öğrencilerin ile cümle
öğrencilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Plusieurs de ses disciples, après l`avoir entendu, dirent: Cette parole est dure; qui peut l`écouter?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Tedy mnozí z učedlníků jeho, slyševše to, řekli: Tvrdáť jest toto řeč. Kdo ji může slyšeti?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Viele nun seine Jünger, die das hörten, sprachen: Das ist eine harte Rede; wer kann sie hören?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Vtedy mnohí z jeho učeníkov počujúc to povedali: To je tvrdá reč; kto ju môže počúvať?!
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Wiele ich tedy z uczniów jego słysząc to, mówili: Twardać to jest mowa, któż jej słuchać może?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Πολλοι λοιπον εκ των μαθητων αυτου ακουσαντες, ειπον Σκληρος ειναι ουτος ο λογος τις δυναται να ακουη αυτον;
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Аз те прославих на земята, като свърших делото, което Ти Ми даде да върша.
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Многие из учеников Его, слыша то, говорили: какиестранные слова! кто может это слушать?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Многі ж слухавши з учеників Його казали: Жорстоке се слово; хто може його слухати?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.ורבים מתלמידיו כשמעם אמרו קשה הדבר הזה מי יוכל לשמע אתו׃
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.فقال كثيرون من تلاميذه اذ سمعوا ان هذا الكلام صعب. من يقدر ان يسمعه.
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.他 的 門 徒 中 有 好 些 人 聽 見 了 、 就 說 、 這 話 甚 難 、 誰 能 聽 呢
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.他 的 門徒 中 有 好些 人 聽見 了 、 就 說 、 這話 甚難 、 誰能 聽呢
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.Ale Ježiš vediac sám v sebe, že jeho učeníci repcú preto, povedal im: To vás pohoršuje?
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.Ale věda Ježíš sám v sobě, že by proto reptali učedlníci jeho, řekl jim: To vás uráží?
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.Ale wiedząc Jezus sam w sobie, iż o tem szemrali uczniowie jego, rzekł im: Toż was obraża?
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.Da Jesus aber bei sich selbst merkte, daß seine Jünger darüber murrten, sprach er zu ihnen: Ärgert euch das?
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.Jésus, sachant en lui-même que ses disciples murmuraient à ce sujet, leur dit: Cela vous scandalise-t-il?
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.Jezus wist wel dat zij hierover bezig waren en vroeg hun: "Erger Ik u met mijn woorden?
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.예수께서 스스로 제자들이 이 말씀에 대하여 수근거리는 줄 아시고 가라사대 이 말이 너희에게 걸림이 되느냐
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.Mas, sabendo Jesus em si mesmo que murmuravam disto os seus discípulos, disse-lhes: Isto vos escandaliza?
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.Men da Jesus vidste hos sig selv, at hans Disciple knurrede derover, sagde han til dem: "Forarger dette eder?
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.Sabiendo Jesús en sí mismo que sus discípulos murmuraban de esto, les dijo: --¿Esto os escandaliza
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.Vedoč pa sam v sebi, da učenci njegovi godrnjajo nad tem, jim reče Jezus: To vam je v spotiko?
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.А Исус като знаеше всичко, което щеше да Го сполети, излезе и им рече: Кого търсите?
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.Знаючи ж Ісус сам у собі, що миркають про Него ученики Його, рече їм: Се вас блазнить?
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.Но Иисус, зная Сам в Себе, что ученики Его ропщут на то, сказал им: это ли соблазняет вас?
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.ויבן ישוע בלבו כי תלמידיו מלינים על זאת ויאמר אליהם הזאת לכם למכשול׃
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.فعلم يسوع في نفسه ان تلاميذه يتذمرون على هذا فقال لهم أهذا يعثركم.
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.耶 穌 心 裡 知 道 門 徒 為 這 話 議 論 、 就 對 他 們 說 、 這 話 是 叫 你 們 厭 棄 麼 。 〔 厭 棄 原 文 作 跌 倒
Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, ‹‹Bu sizi şaşırtıyor mu?›› dedi.耶穌心 裡 知道 門徒 為這 話議論 、 就 對 他 們說 、 這話 是 叫 你們厭棄麼 。 〔 厭棄 原文 作 跌倒
Öğrencilerinin ona böyle hitap etmesine ona Bhagwan demesine bile nasıl izin verdi?Atunci cum a putut permite discipolilor sa i se adreseze cu apelativul Bhagwan?
Öğrencilerinin ona böyle hitap etmesine ona Bhagwan demesine bile nasıl izin verdi?Como é que ele sequer permitiu aos seus discípulos dirigirem-se a ele como Bhagwan?
Öğrencilerinin ona böyle hitap etmesine ona Bhagwan demesine bile nasıl izin verdi?Hoe kon hij zijn leerlingen zelfs toestaan om hem aan te spreken als Bhagwan?
Öğrencilerinin ona böyle hitap etmesine ona Bhagwan demesine bile nasıl izin verdi?Hur kunde han ens tillåta sina disciplar att tilltala honom som Bhagwan?
Öğrencilerinin ona böyle hitap etmesine ona Bhagwan demesine bile nasıl izin verdi?Jak on w ogóle pozwolił swoim uczniom nazwać siebie "Bhagwan"?
Öğrencilerinin ona böyle hitap etmesine ona Bhagwan demesine bile nasıl izin verdi?Wie konnte er seinen Schülern erlauben, ihn als Bhagwan anzureden?
Öğrencilerinin ona böyle hitap etmesine ona Bhagwan demesine bile nasıl izin verdi?Как въобще е позволил на учениците си да го наричат Багуан?
Öğrencilerinin ona böyle hitap etmesine ona Bhagwan demesine bile nasıl izin verdi?איך הוא הרשה לתלמידיו לפנות אליו כאלוהים
Öğrencilerinin ona böyle hitap etmesine ona Bhagwan demesine bile nasıl izin verdi?كيف حتى يسمح لتابعيه ان يخاطبوه كـ "بهغفان " (اله)؟
Öğrencilerin katıldığı görüşmeler veya anketler iç değerlendirmede en çok kullanılan yöntemlerdir.Mezi nejužívanější metody interní evaluace patří rozhovory se studenty nebo ankety mezi studenty.
Öğrencilerin katıldığı görüşmeler veya anketler iç değerlendirmede en çok kullanılan yöntemlerdir.Pri notranji evalvaciji najpogosteje uporabljajo intervjuje s študenti ali ankete.
Öğrencilerin mesleki eğitim programlarına nasıl seçileceği, kendi eğitim geçmişlerine bağlıdır.Depende de la formación en cuestión sobre qué fundamentos los estudiantes son seleccionados.
Öğrencilerin mesleki eğitim programlarına nasıl seçileceği, kendi eğitim geçmişlerine bağlıdır.Grunderna för antagning av studeranden beror på utbildningen.
Öğrencilerin mesleki eğitim programlarına nasıl seçileceği, kendi eğitim geçmişlerine bağlıdır.Koulutuksesta riippuu, millä perusteella opiskelijat valitaan.
Öğrencilerin mesleki eğitim programlarına nasıl seçileceği, kendi eğitim geçmişlerine bağlıdır.Les critères d'admission des étudiants diffèrent selon les formations.
Öğrencilerin mesleki eğitim programlarına nasıl seçileceği, kendi eğitim geçmişlerine bağlıdır.Порядок набора учащихся зависит от учебного заведения.
Öğrencilerin mesleki eğitim programlarına nasıl seçileceği, kendi eğitim geçmişlerine bağlıdır.يحدد المؤهل الدراسي الذي تحمله الأساس الذي يستند إليه اختيار الطلاب.
Öğrencilerin meslek yüksek okullarına nasıl seçildiği, almış oldukları eğitime bağlıdır.Depende de la formación en cuestión sobre qué fundamentos los estudiantes son seleccionados.
Öğrencilerin meslek yüksek okullarına nasıl seçildiği, almış oldukları eğitime bağlıdır.Grunderna för antagning av studeranden beror på utbildningen.
Öğrencilerin meslek yüksek okullarına nasıl seçildiği, almış oldukları eğitime bağlıdır.Koulutuksesta riippuu, millä perusteella opiskelijat valitaan.
Öğrencilerin meslek yüksek okullarına nasıl seçildiği, almış oldukları eğitime bağlıdır.Les critères de sélection des étudiants dépendent de la formation à suivre.
Öğrencilerin meslek yüksek okullarına nasıl seçildiği, almış oldukları eğitime bağlıdır.Порядок набора учащихся зависит от учебного заведения.
Öğrencilerin meslek yüksek okullarına nasıl seçildiği, almış oldukları eğitime bağlıdır.يحدد المؤهل الدراسي الذي تحمله عليه أساس اختيار الطلاب.
Öğrencilerin okulda öğrendikleriyle ne ürettiklerine pek fazla bakmadık.Az kevésbé érdekelt bennünket, hogy vajon a tanulók képesek-e reprodukálni, amit tanultak az iskolában.
Öğrencilerin okulda öğrendikleriyle ne ürettiklerine pek fazla bakmadık.우리는 학생들이 단지 학교에서 배운 것들을 똑같이 재생산할 수 있는지보다
Öğrencilerin okulda öğrendikleriyle ne ürettiklerine pek fazla bakmadık.Unser Interesse galt nicht dem Wiedergeben von Erlerntem seitens der Schüler.
Öğrencilerin okulda öğrendikleriyle ne ürettiklerine pek fazla bakmadık.התעניינו פחות ביכולת של תלמידים רק לחזור על מה שלמדו בבית-הספר,
Öğrencilerin okulda öğrendikleriyle ne ürettiklerine pek fazla bakmadık.لم نكن مهتمين بمدى قدرة الطلاب على تطبيق ما تعلموه بالمدرسة
Öğrencilerin okulda öğrendikleriyle ne ürettiklerine pek fazla bakmadık.覚えたかどうかは あまり重視しません 私達が測ろうとしたのは