z domova odnesl, je toto přesvědčení, že pedagogové nemusí nutně vyučovat.
Evde öğrendiğim şeylerden biri şu kavramdı: Eğitimciler ille de öğretmek zorunda değiller.Una lezione che ho imparato da casa è il concetto che gli educatori non devono necessariamente insegnare.
Evde öğrendiğim şeylerden biri şu kavramdı: Eğitimciler ille de öğretmek zorunda değiller.Un lucru cu care am rămas de acasă e această noțiune că educatorii nu trebuie neapărat să predea.
Evde öğrendiğim şeylerden biri şu kavramdı: Eğitimciler ille de öğretmek zorunda değiller.Z domu som si odniesol myšlienku, že učitelia nemusia nutne učiť.
Evde öğrendiğim şeylerden biri şu kavramdı: Eğitimciler ille de öğretmek zorunda değiller.Ένα πράγμα που πήρα από το σπίτι μου είναι αυτή η ιδέα ότι οι εκπαιδευτές δεν είναι απαραίτητο να διδάσκουν.
Evde öğrendiğim şeylerden biri şu kavramdı: Eğitimciler ille de öğretmek zorunda değiller.Едно от нещата, които възприех от семейството си, е тази мисъл, че не е необходимо учителите да преподават.

İlgili Sayfalar