öğrencilerin ile cümle

öğrencilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.이 박사의 연구실에 들어가서, 신이 난 상태로, 앉아서 입을 떼고 얘기를 시작하려는데,
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.Tôi rất phấn khởi và tôi ngồi xuống Tôi bắt đầu mở miệng và nói 5 giây sau ông ta gọi đến một vị tiến sĩ khác.
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.Бях много въодушевен и когато седнах, си отворих устата и започнах да говоря.
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.סוף סוף קבעתי דדליין עם האיש הזה, והגעתי למעבדה שלו, התרגשתי מאוד ואז ישבתי,
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.ودخلت معمله، تحمست كثيراً وجلست وفتحت فمي وبدأت بالكلام
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.僕は もの凄くウキウキして イスに座り 口火を切って 話し始めると 5秒もしないうちに 別の博士を呼びます
Liselerin çoğunun, öğrencilerini en iyi üniversitelere yerleştirmeye çalıştığını düşünüyorum.Cred că multe licee încearcă să-și ajute elevii să intre la cele mai bune facultăți.
Liselerin çoğunun, öğrencilerini en iyi üniversitelere yerleştirmeye çalıştığını düşünüyorum.Creo que muchas secundarias tratan de colocar sus estudiantes en las mejores universidades.
Liselerin çoğunun, öğrencilerini en iyi üniversitelere yerleştirmeye çalıştığını düşünüyorum.Ich glaube, viele Schulen wollen ihre Schüler an die besten Universtitäten bringen.
Liselerin çoğunun, öğrencilerini en iyi üniversitelere yerleştirmeye çalıştığını düşünüyorum.Je pense que beaucoup de lycées essaient d'envoyer leurs élèves dans les meilleures facultés.
Liselerin çoğunun, öğrencilerini en iyi üniversitelere yerleştirmeye çalıştığını düşünüyorum.제가 생각할 때 많은 고등학교들은 재학생들이 좋은 대학에 들어 가게 하려고 애쓰는 것 같습니다.
Liselerin çoğunun, öğrencilerini en iyi üniversitelere yerleştirmeye çalıştığını düşünüyorum.Penso che molte scuole superiori cerchino di far entrare i loro studenti nelle università migliori.
Liselerin çoğunun, öğrencilerini en iyi üniversitelere yerleştirmeye çalıştığını düşünüyorum.Sądzę, że wiele szkół średnich chce, żeby ich uczniowie dostali się do najlepszych koledży.
Liselerin çoğunun, öğrencilerini en iyi üniversitelere yerleştirmeye çalıştığını düşünüyorum.Tôi nghĩ nhiều về việc các trường trung học đang cố giúp cho học sinh vào trường đại học tốt nhất.
Liselerin çoğunun, öğrencilerini en iyi üniversitelere yerleştirmeye çalıştığını düşünüyorum.Мисля, че много гимназии се опитват да класират своите студенти в най-добрите колежи.
Liselerin çoğunun, öğrencilerini en iyi üniversitelere yerleştirmeye çalıştığını düşünüyorum.Я думаю, что большинство школ стараются пристроить своих учеников в лучшие колледжи.
Liselerin çoğunun, öğrencilerini en iyi üniversitelere yerleştirmeye çalıştığını düşünüyorum.אני חושבת שהרבה תיכונים מנסים להכניס תלמידים שלהם למכללות הכי טובות.
Liselerin çoğunun, öğrencilerini en iyi üniversitelere yerleştirmeye çalıştığını düşünüyorum.أعتقد أن كثيرا من المدارس الثانوية تحاول أن تلحق طلابها بأفضل الكليات
Liselerin çoğunun, öğrencilerini en iyi üniversitelere yerleştirmeye çalıştığını düşünüyorum.良い大学に 入れようとしています 良い大学に 入れようとしています 生徒は数字だけで 厳しく評価されるので
Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarını빈곤한 학생들이 고등의 과학과 수학 수업을 평등하게 접할 수 있음을
Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarınıסטודנטים מעוטי יכולת יוכלו לקבל גישה שווה לשיעורי מדע ומתמטיקה מתקדמים
Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarınıالطلاب الأقلَ حظاً يمكن أن يحصلوا على فرصة مساوية في الوصول إلى فصولٍ متطورة في العلوم والرياضيات
Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarını想像してください
Mektup yüzünden beni tüm öğrencilerin ve öğretmenlerin karşısında utandırdı.Kvůli dopisu, když mě ponížil před všema těma studentama a učitelama.
Mektup yüzünden beni tüm öğrencilerin ve öğretmenlerin karşısında utandırdı.Wegen diesem Brief hat er mich vor der ganzen Schule blamiert. Trotzdem habe ich nicht geweint.
Mektup yüzünden beni tüm öğrencilerin ve öğretmenlerin karşısında utandırdı.Z powodu listu, ośmieszył mnie przed wszystkimi uczniami i nauczycielami.
Mektup yüzünden beni tüm öğrencilerin ve öğretmenlerin karşısında utandırdı.Из-за этого письма, он опозорил меня перед всей школой. Всё же я не расплакалась...
Mektup yüzünden beni tüm öğrencilerin ve öğretmenlerin karşısında utandırdı.בגלל המכתב הוא בייש אותי מול כל התלמידים והמורים ואפילו אחרי כל הבושה, לא בכיתי
Mektup yüzünden beni tüm öğrencilerin ve öğretmenlerin karşısında utandırdı.بسبب الرســـاله هو وبخني أمام جميع الطــلاب والمعلمين حتى بعد مافعل هــذا التصرف لم أبكي
Mektup yüzünden beni tüm öğrencilerin ve öğretmenlerin karşısında utandırdı.あんな目にあっても泣かなかったのに ううん 何もない大丈夫よ
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.A ona szedłszy, opowiedziała tym, co z nim bywali, którzy się smucili i płakali.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Ea s'a dus şi a dat de ştire celor ce fuseseră împreună cu El, cari plîngeau şi se tînguiau.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Ella fue y lo anunció a los que habían estado con él, que estaban tristes y lloraban
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Elle alla en porter la nouvelle à ceux qui avaient été avec lui, et qui s`affligeaient et pleuraient.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.elmenvén, megjelenté azoknak, a kik vele valának [és] keseregnek és sírnak vala.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Foi ela anunciá-lo aos que haviam andado com ele, os quais estavam tristes e chorando;
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Hon gick då och omtalade det för dem som hade följt med honom, och som nu sörjde och gräto.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Hun gik hen og forkyndte det for dem, der havde været med ham, og som sørgede og græd.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Hun gikk bort og fortalte det til dem som hadde vært med ham og nu sørget og gråt;
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.마리아가 가서 예수와 함께하던 사람들의 슬퍼하며 울고 있는 중에 이 일을 고하매
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Người đi đem tin cho những kẻ theo Ngài khi trước , và nay đang tang_chế khóc_lóc .
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Người đi đem tin cho những kẻ theo Ngài khi trước, và nay đang tang chế khóc lóc.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Ona odide in sporoči tem, ki so prej bili ž njim, ki so žalovali in jokali.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Ona pak šedši, zvěstovala těm, kteříž s ním bývali, lkajícím a plačícím.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Questa andò ad annunziarlo ai suoi seguaci che erano in lutto e in pianto
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Tá išla a zvestovala to tým, ktorí bývali s ním, žalostiacim a plačúcim.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Tämä meni ja vei sanan niille, jotka olivat olleet Jeesuksen kanssa ja jotka nyt murehtivat ja itkivät.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Und sie ging hin und verkündigte es denen, die mit ihm gewesen waren, die da Leid trugen und weinten.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Zij ging meteen naar Zijn discipelen, die nog steeds verdrietig en in tranen bij elkaar zaten.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Εκεινη υπηγε και απηγγειλε προς εκεινους, οιτινες ειχον σταθη μετ' αυτου, ενω επενθουν και εκλαιον.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Вона пійшовши, сповістила тих, що були з Ним, як сумували та плакали.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.Она пошла и возвестила бывшим с Ним, плачущим и рыдающим;
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.ותלך ותגד לאנשים אשר היו עמו והם מתאבלים ובכים׃
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.فذهبت هذه واخبرت الذين كانوا معه وهم ينوحون ويبكون.
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.他 去 告 訴 那 向 來 跟 隨 耶 穌 的 人 . 那 時 他 們 正 哀 慟 哭 泣
Meryem gitti, İsayla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi.他 去 告訴 那 向來 跟 隨耶穌 的 人 . 那時 他 們正 哀慟 哭泣
Mesleki iş gücü eğitimi öğrencilerini TE-Bürosu seçer.Arbets- och näringsbyrån väljer studerandena till den yrkesinriktade arbetskraftsutbildningen.
Mesleki iş gücü eğitimi öğrencilerini TE-Bürosu seçer.L’Agence TE sélectionne les étudiants pour la formation professionnelle en faveur de l'emploi.
Mesleki iş gücü eğitimi öğrencilerini TE-Bürosu seçer.TE-toimisto valitsee ammatillisen työvoimakoulutuksen opiskelijat.
Mesleki iş gücü eğitimi öğrencilerini TE-Bürosu seçer.Набором учащихся на обучение рабочей силы занимается Бюро по труду и предпринимательству.

İlgili Sayfalar