öğrencilerin ile cümle

öğrencilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Peki, Harlem'de öğrencilerin lisede okulu bırakma oranı nedir?John Legend: Wat is het uitvalspercentage in de Harlem Children's Zone?
Peki, Harlem'de öğrencilerin lisede okulu bırakma oranı nedir?Mi a kibukási arány a Harlem Children's Zone-ban?
Peki, Harlem'de öğrencilerin lisede okulu bırakma oranı nedir?Takže koľko stredoškolákov ročne neprospeje na Harlem Children's Zone?
Peki, Harlem'de öğrencilerin lisede okulu bırakma oranı nedir?Vậy tỉ lệ bỏ học cao nhất tại tổ chức Harlem Children's Zone là bao nhiêu?
Peki, Harlem'de öğrencilerin lisede okulu bırakma oranı nedir?Więc jak wielu uczniów nie zdaje w liceum w Harlem Children's Zone?
Peki, Harlem'de öğrencilerin lisede okulu bırakma oranı nedir?Οπότε ποιο είναι το ποσοστό των μαθητών Λυκείου που εγκαταλείπουν το σχολείο στη Ζώνη Παιδιών του Χάρλεμ;
Peki, Harlem'de öğrencilerin lisede okulu bırakma oranı nedir?Каква е степента на изпадане от училище на децата в Детската Зона на Харлем?
Peki, Harlem'de öğrencilerin lisede okulu bırakma oranı nedir?Какой рейтинг исключения из школ в Детской Зоне Гарлема?
Peki, Harlem'de öğrencilerin lisede okulu bırakma oranı nedir?Який рівень відрахувань із шкіл в Дитячій зоні Гарлема? Джеффрі Канада:
Peki neden? Tıp fakültesi öğrencilerini denek olarak kullandığım için.왜 그랬냐구요?
Peki neden? Tıp fakültesi öğrencilerini denek olarak kullandığım için.Γιατί αυτό; Χρησιμοποίησα φοιτήτριες.
Peki neden? Tıp fakültesi öğrencilerini denek olarak kullandığım için.מה הסיבה לכך? נעזרתי בבנות המכללה לרפואה.
Peki neden? Tıp fakültesi öğrencilerini denek olarak kullandığım için.لماذا يكون هذا؟ انا استخدم طالبات الكليه الطبيه
Peki neden? Tıp fakültesi öğrencilerini denek olarak kullandığım için.妻は 私が研究を口実に
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.50年前のあの時 サルマン・カーンが達成した事が
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.A programozók azt mondták, segíthet diákoknak a tanulásban.
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.Các lập trình viên nói rằng nó có thể hỗ trợ các sinh viên trong quá trình học tập.
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.De programmeurs zeiden dat het studenten kon helpen bij het leren.
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.Die Programmierer sagten, PLATO könne Studierenden beim Lernen helfen.
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.I programmatori dicevano che avrebbe aiutato gli studenti nell'apprendimento.
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.프로그래머 설명에 따르면 학생들의 학습 도우미 역할을 한다더군요.
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.Les programmeurs disaient que cela pourrait aider les étudiants dans leur apprentissage.
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.Los programadores decían que podía ayudar a los estudiantes en su aprendizaje.
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.Menurut para programer, program ini bisa membantu siswa dalam belajar.
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.Os programadores diziam que podia ajudar a aprendizagem dos estudantes.
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.Programatorii spuneau că poate ajuta elevii la învățat.
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.Programátoři říkali, že to může pomoci studentům při učení.
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.Programiści stwierdzili, że może wspierać studentów w przyswajaniu wiedzy.
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.Οι προγραμματιστές είπαν ότι θα μπορούσε να υποβοηθήσει στην εκπαίδευση μαθητών.
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.Програмистите казаха, че може да помага на учениците в ученето.
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.Программисты сказали, что она может помочь студентам в их обучении.
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.המתכנתים אמרו שהיא יכולה לסייע לסטודנטים בלימוד.
Programcılar bu programın öğrencilerin eğitimine yardım edebileceğini söylüyorlardı.قال المبرمجون انه يمكنه ان يساعد الطلاب في تعليمهم
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Am rugat pe ucenicii Tăi să -l scoată, şi n'au putut.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››A prosil som tvojich učeníkov, žeby ho vyhnali, ale nemohli.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››E roguei aos teus discípulos que o expulsassem, mas não puderam.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››És kérem a te tanítványaidat, hogy ûzzék ki azt, de nem tudták.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Ho pregato i tuoi discepoli di scacciarlo, ma non ci sono riusciti»
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Ik heb Uw discipelen gevraagd die geest weg te jagen. Maar dat konden zij niet."
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››In prosil sem učence tvoje, naj bi ga izgnali, a niso mogli.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››I prosiłem uczniów twoich, aby go wygnali; ale nie mogli.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››I prosil jsem učedlníků tvých, aby jej vyvrhli, ale nemohli.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››J`ai prié tes disciples de le chasser, et ils n`ont pas pu.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Ja minä pyysin sinun opetuslapsiasi ajamaan sitä ulos, mutta he eivät voineet."
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››당신의 제자들에게 내어 쫓아 주기를 구하였으나 저희가 능히 못하더이다
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Nu bad jag dina lärjungar att de skulle driva ut honom, men de kunde det icke.»
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››og jeg bad dine Disciple om at uddrive den; og de kunde ikke."
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››og jeg bad dine disipler at de skulde drive den ut, men de kunde ikke.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Sudah saya minta pengikut-pengikut Bapak mengusir roh itu, tetapi mereka tidak dapat.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Tôi đã xin môn đồ thầy đuổi quỉ đó, nhưng họ đuổi không được.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Tôi đã xin môn_đồ thầy đuổi quỉ đó , nhưng họ đuổi không được .
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Und ich habe deine Jünger gebeten, daß sie ihn austrieben, und sie konnten nicht.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Yo rogué a tus discípulos que le echasen fuera, pero no pudieron
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››και παρεκαλεσα τους μαθητας σου δια να εκβαλωσιν αυτο, και δεν ηδυνηθησαν.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››И помолих Твоите ученици да го изгонят, но не можаха.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››І благав я учеників Твоїх, щоб вигнали його, й не здолїли.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››Я просил учеников Твоих изгнать его, и они не могли.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››ואבקש מתלמידיך לגרשו ולא יכלו׃
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››وطلبت الى تلاميذك ان يخرجوه فلم يقدروا.
Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.››我 求 過 你 的 門 徒 、 把 鬼 趕 出 去 、 他 門 卻 是 不 能

İlgili Sayfalar