öğrencilerin ile cümle
öğrencilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.Ce-i aia ? O data ce primesti un card rosu ,devii bataia de joc a tuturor celor din scoala . Exact ca mine
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.Får du ett rött kort, blir du attackerad av alla elever på den här skolan. Precis som jag.
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.Ha egyszer megkapod a piros lapot, te leszel az egész suli célpontja csakúgy mint én.
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.Hvis du først har fået deres røde kort, bliver du til et offer for alle eleverne på skolen. Ligesom mig.
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.Kaj je to? Ko enkrat dobiš njihov rdeči karton, postaneš tarča cele šole. Tako kot jaz.
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.Keď raz dostaneš červenú kartu, staneš sa terčom pre všetkých študentov na tejto škole. Presne ako ja.
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.Kiedy dostaniesz czerwoną kartkę stajesz się obiektem tortur w całej szkole. Tak jak ja.
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.걔네들한테 레드카드를 받는 순간...교생의 사냥감이 되는거야 이렇게.
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.Kun saat punaisen kortin, olet koko koulun oppilaiden kohteena. Kuten minä.
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.Một khi nhận được một thẻ đỏ, bạn sẽ trở thành mục tiêu của tất cả học sinh trong trường. Giống như tôi.
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.Sekali kamu dapat katu merah, kamu akan menjadi mainan murid2 disekolah Seperti aku
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.Wenn man erst einmal ihre rote Karte bekommen hat wird man zum Spielball der ganzen Schule Genau wie ich.
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.Μόλις πάρεις την κόκκινη κάρτα, γίνεσαι στόχος για όλους τους μαθητές στο σχολείο. Όπως έγινε με εμένα.
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.Веднъж получил червената карта, се превръщаш в целта на всички ученици в училището. Точно като мен.
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.Как только от них получаешь красную карточку, становишься изгоем для всей школы. Запомни это.
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.כשאת מקבלת את הכרטיס האדום, את הופכת למשחק של כל התלמידים .בבית ספר .בדיוק כמוני
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.فى لحظه حصولك على البطاقه الحمراء تصبحى هدف لكل طلاب المدرسه. مثلى.
-Onlardan kırmızı kart aldığın an bu okuldaki tüm öğrencilerin hedefi haline gelirsin. - Tıpkı benim gibi.こんな風に あぁ...いや!そんなヤツらをほおっておくの?
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.A keď videli niektorých z jeho učeníkov, že obecnými rukami, to jest neumytými, jedia chlieb, karhali to.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.A ujrzawszy niektóre z uczniów jego, że pospolitemi rękoma, (to jest, nieumytemi) jedli chleb, ganili to.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.A uzřevše některé z učedlníků jeho obecnýma rukama (to jest neumytýma) jísti chleby, reptali o to.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Avendo visto che alcuni dei suoi discepoli prendevano cibo con mani immonde, cioè non lavate
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Ei au văzut pe unii din ucenicii Lui prînzînd cu mînile necurate, adică nespălate. -
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Ellos vieron que algunos discípulos de él estaban comiendo pan con las manos impuras, es decir, sin lavar
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.e repararam que alguns dos seus discípulos comiam pão com as mãos impuras, isto é, por lavar.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Ils virent quelques-uns de ses disciples prendre leurs repas avec des mains impures, c`est-à-dire, non lavées.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Ja he näkivät, että muutamat hänen opetuslapsistaan söivät leipää epäpuhtailla, se on pesemättömillä, käsillä.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.그의 제자 중 몇 사람의 부정한 손 곧 씻지 아니한 손으로 떡 먹는 것을 보았더라
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.och de fingo då se några av hans lärjungar äta med »orena», det är otvagna, händer.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Og da de så nogle af hans Disciple holde Måltid med vanhellige, det er utoede, Hænder
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Og de fikk se at nogen av hans disipler åt med vanhellige, det er uvaskede, hender;
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.thấy một vài môn đồ Ngài dùng tay chưa tinh sạch mà ăn, nghĩa là không rửa tay.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.thấy một_vài môn_đồ Ngài dùng tay chưa tinh sạch mà ăn , nghĩa_là không rửa tay .
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Ti so videli nekatere učencev njegovih, da jedo kruh z nečistimi, to je z neumitimi rokami.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Zij zagen dat sommige van Zijn discipelen voor het eten hun handen niet wasten.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.и бяха видели, че някои от учениците Му ядат хляб с ръце нечисти, сиреч, немити.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.и, увидев некоторых из учеников Его, евших хлеб нечистыми, то есть неумытыми, руками, укоряли.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.І, побачивши деяких з учеників Його, що нечистими руками, се єсть немитими, їдять хлїб, судили:
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.ויהי כראותם מתלמידיו אכלים לחם בטמאת ידיהם בלא נטילה ויוכיחו אתם׃
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.ولما رأوا بعضا من تلاميذه يأكلون خبزا بايد دنسة اي غير مغسولة لاموا.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.他 們 曾 看 見 他 的 門 徒 中 、 有 人 用 俗 手 、 就 是 沒 有 洗 的 手 、 喫 飯
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.他 們曾 看見 他 的 門徒 中 、 有 人 用 俗手 、 就 是 沒 有 洗 的 手 、 喫飯
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››A priviedol som ho k tvojim učeníkom, ale ho nemohli uzdraviť.
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››Daarom heb ik hem bij Uw discipelen gebracht. Maar zij konden hem niet genezen."
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››És elvittem õt a te tanítványaidhoz, és nem tudták õt meggyógyítani.
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››Eu o trouxe aos teus discípulos, e não o puderam curar.
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››In pripeljal sem ga učencem tvojim, a niso ga mogli ozdraviti.
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››I přivedl jsem ho učedlníkům tvým, ale nemohli ho uzdraviti.
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››I przywiodłem go do uczniów twoich, ale go nie mogli uzdrowić.
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››Ja minä toin hänet sinun opetuslastesi tykö, mutta he eivät voineet häntä parantaa."
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››Je l`ai amené à tes disciples, et ils n`ont pas pu le guérir.
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››내가 주의 제자들에게 데리고 왔으나 능히 고치지 못하더이다
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››L-am adus la ucenicii Tăi, şi n'au putut să -l vindece.``
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››l'ho gia portato dai tuoi discepoli, ma non hanno potuto guarirlo»
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››Lo traje a tus discípulos, y no le pudieron sanar
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››Och jag förde honom till dina lärjungar, men de kunde icke bota honom.»
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››og jeg bragte ham til dine Disciple, og de kunde ikke helbrede ham."
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››Og jeg førte ham til dine disipler; men de kunde ikke helbrede ham.
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››Saya sudah membawa dia kepada pengikut-pengikut Bapak, tetapi mereka tidak dapat menyembuhkan dia.
Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler.››Tôi đã đem nó cho môn đồ Chúa, nhưng chữa không được.