öğrenmeye ile cümle
öğrenmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Yüz yüze : Bu kısım ise öğrenmeye yönelik daha ileri basamakları kapsamaktadır.Dispone degli attributi di sat (essere), cit (coscienza) e ānanda (beatitudine).
Erik Mongrain, 14 yaşında gitarı kendi kendine öğrenmeye başladı.Erik Mongrain ha imparato a suonare la chitarra da autodidatta all'età di 14 anni.
Bitkiyle ilgili çalışmaları onu farmakoloji'nin temelleri ve mikroskop'un kullanımını öğrenmeye yöneltti.Il suo interesse verso le piante lo portò allo studio della farmacologia ed all'uso del microscopio.
Dokuz yaşından itibaren Latince, Antik Yunan ve Fransızca öğrenmeye başladı.All'età di nove anni iniziò i suoi studi di greco, latino e francese.
Ne sakladığını öğrenmeye çalışır.Sembra nascondere qualcosa.
En azından öğrenmeye çalışmalıdır.Si può apprendere ad apprendere.
O da, hemen İngilizce öğrenmeye koyuldu.Venne quindi inviato in Inghilterra per apprendere la lingua inglese.
Kataloglama işi için Çince öğrenmeye başladı.Per questa ragione, comincia lo studio della lingua cinese.
Yeğen bu kültün babası için neden bu kadar çekici geldiğini öğrenmeye başlıyor.La zia, finalmente, si rende conto di quanto importante sia diventata per lei la nipote.
Esperanto öğrenmeye başladım.Я начала учить эсперанто.
Öğrenmeye başlıyoruz.Мы начинаем учиться.
2004 yılında, Super Junior'dan Siwon ile birlikte, Pekin'e Çince öğrenmeye gönderildi.В 2004 году вместе с Шивоном из Super Junior Хеён отправили на изучение китайского в Пекин.
Erik Mongrain, 14 yaşında gitarı kendi kendine öğrenmeye başladı.Эрик Монгрейн начал самостоятельное изучение игры на гитаре в возрасте 14 лет.
Bitkiyle ilgili çalışmaları onu farmakoloji'nin temelleri ve mikroskop'un kullanımını öğrenmeye yöneltti.Работа с растениями позволила ему узнать основы фармакологии и научиться пользоваться микроскопом.
Wittek burada Türkçe öğrenmeye başladı.Здесь Хурган начал учить японский язык.
Fransızca öğrenmeye başladı.Начинает изучать французский.
En azından öğrenmeye çalışmalıdır.А научиться придётся.
Sürekli araştırır, ve yeni şeyler öğrenmeye çalışırlar.Они постоянно исследуются и развиваются, и ведется поиск новых.
Çoduraa Tumat, hömey sanatını çocukluktan beri öğrenmeye başlamıştır.Изобразительное искусство начал изучать с раннего детства.
Jane zaman geçtikçe teyzesinin sırlarını öğrenmeye başlar.Постепенно открывает Джен тайну её происхождения.
Ne sakladığını öğrenmeye çalışır.Он просит Холмса выяснить, что она скрывает.
Okul çağındaki çocuklarda yatışma yan etkisinin sınıfta öğrenmeye etkileri olmaktadır.Для детей школьного возраста седативные побочные эффекты могут повредить обучению в классе.
Yeğen bu kültün babası için neden bu kadar çekici geldiğini öğrenmeye başlıyor.Мэри спрашивает у отца сможет ли он ужиться с таким зятем?
Mesela İngilizce öğrenmeye başladım.Стал давать уроки английского языка.
Fransızca öğrenmeye başladı.وبدأ تعلم اللغة الفرنسية.
Batı edebiyatını öğrenmeye başladı, ilgisi nesre yöneldi.وبدأ بتعلم الأدب الغرب، واتجه اهتمامه للنثر.
Öğrenmeye hazır olma istekliliği yaratır.النتيجة هي كونٌ مُعدٌّ للاكتشاف.
Sürekli kahramanlarımızın sırrını öğrenmeye çalışmaktadır.وهي دائما على بينة من خطط اخويها.
2004 yılında, Super Junior'dan Siwon ile birlikte, Pekin'e Çince öğrenmeye gönderildi.في عام 2004، أرسلت مع تشوي شي وون المغني في فرقة سوبر جونيور، لدراسة اللغة الصينية في بكين.
Her ikisi de birbirlerinin hareketlerini önceden öğrenmeye çalışırdı.و حاول معرفة كيفية عملهم جميعا مع بعضهم البعض .
E-öğrenme, sınıftaki öğrenmeye alternatif bir öğrenme biçimidir.التعلم الذاتي هو السمة الثالثة للتعلم مدى الحياة.
Çoduraa Tumat, hömey sanatını çocukluktan beri öğrenmeye başlamıştır.تفتقت لديه موهبة الرسم وبدأ بصرف جُل انتباهه نحو الفنون التشكيلية منذ طفولته.
Hayatında daha önce gitarı ne görmüş ne duymuş olan Son, gitar çalmayı öğrenmeye karar verir.خلال سنواته الأولى درست الموسيقى لنفسه و تعلمت أن يعزف الغيتار.
Tom, Fransızca öğrenmeye geçen yıl başladıبدء توم تعلم الفرنسية السنة الماضية.
Bitkiyle ilgili çalışmaları onu farmakoloji'nin temelleri ve mikroskop'un kullanımını öğrenmeye yöneltti.Seu interesse por plantas o introduziu às bases da farmacologia e o uso do microscópio.
Bu sırada Arapça öğrenmeye başladı.Nesse período ele aprendeu a falar árabe .
Ne sakladığını öğrenmeye çalışır.Ele tenta esconder o que aconteceu.
Moskova'ya gittikten sonra Rusça öğrenmeye başladı.Como não a entende, vai começar a aprender russo.
Erik Mongrain, 14 yaşında gitarı kendi kendine öğrenmeye başladı.Erik Mongrain aprendeu violão aos 14 anos de idade.
En azından öğrenmeye çalışmalıdır.Mas eu penso que tu deves tentar.
Ayrıca Almanca öğrendi ve sonradan yararlı olduğunu düşündüğü dil olan Fransızca’yı öğrenmeye başladı.Ela também aprendeu alemão e tornou-se fluente em francês, idioma que mais tarde seria útil.
Bu olaydan sonra Lujin satranç öğrenmeye karar verir.O jogo será apresentado a seguir na notação algébrica do xadrez.
Harry, Hogwarts'ta büyüler öğrenmeye başlar ve geçmişi ve ailesi hakkındaki gerçekleri keşfeder.Harry começa a aprender magia e descobre mais sobre seu passado e os pais.
Andreas öğrenmeye delicesine aç ve çok çabuk öğreniyor.André Leonel bastante experiência e chega para somar.
Sürekli araştırır, ve yeni şeyler öğrenmeye çalışırlar.Seja curioso, leia muito, experimente coisas novas.
Dokuz yaşından itibaren Latince, Antik Yunan ve Fransızca öğrenmeye başladı.Em menos de um ano, Olga aprendeu a falar inglês e grego.
Ne sakladığını öğrenmeye çalışır.Iets te weten komen wat verborgen werd gehouden.
Kataloglama işi için Çince öğrenmeye başladı.Hij begon aan een studie om het Chinees te leren beheersen.
Karjakin satrancı beş yaşındayken öğrenmeye başlamıştır.Hij leerde schaken toen hij vijf was.
Mesela İngilizce öğrenmeye başladım.Ook wordt een begin gemaakt met het aanleren van het Engels.
Wittek burada Türkçe öğrenmeye başladı.Hier begon Elisabeth de Russische taal te leren.
En azından öğrenmeye çalışmalıdır.Verlangen om te leren.
Sürekli kahramanlarımızın sırrını öğrenmeye çalışmaktadır.Ze probeert voortdurend haar collega-journalisten te overtreffen.
İsimleri öğrenmeye çalıştım. şeklinde yanıtladı.Hij bepaalde ook de eigenschappen en gaf het de naam.
Çocuk öğrenmeye ihtiyacı olduğu ve istediği için öğrenmelidir.Een vader vraagt zijn zoon wat hij worden wil, omdat hij alles heeft geleerd.
Dini bilimleri öğrenmeye Meşhed şehrinde başladı.Ik begon de religies van het Midden-Oosten te bestuderen.
Tom beni Fransızca öğrenmeye teşvik etti.Tom moedigde me aan om Frans te leren.
O da, hemen İngilizce öğrenmeye koyuldu.Następnie wysłany został do Anglii w celu nauki języka angielskiego.
Sürekli araştırır, ve yeni şeyler öğrenmeye çalışırlar.Szukam i próbuję ciągle nowych rzeczy.
Bitkiyle ilgili çalışmaları onu farmakoloji'nin temelleri ve mikroskop'un kullanımını öğrenmeye yöneltti.Zapoznał się z podstawami farmakologii i używaniem mikroskopu.