öğrencilerin ile cümle

öğrencilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
John Legend: Peki, Harlem'de öğrencilerin lisede okulu bırakma oranı nedir?主持︰喺 Harlem 兒童區入面 中學生嘅輟學率係幾多呢?
(kahkahalar) Ve mezun olmuş mühendislik öğrencilerine soruyoruz, bunun yapılamayacağını söylüyorlar.Kun kysyimme asiaa tuoreilta insinööreiltä, he sanoivat, ettei se onnistuisi.
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.Alcuni farisei tra la folla gli dissero: «Maestro, rimprovera i tuoi discepoli»
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.Ale někteří z farizeů, kteříž tu byli v zástupu, řekli k němu: Mistře, potresci učedlníků svých.
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.Ale niektorí z farizeov zo zástupu mu povedali: Učiteľu, potresci svojich učeníkov!
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.Ale niektórzy z Faryzeuszów z onego ludu rzekli do niego: Nauczycielu! zgrom ucznie twoje.
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.Bấy giờ, có mấy người Pha-ri-si ở trong đám dân đông nói cùng Ngài rằng: Thưa thầy, xin quở trách môn đồ thầy!
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.Entonces, algunos de los fariseos de entre la multitud le dijeron: --Maestro, reprende a tus discípulos
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.És némelyek a farizeusok közül a sokaságból mondának néki: Mester, dorgáld meg a te tanítványaidat!
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.In nekateri farizeji izmed množice mu reko: Učenik, posvari učence svoje!
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.Ja muutamat fariseukset kansanjoukosta sanoivat hänelle: "Opettaja, nuhtele opetuslapsiasi".
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.무리 중 어떤 바리새인들이 말하되 선생이여 당신의 제자들을 책망하소서 하거늘
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.Nisso, disseram-lhe alguns dos fariseus dentre a multidão: Mestre, repreende os teus discípulos.
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.Och några fariséer som voro med i folkhopen sade till honom: »Mästare, förbjud dina lärjungar att ropa så.»
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.Og nogen av fariseerne blandt mengden sa til ham: Mester! irettesett dine disipler!
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.Og nogle af Farisæerne i Skaren sagde til ham: "Mester! irettesæt dine Disciple!"
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.Quelques pharisiens, du milieu de la foule, dirent à Jésus: Maître, reprends tes disciples.
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.Und etliche der Pharisäer im Volk sprachen zu ihm: Meister, strafe doch deine Jünger!
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.Unii Farisei, din norod, au zis lui Isus: ,,Învăţătorule, ceartă-Ţi ucenicii!``
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.Και τινες των Φαρισαιων απο του οχλου ειπον προς αυτον Διδασκαλε, επιπληξον τους μαθητας σου.
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.А деякі з Фарисеїв між народом казали до Него: Учителю, закажи ученикам Твоїм.
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.А някои от фарисеите между народа Му рекоха: Учителю, смъмри учениците Си.
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.И некоторые фарисеи из среды народа сказали Ему: Учитель! запрети ученикам Твоим.
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.ומקצת פרושים אשר בתוך העם אמרו אליו רבי גער בתלמידיך׃
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.واما بعض الفريسيين من الجمع فقالوا له يا معلّم انتهر تلاميذك.
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.眾 人 中 有 幾 個 法 利 賽 人 對 耶 穌 說 、 夫 子 、 責 備 你 的 門 徒 罷
Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, ‹‹Öğretmen, öğrencilerini sustur!›› dediler.眾 人 中 有 幾個 法 利賽人對耶穌說 、 夫子 、 責備 你 的 門徒罷
Kesinlikle. Bütün öğrencilerinizi sevecek misiniz?Aimerez vous tous les enfants ?
Kesinlikle. Bütün öğrencilerinizi sevecek misiniz? Elbette hayır.Le van a gustar todos sus niños? por supuesto que no.
Kesinlikle. Bütün öğrencilerinizi sevecek misiniz? Elbette hayır.האם תאהבו את כל התלמידים שלכם? - ודאי שלא.
Kesinlikle. Bütün öğrencilerinizi sevecek misiniz?Será que vão gostar de todas as vossas crianças?
Kesinlikle. Bütün öğrencilerinizi sevecek misiniz?Чи полюбите ви всіх своїх дітей?
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.95% студентов колледжей говорят, что их социальные навыки выше среднего уровня.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.96 de procente din studenţii de facultate spun că au abilităţi sociale peste medie.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.96 % des étudiants de fac disent qu'ils ont des aptitudes sociales au dessus de la moyenne.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.96%의 대학생들은 그들이 평균이상의 사회적 기술이 있다고 말합니다.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.96% mahasiswa perguruan tinggi berkata bahwa mereka memiliki keterampilan sosial di atas rata-rata.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.96 porcento dos estudantes universitários dizem que têm competências sociais acima da média.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.96 procent van de studenten zegt dat ze bovengemiddelde sociale vaardigheden hebben.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.96 procent VŠ studentů, že mají nadprůměrné sociální dovednosti.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.96 Prozent der College-Studenten sagen, dass sie überdurchschnittliche Sozialkompetenz besitzen.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.96 % študentov vysokých škôl hovorí, že majú nadpriemerné komunikačné schopnosti.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.96% studentów uczelni mówi, że posiada ponadprzeciętne zdolności towarzyskie.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.96 відсотків студентів коледжів кажуть, що їх соціальні навички вищі середнього рівня.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.96% от студентите казват, че притежават социални умения над средното ниво.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.96% מתלמידי המכללות טוענים שהם בעלי כישורים חברתיים מעל לממוצע.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.96 % من طلبة الكليات يقولون انهم فوق المهارات الاجتماعية المعتادة
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.Az egyetemisták 96%-a mondja, hogy átlagon felüli szociális készségeik vannak.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.El 96% de los universitarios dicen tener habilidades sociales mayor a la media.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.Il 96 per cento degli studenti universitari dichiarano di avere capacità sociali sopra la media.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.Το 95% των φοιτητών λένε πως οι κοινωνικές τους δεξιότητες είναι πάνω του μετρίου.
Kolej öğrencilerinin yüzde 96'sı ortalamanın üzerinde sosyal yetenekleri olduğunu söylüyor.社交性に優れていると思っています タイムの調査で「あなたはトップ1%の稼ぎ手ですか?」
Kütüphane ayrıca, görme engelli okul ve öğrencilerinin ihtiyaç duydukları ders kitaplarını da üretmektedir.Biblioteket producerar även läroböcker för synskadade skolelevers och studerandes behov.
Kütüphane ayrıca, görme engelli okul ve öğrencilerinin ihtiyaç duydukları ders kitaplarını da üretmektedir.Kirjasto tuottaa myös oppikirjoja, joita näkövammaiset koululaiset ja opiskelijat tarvitsevat.
Kütüphane ayrıca, görme engelli okul ve öğrencilerinin ihtiyaç duydukları ders kitaplarını da üretmektedir.La bibliothèque produit également des manuels d’étude, dont les écoliers et étudiants malvoyants ont besoin.
Kütüphane ayrıca, görme engelli okul ve öğrencilerinin ihtiyaç duydukları ders kitaplarını da üretmektedir.Библиотека также занимается выпуском учебников для слабовидящих школьников и студентов.
Kütüphane ayrıca, görme engelli okul ve öğrencilerinin ihtiyaç duydukları ders kitaplarını da üretmektedir.تنتج المكتبة أيضاً الكتب المدرسية التعليمية التي يحتاجها التلاميذ ‎المعاقون بصرياً.
Kütüphane ayrıca, görme engelli okul ve öğrencilerinin ihtiyaç duydukları ders kitaplarını da üretmektedir.针对视力障碍人士的专门图书馆 Celia 可提供有声读物、盲文图书、电子书籍和盲人画册的借阅服务。图书馆还负责出版视力障碍学生所需的各类教科书。
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.Beléptem a laboratóriumába. Rettenetesen izgultam. Leültetett.
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.Ik kom in zijn lab, helemaal opgewonden en ga zitten, open mijn mond en begin te praten.

İlgili Sayfalar