öğrendik ile cümle

öğrendik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Galatasaray altyapısında öğrendiklerimi aktardım.מה שנודע כקרב אלקטרז.
Dişi bireyler genelde konuşmayı öğrendiklerinde bir düzineden daha fazla kelime öğrenemez.Женските, ако въобще се научат да говорят, могат да научат не повече от десетина думи.
Okumaya, not tutmaya, dersleri dinlemeye ve öğrendiklerini tartışmaya eğilimlidirler.Възприемат по-лесно като четат, си водят записки, слушат лекции, участват в дискусии и дебати.
Her ünitenin sonunda, öğrenciler işlenen konu ile ilgili sınava girebilir ve öğrendiklerini test edebilirler.След известен период на работа, те полагат тест, който преподавателят може да провери и оцени.
Ateşten yararlanmayı öğrendikten sonra besinleri pişirmeye başladılar.Когато започнали да копаят, намерили кости.
Öğrenci öğrendiklerine dair anında dönüt alır.Učenik dolazi do znanja u bilo koje vrijeme svojim tempom.
Sirhan ifadesinde Kennedy'nin İsraile desteğini öğrendikten sonra ondan nefret etmeye başladığını teyit eder.Sirhan neskôr uviedol, že potom, čo sa dozvedel o tejto podpore, začal Kennedyho priamo nenávidieť.
Okumaya, not tutmaya, dersleri dinlemeye ve öğrendiklerini tartışmaya eğilimlidirler.Žiaci sa učia vidieť, popisovať, zaznamenávať, klásť otázky, triediť informácie a nachádzať vzťahy.
Halk şiirinden koşmayı da öğrendik.Privzel je slog ljudskega pesništva.
Okumaya, not tutmaya, dersleri dinlemeye ve öğrendiklerini tartışmaya eğilimlidirler.Preučevali smo, brali in se pogovarjali, kolikor nam je bilo mogoče.
Öğrendikleri bir anda hayatını değiştirir.Njen svet se spremeni, ko spozna Vita.
Yunanca'yı sonradan öğrendik.'Pastarojoje išmoko graikų kalbą.
Öğrenci öğrendiklerine dair anında dönüt alır.Õppija peab saama vahetut tagasisidet.
Guevara babasından satranç öğrendikten sonra 12 yaşından itibaren yerel turnuvalara katılmaya başladı.Oma isa käest õppis Guevara selgeks malemängu ja alates 12. eluaastast osales ta kohalikel turniiridel.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.우리는 우리가 받는 고통을 페이스북에 쓰도록 배웠고 간편하게 140자 이내로 말합니다.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.140文字以下でサラっと 言うことに慣れました しかし効率以外の面は どうでしょうか?
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Abbiamo imparato a raccontare il nostro dolore su Facebook, e parliamo velocemente in 140 caratteri o meno.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Aprendimos a poner nuestro dolor diariamente en Facebook y a hablarnos rápidamente en 140 caracteres o menos.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Co to tentokrát udělat nejen kvůli efektivitě?
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Facebook e jurnalul durerilor noastre și ne exprimăm rapid, în numai 140 de caractere.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Maar als het nu eens niet over efficiëntie ging?
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Naučili sme sa vylievať si city na Facebooku a pohotovo sa vyjadrujeme v 140 alebo aj v menej znakoch.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Naučili smo se svoje bolesti zaupati Facebooku in naglo izražati v 140 znakih ali manj.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Nauczyliśmy się pisać o bólu na Facebooku i wyrażamy się zwięźle w 140 znakach, albo mniej.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Vi har lært at dele vores smerter på Facebook, og vi bruger ikke mere end 140 tegn.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Έχουμε μάθει να καταγράφουμε τον πόνο μας στο Φέισμπουκ, και ομιλούμε λακωνικά σε 140 χαρακτήρες ή λιγότερο.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Ние научихме да използваме Facebook като дневник за нашата болка и ние говорим бързо в 140 знака или по-малко.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.למדנו לתעד את כאבינו ב"פייסבוק", ואנו מדברים בזריזות, ב-150 תווים או פחות.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.فقد تعلمنا بأن نقوم بتدوين مذكراتنا اليومية وآلامنا على الفيسبوك وأن نتكلم بسرعة باستخدام 140 حرفاً أو أقل
Ailemde bu konuda şanslı olduğumuzu düşünüyorum, çünkü tasarımı tersten öğrendik.E credo che nella nostra famiglia siamo stati molto fortunati. Perché abbiamo imparato il design all'inverso.
Ailemde bu konuda şanslı olduğumuzu düşünüyorum, çünkü tasarımı tersten öğrendik.Ich denke in meiner Familie hatten wir sehr viel Glück. Weil wir Design rückwärts gelernt haben.
Ailemde bu konuda şanslı olduğumuzu düşünüyorum, çünkü tasarımı tersten öğrendik.Ik denk dat wij in onze familie veel geluk hadden, omdat wij achterstevoren over design leerden.
Ailemde bu konuda şanslı olduğumuzu düşünüyorum, çünkü tasarımı tersten öğrendik.I myślę, że moja rodzina miała szczęście, bo uczyliśmy się o designie w przewrotny sposób.
Ailemde bu konuda şanslı olduğumuzu düşünüyorum, çünkü tasarımı tersten öğrendik.우리 가족은 매우 운이 좋았던 것 같습니다. 우리는 디자인의 이면에 대해 배웠기 때문입니다.
Ailemde bu konuda şanslı olduğumuzu düşünüyorum, çünkü tasarımı tersten öğrendik.Și cred că noi în familie am fost foarte norocoși. Pentru că noi am învățat despre design pe dos.
Ailemde bu konuda şanslı olduğumuzu düşünüyorum, çünkü tasarımı tersten öğrendik.Và tôi nghĩ trong gia đình mình, chúng tôi đã rất may mắn, bởi chúng tôi đã học về hậu trường thiết kế.
Ailemde bu konuda şanslı olduğumuzu düşünüyorum, çünkü tasarımı tersten öğrendik.Y creo que en nuestra familia fuimos muy afortunados. Porque aprendimos sobre diseño al revés.
Ailemde bu konuda şanslı olduğumuzu düşünüyorum, çünkü tasarımı tersten öğrendik.Мисля, че в нашето семейство имахме голям късмет. Защото учихме дизайн отзад напред.
Ailemde bu konuda şanslı olduğumuzu düşünüyorum, çünkü tasarımı tersten öğrendik.Поэтому, я думаю, в нашей семье мы все - счастливчики, потому что нам были знакомы кулисы дизайна.
Ailemde bu konuda şanslı olduğumuzu düşünüyorum, çünkü tasarımı tersten öğrendik.ואני חושב שבמשפחה שלי אנחנו היינו ברי מזל. מכיוון שלמדנו על עיצוב בצורה הפוכה.
Ailemde bu konuda şanslı olduğumuzu düşünüyorum, çünkü tasarımı tersten öğrendik.وأعتقد أننا في عائلتنا كنا محظوظين للغاية. لأن تعلمنا عن التصميم الى الخلف.
Ailemde bu konuda şanslı olduğumuzu düşünüyorum, çünkü tasarımı tersten öğrendik.デザインを後ろ向きに勉強できたからです デザインは他のものではない
Ama öğrendik ki, hareket eden bir şarj kuvvet manyetik alan, ve bir vektör miktarı eşittir하지만 우리는 자기장 내에서 움직이는 전하에 걸리는 힘(벡터양)은
Ama öğrendik ki, hareket eden bir şarj kuvvet manyetik alan, ve bir vektör miktarı eşittirלמדנו שהכוח שמפעיל שדה מגנטי על מטען בתנועה, שהוא גודל וקטורי, שווה
Ama şimdi, türev ile bağlantılı olduğunu öğrendik.어덯게 미분값들과 연결이 되는지 알겠지요?
Ama şimdi, türev ile bağlantılı olduğunu öğrendik.Ora la vediamo come una connessione alle derivate.
Ama şimdi, türev ile bağlantılı olduğunu öğrendik.Teraz widzimy związek z pochodnymi.
Ama şimdi, türev ile bağlantılı olduğunu öğrendik.Теперь мы видим, что интеграл имеет отношение к производной.
Ancak akılları öğrendikleri metafizik, tapınaklar ve bu tür şeylerle dolu.Aber geistig sind sie primitiv und glauben metaphysische Tempel aufzubauen und so was.
Ancak akılları öğrendikleri metafizik, tapınaklar ve bu tür şeylerle dolu.Ma mentalmente,crederanno di aver fatto di aver fatto templi metafisici e tutto ciò
Ancak akılları öğrendikleri metafizik, tapınaklar ve bu tür şeylerle dolu.Mas mentalmente estão aprendendo se tem feito templos metafisicos e tudo isso.
Ancak akılları öğrendikleri metafizik, tapınaklar ve bu tür şeylerle dolu.Tapi secara mental, mereka percaya bahwa mereka telah membuat kuil metafisik dan semua itu.
Ancak bence insanlar, ancak kültürden öğrendiklerini katabiliyorlar.Aku percaya mereka hanya dapat memberikan kontribusi yang telah mereka pelajari dari budaya mereka
Ancak bence insanlar, ancak kültürden öğrendiklerini katabiliyorlar.Ich glaube das sie sich nur beteiligen, zu einem Grad den sie von ihrer Kultur gelernt haben.
Ancak bence insanlar, ancak kültürden öğrendiklerini katabiliyorlar.Wierzę, że mogą oni wnieść tylko to czego nauczyli się z kultury.
Ancak bence insanlar, ancak kültürden öğrendiklerini katabiliyorlar.Вярвам, че могат да спомогнат единствено с това, което самите те са научили от собствената си култура.
Ancak bence insanlar, ancak kültürden öğrendiklerini katabiliyorlar.異なることをすれば普通の組織には居られないだろうし、
Ancak fabrikalar faaliyetlerini nasıl hızlandıracaklarını öğrendikleri zaman그러나 이는 공장에서 공정을 전기화하는 법을 터득하던
Ancak fabrikalar faaliyetlerini nasıl hızlandıracaklarını öğrendikleri zamanאך היא מתיישבת די טוב עם המהפכה התעשייתית השנייה,
Ancak fabrikalar faaliyetlerini nasıl hızlandıracaklarını öğrendikleri zamanولكنها تتطابق جيداً مع "الثورة الصناعية الثانية"،

İlgili Sayfalar