öğrenmek ile cümle
öğrenmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
22 yaşında Londra’ya 7 ay süreyle İngilizce öğrenmek için gitti.22세 때 목각 기술을 연마하기 위해 독일 베를린으로 가서 6년간 주경야독했다.
Toprak elementini öğrenmek üzere yola çıkarlar.그들은 암흑 물질의 본질을 이해하기 위한 연구를 시작하기도 하였다.
Lois de Lex'in malikanesine, ne işler döndüğünü öğrenmek için gider.북방에서 돌아온 클레어 일행을 환대하며, 라키에 대한 정보를 가르쳐 준다.
Savaş komutasını öğrenmek için oradadır.또한 군사 조직에서는 지휘관에게 보고한다.
Gelecek sene Çince öğrenmek istiyorum.나는 내년에 중국어를 배우고 싶다.
Gelecek yıl Çince öğrenmek istiyorum.나는 내년에 중국어를 배우고 싶다.
(Esperanto öğrenmek istiyorsun.)(ספר לימוד לשפת אספרנטו.
Ben o matematiği özellikle öğrenmek istemiyorum.הצטיינה במיוחד במתמטיקה.
22 yaşında Londra’ya 7 ay süreyle İngilizce öğrenmek için gitti.בגיל 17 נסע לפריז למשך חודש כדי ללמוד צרפתית.
On parmak öğrenmek kişiden kişiye değişmektedir.תיווך למודעותו של האדם כישות משתנה 11.
Eklenilen bir alt konuda ise Cartman, babasının gerçek kimliğini bilmiyor olabileceğini öğrenmektedir.בפרק האחרון של העונה הראשונה ביקש קרטמן לגלות את זהותו האמיתי של אביו.
Brahmanların görevi ise; kutsal yazıları öğrenmek ve öğretmektir.הלימודים המסורתיים כללו לימודי עברית, לימודים של כתבי הקודש ולימודי קרוא וכתוב.
Bir yabancı için Japonca öğrenmek kolay değildir.לא קל לזר ללמוד יפנית.
Bir yabancı için Japonca öğrenmek kolay değildir.לזרים לא קל ללמוד יפנית.
Ben o matematiği özellikle öğrenmek istemiyorum.Особено леко му се отдава математиката.
(Esperanto öğrenmek istiyorsun.)Заема се с изучаването на есперанто.
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.Тя е винаги в търсене на нещо ново, затова винаги иска да научи нови неща.
Bu kabul üzerine, Burckhardt Arapça öğrenmek amacıyla yakın doğuya gitmeyi planladı.За да се подготви за пътуването Буркхарт започва да изучава арабски език и се запознава детайлно с исляма.
Bir şeyler öğrenmek için çok meraklıdır.Много е трудно да се научи човек.
Galatasaray neden böyle bir şey yaptı bilemiyoruz ve bunu öğrenmek istiyoruz.Историците не са единодушни по въпроса какво е накарало Клеопатра да постъпи така.
Hosenfeld çok sayıda Polonyalıyla arkadaşlık kurdu ve hatta dillerini öğrenmek için çaba gösterdi.Hosenfeld se sprijateljio sa mnogim Poljacima i čak pokušao naučiti njihov jezik.
Ben o matematiği özellikle öğrenmek istemiyorum.Njega je prije svega i jedino zanimala matematika.
Kodokan veya "yolu öğrenmek için mekân" böyle kuruldu.Tako se u zemlji stvorila "afera Ranković", ili "afera prisluškivanja."
Bu tarihin altında ne olduğunu merak etti, Sema öğrenmek istedi.Chcel vedieť, čo sa skrýva pod povrchom, chcel sa naučiť anatómiu.
İşe başlamadan önce, devlet adamlarının bu konudaki fikirlerini öğrenmek istedi.Pred začetkom gradnje je želel izvedeti, kaj o tem menijo njegovi podložniki.
Ben o matematiği özellikle öğrenmek istemiyorum.V šoli se celo pri matematiki ni posebno izkazal.
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.Zmerno, a vztrajno je uveljavljalo novosti.
Sara, onun psikiyarik durumunu öğrenmek için psikiyatristini ziyarete gitti.Kristen skuša ugotoviti, kaj se ji je zgodilo na oddelku.
Nasıl öğrenmek için bir yabancı dil.Rekomenduotina gerai išmokti užsienio kalbą, kuria bus studijuojama.
Sadece öğrenmek ve bilmek yeterli değildir.Dėstyti ir aiškinti išmokti nėra sudėtinga.
Okul öğrencilerinin %25'i İngilizce öğrenmektedirler.Anglų kalbos dauguma mokinių mokosi nuo 5 klasės.
Kaligrafi öğrenmek için ABD'ye gitti.Gyvendamas JAV jis mokė hapkido.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.Būdamas 11-os, jis nusprendė išmokti visų pasaulio kalbų.
Ben o matematiği özellikle öğrenmek istemiyorum.Täpsemat matemaatilist valemit ei teata.
Jackson filmden çok hoşlandı ve Yüzüklerin Efendisi ile ilgili daha fazla şey öğrenmek istedi.Film meeldis Jacksonile ja ta soovis selle kohta rohkem teada saada.
(Esperanto öğrenmek istiyorsun.)Основной курс (Esperanto keele õpik.
Bu nedenle köpek edinmeden önce hangi ırkların ne amaçla üretildiğini öğrenmekte fayda vardır.Sellest tulenevalt tuleb enne tehismärgala ehitamist teada, milliseid aineid reovesi sisaldab.
Snapshot'un amacı hataları öğrenmek, yeni bir şeyler eklemek amacı olabilir.Goffman rõhutab, et oma vigadele tähelepanu juhtimine neid parandades võib asja hullemaks teha.
Bloom, bu konuda daha fazla şeyler öğrenmek ve Alfea Kolejine gitmek istemektedir.Bljuma soovis haridusteed jätkata ja valmistus õppima ülikoolis.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.Nendega pidevalt suheldes lootsin keelt üha enam ära õppida.
12 ila 15 yıl boyunca, sonunda bir diploma almadan veya minnet görmeden, sadece öğrenmek ister misin?Für 12 bis 15 Jahre, nur um zu lernen und ohne am Ende etwas zu bekommen.
12 ila 15 yıl boyunca, sonunda bir diploma almadan veya minnet görmeden, sadece öğrenmek ister misin?Χωρίς να παραλάβετε κάποιον τίτλο ή βαθμούς στο τέλος.
200 çarpı 1.08'in sekizinci kuvvetini öğrenmek istiyoruz.200 곱하기 1.08의 8제곱이 얼마인지 확인해 봅시다
200 çarpı 1.08'in sekizinci kuvvetini öğrenmek istiyoruz.Chcemy obliczyć 200 razy 1,08 do potęgi ósmej.
200 çarpı 1.08'in sekizinci kuvvetini öğrenmek istiyoruz.Chtěli jsme zjistit, kolik je 200 krát 1,08 na osmou.
200 çarpı 1.08'in sekizinci kuvvetini öğrenmek istiyoruz.Por eso queremos averiguar 200 veces 1.08 a la octava potencia.
200 çarpı 1.08'in sekizinci kuvvetini öğrenmek istiyoruz.So, wir wollen herausfinden, 200 mal 1.08 hoch 8 .
200 çarpı 1.08'in sekizinci kuvvetini öğrenmek istiyoruz.Искаме да изчислим 200 по 1.08 на осма степен.
Açıkçası geçmişte ne olduğunu öğrenmek hayli zor.과거에 벌이진 무언가 사건을 규명해 내는 일은 종종 극도로 어려운 작업이 되곤 합니다.
Açıkçası geçmişte ne olduğunu öğrenmek hayli zor. Son 30 yılda, devlete birden fazla işte hizmet ettim.He trabajado para el gobierno en varios puestos por 30 años.
Açıkçası geçmişte ne olduğunu öğrenmek hayli zor.На самом деле, выяснить, что же именно там произошло тогда-то довольно тяжело.
Açıkçası geçmişte ne olduğunu öğrenmek hayli zor.Що трапилось?" Дізнатись, що трапилось просто те, що трапилось в минулому часто є дуже складним.
Açıkçası geçmişte ne olduğunu öğrenmek hayli zor.حدث، هو مجرّد نوع من .. ما حدث في الماضي في كثير من الأحيان صعبٌ للغاية
Akran şiddeti çok yaygındır. Hayatta kalmayı bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorlardı.As crianças mais velhas intimidam os mais pequenos.
Akran şiddeti çok yaygındır. Hayatta kalmayı bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorlardı.Cei mai mari îi intimidează pe cei mici.
Akran şiddeti çok yaygındır. Hayatta kalmayı bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorlardı.Die älteren Kinder ärgern die kleinen.
Akran şiddeti çok yaygındır. Hayatta kalmayı bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorlardı.I bambini più grandi maltrattano quelli più piccoli.
Akran şiddeti çok yaygındır. Hayatta kalmayı bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorlardı.나이가 좀 더 많은 아이들은 어린 아이들을 괴롭힙니다
Akran şiddeti çok yaygındır. Hayatta kalmayı bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorlardı.Les enfants plus âgés tyrannisent souvent les petits.
Akran şiddeti çok yaygındır. Hayatta kalmayı bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorlardı.Mereka diganggu oleh anak-anak yang lebih tua dan mereka belajar untuk bertahan.