Ana içeriğe geç
Sözlük

öğretilme ile cümle

öğretilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Onlar öğretilmeden yapmayı öğrenirler.They learn to do without being taught.
Çocuklara gerçeği konuşmak öğretilmeli.Children should be taught to speak the truth.
Çocuklara yalan söylememek öğretilmelidir.Children should be taught not to tell lies.
Çocuklara paylaşmak öğretilmeli.Children should be taught to share.
Ona öğretilmeyen şeyi bilmediği için onu suçlayamazsınız.You can't blame her for not knowing what she hasn't been taught.
Tom'a bir ders öğretilmesi gerekiyordu.Tom needed to be taught a lesson.
Ona konuşma öğretilmedi.It did not teach her to speak.
Çocuklara sofra adabının öğretilmesi önemlidir.It's important to teach children proper table manners.
Çocuklar dili öğretilmeden öğrenirler.Children learn language without being taught.
Çocuklar konuşmayı öğretilmeden öğrenirler.Children learn to talk without being taught.
Bu okullarda öğretilmelidir.This should be taught in schools.
Buradaki tüm dersler Fransızca olarak öğretilmektedir.All classes here are taught in French.
Leh dilinin, tarihinin ve Katolikliğin araştırılması, öğretilmesi yasaklandı.Research and teaching of the Polish language, of Polish history or of Catholicism were forbidden.
Şarkılar da oyunlaştırılarak öğretilmektedir.Singing is also taught here.
Umarım bu teorinin öğrencilerinize öğretilmesinin önemini anlatabildim.He appreciated the importance of this practical teaching for students.
Butler Kanunu'na göre, Tennessee bölgesindeki okullarda Evrim Teorisi'nin öğretilmesi yasaktı.The Butler Act had prohibited the teaching of evolution in public schools in Tennessee.
Ancak, assembly dili pek çok Bilgisayar Bilimi programlarında hâlâ öğretilmektedir.Assembly language is still taught in most computer science and electronic engineering programs.
Siyonist aktiviteler, Yahudi okullarda İbranice ve Yahudi tarihi öğretilmesi yasaklandı.Zionist activities were banned, as was the teaching of Jewish history and Hebrew in Jewish schools.
Medreselerde, nakli ve akli bilimler öğretilmekteydi.He lacked trained scientists and equipment.
Okulda Türkçe, İngilizce, Kırım Tatarcası ve Fransızca öğretilmektedir.Turkish, English, Crimean Tatar, and French are taught at the school.
Birçok diploma programları ve uzmanlıklar İngilizce olarak öğretilmektedir.Some degree courses and various specialisations are taught in English.
Kendilerine, yardım etmesini, sorulan şeyin öğretilmesini, dilediler.They brought help but frightened even those they had come to help".
Çünkü inanıyoruz ki matematik, her şey gibi uygulamalı öğretilmelidir. İşte yaptığımız şey de bu.So here's what we do.
Ve henüz hiçbirimize öğretilmeyen bir yetenek bu.And yet it's a skill that none of us are taught.
Bu okullarda öğretilmeli.This should be taught in schools.
Okullarda size sorunlarınızı çözmenize yardımcı olacak düşünme yöntemleri öğretilmemektedir.There's not enough in schools that give you a way of thinking so you can solve problems.
Kılavuza ihtiyacımız var, öğretilmeye ihtiyacımız var.And so we need guidance and we need didactic learning.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.Another thing that helped me as a little kid is, boy, in the '50s, you were taught manners.
Bakanlık ile üniversite, Avrupa değerlerinin öğretilmesi ve işlenmesinde birlikte çalışacak.Together, the ministry and the university will work to teach and cultivate European values.
Muhalefet, Sırpça ve Karadağca'nın okullarda eşit düzeyde öğretilmesini istiyor. [Reuters]The opposition wants Serbian and Montenegrin to be taught equally in schools. [Reuters]
Bu yetimhanedeki çocuklara yoğun bir biçimde Stalin'in ideolojisi öğretilmektedir.He becomes mesmerized by a new kid, Isak, a beautiful and charismatic boy.
Kilise hukuku çalışmaları içinse Latince gerekmektedir ve Enstitüde Latince öğretilmektedir.For canon law students, Latin is required and taught.
Dünya Savaşı sırasında Esperanto'nun Alman savaş esiri kamplarında öğretilmesine izin verilmedi.The teaching of Esperanto was not allowed in German prisoner-of-war camps during World War II.
Günümüzde İngilizce ve Rusça ikinci veya üçüncü dil olarak öğretilmektedir.Today English and Russian are taught as second or third languages.
2006'da Giertych, okullarda yaratılışçılığın öğretilmesini savunduğu suçlamasını [1] çürüttü.In 2006, Giertych rebutted the accusation[1] that he advocated teaching creationism in schools.
Dil şu anda bazı ilkokullarda öğretilmektedir. [1]The language is currently taught in some primary schools.[28]
Ichigo’ya hiçbir zaman resmen kidō öğretilmemiştir.Nüßlein war keine förmliche Anklageschrift ausgehändigt worden.
Umarım bu teorinin öğrencilerinize öğretilmesinin önemini anlatabildim.Das Meiste, was sie über das Unterrichten gelernt habe, hätten sie ihre Schüler gelehrt.
Şarkılar da oyunlaştırılarak öğretilmektedir.Es ist möglich, ihnen Kunststücke beizubringen.
1984 yılından beri okullarda öğretilmektedir.Il est régulièrement enseigné à l'école depuis 1984.
Leh dilinin, tarihinin ve Katolikliğin araştırılması, öğretilmesi yasaklandı.L'étude et l'enseignement du polonais, ainsi que l'histoire du catholicisme, sont eux aussi interdits.
İngilizce 2. yabancı dil olarak öğretilmektedir.L'anglais est enseigné comme langue étrangère dans le secondaire.
Çocuklara yalan söylememek öğretilmelidir.Se debería enseñar a los niños que no hay que decir mentiras.
Özellikle piyano gibi müzik aletlerini çocuklara öğretilmekte ve onlar için halk oyunları gösterilirdi.In primo luogo il museo insegna la Shoah, particolarmente ai giovani.
"Kaydırılan ölçek" yöntemi, büyük ölçüde eleştirilmiş olmasına rağmen, hala geniş çapta öğretilmektedir.La sua teoria, seppur modificata leggermente, è ancora largamente accettata nella comunità scientifica.
S.Radhakrishnan da Gayatri mantranın her kasttan erkek ve kadınlara öğretilmesini teşvik etmiştir.В своих писаниях С. Радхакришнан поощрял обучение Гаятри-мантре мужчин и женщин всех каст.
Ayrıca İngilizce ve Rusça da öğretilmektedir.Кроме того преподаются английский и русский языки.
Umarım bu teorinin öğrencilerinize öğretilmesinin önemini anlatabildim.Свою теорию Тесля преподаёт студентам.
1984 yılından beri okullarda öğretilmektedir.С 1980-х изучается в школах.
Bu seriler genellikle çocuklara hayattaki doğru yolda kalmaları öğretilmektedir.هذه القصص غالبا ما تكون أخلاقية، وتعلم الأطفال كيفية البقاء على الطريق الصحيح في الحياة.
Daha sonra bu “Fermi metodu” olarak öğretilmeye başladı.هذا وسيتم اختبار طبقة "بحرية" في وقت لاحق.
1964-1965 yılından itibaren ise yabancı dil olarak Fransızcanın yanı sıra İngilizce de öğretilmeye başlandı.Sinds 1945 heeft het Frans als wereldtaal echter veel terrein verloren, vooral aan het Engels.
Umarım bu teorinin öğrencilerinize öğretilmesinin önemini anlatabildim.Han förklarar senare liknelsens betydelse för sina lärjungar.
1984 yılından beri okullarda öğretilmektedir.Od roku 1984 vyučuje na několika univerzitách.
Üniversitelerde bu konu ileri düzey lisans öğrencilerine öğretilmektedir.Länsimaissa opetetaan lähinnä näiden ylempien tasojen harjoituksia.
İngilizce 2. yabancı dil olarak öğretilmektedir.Espanjaa opetetaan laajalti toisena kielenä.
Resmî dil olmadığı pek çok ülkede de yabancı dil olarak öğretilmektedir.Η χώρα αναγνωρίζει επίσης πολλές ανεπίσημες γλώσσες.
İngilizce 2. yabancı dil olarak öğretilmektedir.Fremmedspråk foruten engelsk omtales som 2. fremmedspråk.
Ichigo’ya hiçbir zaman resmen kidō öğretilmemiştir.Kongeloven ble aldri formelt bekreftet på Island.
Umarım bu teorinin öğrencilerinize öğretilmesinin önemini anlatabildim.Ilmu itu ia ajarkan kepada murid-muridnya.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod