öğrencilerin ile cümle
öğrencilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
İsa öğrencilerine, ‹‹Neden korkuyorsunuz? Hâlâ imanınız yok mu?›› dedi.ויאמר אליהם למה ככה אתם חרדים איך אין לכם אמונה׃
İsa öğrencilerine, ‹‹Neden korkuyorsunuz? Hâlâ imanınız yok mu?›› dedi.وقال لهم ما بالكم خائفين هكذا. كيف لا ايمان لكم.
İsa öğrencilerine, ‹‹Neden korkuyorsunuz? Hâlâ imanınız yok mu?›› dedi.耶 穌 對 他 們 說 、 為 甚 麼 膽 怯 . 你 們 還 沒 有 信 心 麼
İsa öğrencilerine, ‹‹Neden korkuyorsunuz? Hâlâ imanınız yok mu?›› dedi.耶穌對 他 們說 、 為甚麼膽怯 . 你 們還沒 有 信心 麼
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.A opýtal sa ich, (tých zákonníkov): Čo sa s nimi dohadujete?
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu."Apa yang kalian persoalkan dengan guru-guru agama itu?" tanya Yesus kepada pengikut-pengikut-Nya
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.Då frågade han dem: »Varom disputeren I med dem?»
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.Ed egli li interrogò: «Di che cosa discutete con loro?»
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.El i -a întrebat: ,,Despre ce vă întrebaţi cu ei?``
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.Il leur demanda: Sur quoi discutez-vous avec eux?
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.In jih vpraša: Kaj se prepirate ž njimi?
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.I otázal se zákoníků: Co se hádáte spolu?
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.I pytał nauczonych w Piśmie: O cóż spór macie między sobą?
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.Ja hän kysyi heiltä: "Mitä te väittelette heidän kanssaan?"
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.예수께서 물으시되 너희가 무엇을 저희와 변론하느냐
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.Ngài bèn hỏi rằng : Các ngươi cãi lẽ với môn_đồ về việc_gì ?
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.Ngài bèn hỏi rằng: Các ngươi cãi lẽ với môn đồ về việc gì?
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.Og han spurgte dem: "Hvorom tvistes I med dem?"
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.Og han spurte dem: Hvad er det I tretter med dem om?
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.Õ pedig megkérdezé az írástudókat: Mit versengetek ezekkel?
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.Perguntou ele aos escribas: Que é que discutis com eles?
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.Und er fragte die Schriftgelehrten: Was befragt ihr euch mit ihnen?
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu."Wat is er aan de hand?" vroeg Jezus.
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.Y les preguntó: --¿Qué disputáis con ellos
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.Και ηρωτησε τους γραμματεις Τι συζητειτε μετ' αυτων;
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.И Той ги попита: 3а какво се препирате с тях?
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.І питав Він письменників: Про що ви перепитуєте ся з ними?
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.Он спросил книжников: о чем спорите с ними?
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.וישאל את הסופרים מה אתם מתוכחים עמהם׃
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.فسأل الكتبة بماذا تحاورونهم.
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.耶 穌 問 他 們 說 、 你 們 和 他 們 辯 論 的 是 甚 麼
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.耶穌問 他 們說 、 你 們和 他 們辯 論的 是 甚麼
İsa öğrencilerine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek.A Ježiš povedal svojim učeníkom: Ameň vám hovorím, že bohatý ťažko vojde do nebeského kráľovstva.
İsa öğrencilerine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek.Disse então Jesus aos seus discípulos: Em verdade vos digo que um rico dificilmente entrará no reino dos céus.
İsa öğrencilerine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek.Gesù allora disse ai suoi discepoli: «In verità vi dico: difficilmente un ricco entrerà nel regno dei cieli
İsa öğrencilerine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek.Isus a zis ucenicilor Săi: ,,Adevărat vă spun că greu va intra un bogat în Împărăţia cerurilor.
İsa öğrencilerine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek.Jesus aber sprach zu seinen Jüngern: Wahrlich, ich sage euch: Ein Reicher wird schwer ins Himmelreich kommen.
İsa öğrencilerine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek.Jésus dit à ses disciples: Je vous le dis en vérité, un riche entrera difficilement dans le royaume des cieux.
İsa öğrencilerine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek.Jezus pa reče učencem svojim: Resnično vam pravim, da težko bogatin pride v nebeško kraljestvo.
İsa öğrencilerine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek.예수께서 제자들에게 이르시되 내가 진실로 너희에게 이르노니 부자는 천국에 들어가기가 어려우니라
İsa öğrencilerine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek.Men Jesus sagde til sine Disciple: "Sandelig, siger jeg eder: En rig Kommer vanskeligt ind i Himmeriges Rige.
İsa öğrencilerine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek.Tedy Ježíš řekl učedlníkům svým: Amen pravím vám, že bohatý nesnadně vejde do království nebeského.
İsa öğrencilerine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek.А Исус рече на учениците си: Истина ви казвам: Мъчно ще влезе богат в небесното царство.
İsa öğrencilerine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek.Иисус же сказал ученикам Своим: истинно говорю вам, что трудно богатому войти в Царство Небесное;
İsa öğrencilerine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek.Ісус же рече до учеників своїх: Істино глаголю вам: Що тяжко багатому ввійти в царство небесне.
İsa öğrencilerine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek.ויאמר ישוע אל תלמידיו אמן אמר אני לכם קשה לעשיר לבוא אל מלכות השמים׃
İsa öğrencilerine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek.فقال يسوع لتلاميذه الحق اقول لكم انه يعسر ان يدخل غني الى ملكوت السموات.
İsa öğrencilerine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek.耶 穌 對 門 徒 說 、 我 實 在 告 訴 你 們 、 財 主 進 天 國 是 難 的
İsa öğrencilerine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Zengin kişi Göklerin Egemenliğine zor girecek.耶穌對 門徒 說 、 我實在 告訴 你 們 、 財主 進 天國 是 難的
İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok doğaüstü belirti gerçekleştirdi.Ännu många andra tecken, som icke äro uppskrivna i denna bok, gjorde Jesus i sina lärjungars åsyn.
İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok doğaüstü belirti gerçekleştirdi.A tak aj mnoho iných divov učinil Ježiš pred svojimi učeníkmi, ktoré nie sú napísané v tejto knihe.
İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok doğaüstü belirti gerçekleştirdi.Auch viele andere Zeichen tat Jesus vor seinen Jüngern, die nicht geschrieben sind in diesem Buch.
İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok doğaüstü belirti gerçekleştirdi.Desuden gjorde Jesus mange andre Tegn for sine Disciples Åsyn, som ikke ere skrevne i denne Bog.
İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok doğaüstü belirti gerçekleştirdi.Ðức Chúa Jêsus đã làm trước mặt môn đồ Ngài nhiều phép lạ khác nữa, mà không chép trong sách nầy.
İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok doğaüstü belirti gerçekleştirdi.Ðức_Chúa_Jêsus đã làm trước mặt môn_đồ Ngài nhiều phép lạ khác nữa , mà không chép trong sách nầy .
İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok doğaüstü belirti gerçekleştirdi.Isus a mai făcut înaintea ucenicilor Săi multe alte semne cari nu sînt scrise în cartea aceasta.
İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok doğaüstü belirti gerçekleştirdi.예수께서 제자들 앞에서 이책에 기록되지 아니한 다른 표적도 많이 행하셨으나
İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok doğaüstü belirti gerçekleştirdi.Mnohé zajisté i jiné divy činil Ježíš před obličejem učedlníků svých, kteréž nejsou psány v knize této.
İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok doğaüstü belirti gerçekleştirdi.Molti altri segni fece Gesù in presenza dei suoi discepoli, ma non sono stati scritti in questo libro
İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok doğaüstü belirti gerçekleştirdi.Også mange andre tegn gjorde Jesus for sine disiplers øine, tegn som ikke er skrevet i denne bok;