öğrencilerin ile cümle

öğrencilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
13
ORT. KELİME
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine verdi. Hepsi bundan içti.Tomando la copa, y habiendo dado gracias, les dio; y bebieron todos de ella
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine verdi. Hepsi bundan içti.Und nahm den Kelch, dankte und gab ihnen den; und sie tranken alle daraus.
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine verdi. Hepsi bundan içti.vévén a poharat, [és] hálákat adván, adá nékik; és ivának abból mindnyájan;
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine verdi. Hepsi bundan içti.Και λαβων το ποτηριον, ευχαριστησε και εδωκεν εις αυτους, και επιον εξ αυτου παντες.
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine verdi. Hepsi bundan içti.Взе и чашата, благослови, и даде им; и те всички пиха от нея.
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine verdi. Hepsi bundan içti.И, взяв чашу, благодарив, подал им: и пили из нее все.
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine verdi. Hepsi bundan içti.І, взявши чашу, й оддавши хвалу, подав їм, і пили з неї всі.
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine verdi. Hepsi bundan içti.ויקח את הכוס ויברך ויתן להם וישתו ממנה כלם׃
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine verdi. Hepsi bundan içti.ثم اخذ الكاس وشكر واعطاهم فشربوا منها كلهم.
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine verdi. Hepsi bundan içti.又 拿 起 杯 來 、 祝 謝 了 、 遞 給 他 們 . 他 們 都 喝 了
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine verdi. Hepsi bundan içti.又 拿起 杯來 、 祝謝 了 、 遞給 他 們 . 他 們都 喝了
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.Apoi a luat un pahar, şi, după ce a mulţămit lui Dumnezeu, li l -a dat, zicînd: ,,Beţi toţi din el;
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.A vzav kalich, a díky činiv, dal jim, řka: Pijte z toho všickni.
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.A wziąwszy kielich i podziękowawszy, dał im, mówiąc: Pijcie z tego wszyscy;
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.Daarna nam Hij een beker wijn, dankte God ervoor en gaf die aan hen.
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.És vevén a poharat és hálákat adván, adá azoknak, ezt mondván: Igyatok ebbõl mindnyájan;
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.E tomando um cálice, rendeu graças e deu-lho, dizendo: Bebei dele todos;
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.Il prit ensuite une coupe; et, après avoir rendu grâces, il la leur donna, en disant: Buvez-en tous;
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.In vzame kelih, se zahvali in jim da, rekoč: Pijte iz njega vsi;
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.Ja hän otti maljan, kiitti ja antoi heille ja sanoi: "Juokaa tästä kaikki;
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.또 잔을 가지사 사례하시고 저희에게 주시며 가라사대 너희가 다 이것을 마시라
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.Ngài lại lấy chén , tạ ơn rồi , đưa cho môn_đồ mà rằng : Hết_thảy hãy uống đi ;
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.Ngài lại lấy chén, tạ ơn rồi, đưa cho môn đồ mà rằng: Hết thảy hãy uống đi;
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.Och han tog en kalk och tackade Gud och gav åt dem och sade: »Dricken härav alla;
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.Og han tog en Kalk og takkede. gav dem den og sagde: "Drikker alle deraf;
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.Og han tok en kalk og takket, gav dem og sa: Drikk alle derav!
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.Poi prese il calice e, dopo aver reso grazie, lo diede loro, dicendo: «Bevetene tutti
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.Potom vzal kalich a poďakujúc dal im so slovami: Pite z neho všetci,
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.Tomando la copa, y habiendo dado gracias, les dio diciendo: --Bebed de ella todos
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.Und er nahm den Kelch und dankte, gab ihnen den und sprach: Trinket alle daraus;
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.και λαβων το ποτηριον και ευχαριστησας, εδωκεν εις αυτους, λεγων Πιετε εξ αυτου παντες
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.И, взяв чашу и благодарив, подал им и сказал: пейте из нее все,
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.І, взявши чашу, й оддавши хвалу, подав їм, глаголючи: Пийте з неї всї;
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.ויקח את הכוס ויברך ויתן להם לאמר שתו ממנה כלכם׃
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.واخذ الكاس وشكر واعطاهم قائلا اشربوا منها كلكم.
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.又 拿 起 杯 來 、 祝 謝 了 、 遞 給 他 們 、 說 、 你 們 都 喝 這 個
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.又 拿起 杯來 、 祝謝 了 、 遞給 他 們 、 說 、 你 們都 喝 這個
Sonra bir leğene su doldurup öğrencilerin ayaklarını yıkamaya ve beline doladığı havluyla kurulamaya başladı.Kế đó , Ngài đổ Nước vào chậu , và rửa chơn cho môn_đồ , lại lấy khăn mình đã vấn mà lau chơn cho .
Sonra bir leğene su doldurup öğrencilerin ayaklarını yıkamaya ve beline doladığı havluyla kurulamaya başladı.Kế đó, Ngài đổ Nước vào chậu, và rửa chơn cho môn đồ, lại lấy khăn mình đã vấn mà lau chơn cho.
Sonra bir leğene su doldurup öğrencilerin ayaklarını yıkamaya ve beline doladığı havluyla kurulamaya başladı.이에 대야에 물을 담아 제자들의 발을 씻기시고 그 두르신 수건으로 씻기기를 시작하여
Sonra bir leğene su doldurup öğrencilerin ayaklarını yıkamaya ve beline doladığı havluyla kurulamaya başladı.Potem nalał wody do miednicy, i począł nogi umywać uczniom i ucierać prześcieradłem, którem był przepasany.
Sonra bir leğene su doldurup öğrencilerin ayaklarını yıkamaya ve beline doladığı havluyla kurulamaya başladı.Potem vlije vode v medenico in začne umivati učencem noge in otirati s prtom, ki je bil ž njim opasan.
Sonra bir leğene su doldurup öğrencilerin ayaklarını yıkamaya ve beline doladığı havluyla kurulamaya başladı.Potom nalial vody do umyváka a začal umývať nohy učeníkov a utierať zásterou, ktorou bol opásaný.
Sonra bir leğene su doldurup öğrencilerin ayaklarını yıkamaya ve beline doladığı havluyla kurulamaya başladı.Potom nalil vody do medenice, i počal umývati nohy učedlníků a vytírati rouchou, kterouž byl přepásán.
Sonra bir leğene su doldurup öğrencilerin ayaklarını yıkamaya ve beline doladığı havluyla kurulamaya başladı.До сега нищо не сте искали в Мое име; искайте и ще получите, за да бъде радостта ви пълна.
Sonra bir leğene su doldurup öğrencilerin ayaklarını yıkamaya ve beline doladığı havluyla kurulamaya başladı.Потом влил воды в умывальницу и начал умывать ноги ученикам и отирать полотенцем, которым был препоясан.
Sonra bir leğene su doldurup öğrencilerin ayaklarını yıkamaya ve beline doladığı havluyla kurulamaya başladı.ואחר יצק מים בכיור ויחל לרחץ את רגלי תלמידיו ולנגב במטפחת אשר הוא חגור בה׃
Sonra bir leğene su doldurup öğrencilerin ayaklarını yıkamaya ve beline doladığı havluyla kurulamaya başladı.ثم صبّ ماء في مغسل وابتدأ يغسل ارجل التلاميذ ويمسحها بالمنشفة التي كان متزرا بها.
Sonra bir leğene su doldurup öğrencilerin ayaklarını yıkamaya ve beline doladığı havluyla kurulamaya başladı.隨 後 把 水 倒 在 盆 裡 、 就 洗 門 徒 的 腳 、 並 用 自 己 所 束 的 手 巾 擦 乾
Sonra bir leğene su doldurup öğrencilerin ayaklarını yıkamaya ve beline doladığı havluyla kurulamaya başladı.隨後 把 水 倒在 盆裡 、 就 洗 門徒 的 腳 、 並用 自己 所 束 的 手巾 擦乾
Sonra Getsemani denilen yere geldiler. İsa öğrencilerine, ‹‹Ben dua ederken siz burada oturun›› dedi.Då sade han till sina lärjungar: »Bliven kvar här, medan jag beder.»
Sonra Getsemani denilen yere geldiler. İsa öğrencilerine, ‹‹Ben dua ederken siz burada oturun›› dedi.In pridejo v ograd, ki mu je ime Getsemane, ter veli učencem svojim: Sedite tu dotlej, da pomolim.
Sonra Getsemani denilen yere geldiler. İsa öğrencilerine, ‹‹Ben dua ederken siz burada oturun›› dedi.I přišli na místo, kterémuž jméno Getsemany. Tedy řekl učedlníkům svým: Seďtež tuto, ažť se pomodlím.
Sonra Getsemani denilen yere geldiler. İsa öğrencilerine, ‹‹Ben dua ederken siz burada oturun›› dedi.I przyszli na miejsce, które zwano Gietsemane; tedy rzekł do uczniów swoich: Siedźcie tu, aż się pomodlę.
Sonra Getsemani denilen yere geldiler. İsa öğrencilerine, ‹‹Ben dua ederken siz burada oturun›› dedi.저희가 겟세마네라 하는 곳에 이르매 예수께서 제자들에게 이르시되 나의 기도할 동안에 너희는 여기 앉았으라 하시고
Sonra Getsemani denilen yere geldiler. İsa öğrencilerine, ‹‹Ben dua ederken siz burada oturun›› dedi.Llegaron al lugar que se llama Getsemaní, y dijo a sus discípulos: --Sentaos aquí, mientras yo oro
Sonra Getsemani denilen yere geldiler. İsa öğrencilerine, ‹‹Ben dua ederken siz burada oturun›› dedi.Og de kom til et sted som heter Getsemane; og han sa til sine disipler: Sett eder her mens jeg beder!
Sonra Getsemani denilen yere geldiler. İsa öğrencilerine, ‹‹Ben dua ederken siz burada oturun›› dedi.Potom prišli na pozemok, ktorého meno je Getsémane. A povedal svojim učeníkom: Poseďte tu, kým sa nepomodlím.
Sonra Getsemani denilen yere geldiler. İsa öğrencilerine, ‹‹Ben dua ederken siz burada oturun›› dedi.Zij kwamen bij Gethsemané, een tuin op de helling van de Olijfberg.
Sonra Getsemani denilen yere geldiler. İsa öğrencilerine, ‹‹Ben dua ederken siz burada oturun›› dedi.Дохождат на едно място, наречено Гетсимания; и Той каза на учениците Си: Седете тука докле се помоля.

İlgili Sayfalar