öğrencilerin ile cümle

öğrencilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.Premièrement, le manque d'initiative: vos étudiants ne sont pas moteurs.
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.Primul este lipsa de iniţiativă; elevii nu se implică de bună voie.
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.Prvním je nedostatek iniciativy; vaši studenti nezačnou sami.
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.Um é a falta de iniciativa; se os vossos alunos não tomarem a iniciativa.
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.Uno è la mancanza di iniziativa: i vostri studenti non cominciano niente da soli.
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.Uno es la falta de iniciativa; sus estudiantes no empiezan por sí solos.
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.Yang pertama adalah kurangnya inisiatif; para murid anda tidak memotivasi diri mereka sendiri.
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.Ένα είναι η έλλειψη πρωτοβουλίας· οι μαθητές σας δεν παίρνουν τον λόγο πρώτοι.
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.Едната е липса на инициатива; вашите ученици не инициират започването.
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.Школьники не хотят что-либо делать сами.
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.אחד זה חוסר יוזמה, התלמידים שלך לא 'מתניעים בעצמם.'
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.الأول هو نقص المبادرة، إن طلابك لن يبدأوا وحدهم.
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.説明が終わるとすぐに
Birkaç ay sonra, Estonya bütün birinci sınıf öğrencilerinin kodlamayı öğrenmesi gerektiğine karar verdi.몇 달이 지나서 에스토니아는 초등학교 1학년부터 코드쓰기를 배워야 한다고 결정했죠.
Birkaç ay sonra, Estonya bütün birinci sınıf öğrencilerinin kodlamayı öğrenmesi gerektiğine karar verdi.Câteva luni mai târziu, Estonia a decis că toții elevii de clasa întâi ar trebui să învețe programare.
Birkaç ay sonra, Estonya bütün birinci sınıf öğrencilerinin kodlamayı öğrenmesi gerektiğine karar verdi.Een paar maanden later besloot Estland dat alle kinderen in de lagere school moesten leren coderen.
Birkaç ay sonra, Estonya bütün birinci sınıf öğrencilerinin kodlamayı öğrenmesi gerektiğine karar verdi.Ein paar Monate später entschied das Land Estland, dass alle seine Erstklässler programmieren lernen sollten.
Birkaç ay sonra, Estonya bütün birinci sınıf öğrencilerinin kodlamayı öğrenmesi gerektiğine karar verdi.Få måneder senere besluttede Estland at alle i første klasse skulle lære at kode.
Birkaç ay sonra, Estonya bütün birinci sınıf öğrencilerinin kodlamayı öğrenmesi gerektiğine karar verdi.Kilka miesięcy później rząd Estonii zdecydował, że pierwszoklasiści powinni uczyć się kodować.
Birkaç ay sonra, Estonya bütün birinci sınıf öğrencilerinin kodlamayı öğrenmesi gerektiğine karar verdi.Một vài tháng sau, nước Estonia ra quyết định tất cả các học sinh trung học nên học cách lập trình
Birkaç ay sonra, Estonya bütün birinci sınıf öğrencilerinin kodlamayı öğrenmesi gerektiğine karar verdi.Pocos meses después, Estonia decidió que todos los niños de primer grado deberán aprender a codificar.
Birkaç ay sonra, Estonya bütün birinci sınıf öğrencilerinin kodlamayı öğrenmesi gerektiğine karar verdi.Quelques mois plus tard, l'Estonie a décidé que tous les élèves de C.P. devaient apprendre à coder.
Birkaç ay sonra, Estonya bütün birinci sınıf öğrencilerinin kodlamayı öğrenmesi gerektiğine karar verdi.Декілька місяців опісля, влада Естонії прийняла рішення, що всі першокласники повинні вчити програмування.
Birkaç ay sonra, Estonya bütün birinci sınıf öğrencilerinin kodlamayı öğrenmesi gerektiğine karar verdi.Несколько месяцев спустя Эстония приняла решение, что все первоклашки должны учиться программированию.
Birkaç ay sonra, Estonya bütün birinci sınıf öğrencilerinin kodlamayı öğrenmesi gerektiğine karar verdi.כמה חודשים מאוחר יותר, מדינת אסטוניה החליטה שכל תלמידי כיתה א' צריכים ללמוד לתכנת.
Birkaç ay sonra, Estonya bütün birinci sınıf öğrencilerinin kodlamayı öğrenmesi gerektiğine karar verdi.وبعد أشهر قليلة، قررت دولة إستونيا بأن على جميع تلامذتها في الابتدائي تعلم البرمجة.
Birkaç ay sonra, Estonya bütün birinci sınıf öğrencilerinin kodlamayı öğrenmesi gerektiğine karar verdi.小学一年生にプログラミングを 教えることに決めました このことがきっかけとなり イギリスでも—
Birkaç ay sonra, Estonya bütün birinci sınıf öğrencilerinin kodlamayı öğrenmesi gerektiğine karar verdi.幾個月後,愛沙尼亞政府決定 全國一年級學生都要學寫編碼
Bize gelecek olan bu öğrencilerinAprès tout, ces étudiants étaient extrêmement brillants,
Bize gelecek olan bu öğrencilerinMen när man ges en sådan möjlighet blir man också lite nervös. Jag tänkte,
Bize gelecek olan bu öğrencilerinPero cuando uno tiene una oportunidad así, se pone un poco nervioso.
Bize gelecek olan bu öğrencilerin"têm as melhores notas possíveis no sistema universitário sueco.
Bizim örneğimizde, gerekli değilse de öğrencilerin ağını haritalandırabiliriz.Acum, în cazul nostru, deși nu a fost necesar, am putut cartografia rețeaua de studenți.
Bizim örneğimizde, gerekli değilse de öğrencilerin ağını haritalandırabiliriz.A mi esetünkben, bár nem volt szükséges, feltérképeztük az egyetemisták teljes hálózatát.
Bizim örneğimizde, gerekli değilse de öğrencilerin ağını haritalandırabiliriz.Dalam kasus kami, meski pun tidak perlu, kamu juga memetakan jaringan para mahasiswa itu.
Bizim örneğimizde, gerekli değilse de öğrencilerin ağını haritalandırabiliriz.En nuestro caso, aunque no era necesario, pudimos, de hecho, mapear la red de estudiantes.
Bizim örneğimizde, gerekli değilse de öğrencilerin ağını haritalandırabiliriz.In ons geval konden we, hoewel dat niet nodig was, het netwerk van de studenten echt in kaart brengen.
Bizim örneğimizde, gerekli değilse de öğrencilerin ağını haritalandırabiliriz.I vårt fall, fastän det inte var nödvändigt, kunde vi även i själva verket mappa nätverket av studenter.
Bizim örneğimizde, gerekli değilse de öğrencilerin ağını haritalandırabiliriz.우리의 경우 필요하지는 않았지만 우리는 또한 실제로 학생들 사이의 네트워크를 파악할 수 있었습니다.
Bizim örneğimizde, gerekli değilse de öğrencilerin ağını haritalandırabiliriz.Ora, nel nostro caso, anche se non era necessario, potremmo mappare la rete degli studenti.
Bizim örneğimizde, gerekli değilse de öğrencilerin ağını haritalandırabiliriz.Ora, no nosso caso, apesar de não ser necessário, podemos também mapear a rede dos estudantes.
Bizim örneğimizde, gerekli değilse de öğrencilerin ağını haritalandırabiliriz.V našem případě, i přestože to nebylo nutné, jsme mohli rovněž mapovat síť studentů.
Bizim örneğimizde, gerekli değilse de öğrencilerin ağını haritalandırabiliriz.W naszym przypadku, mimo że nie było to konieczne mogliśmy zmapować sieć studentów.
Bizim örneğimizde, gerekli değilse de öğrencilerin ağını haritalandırabiliriz.Итак, в нашем случае, хотя это и не было необходимо, мы смогли создать и саму карту студентов.
Bizim örneğimizde, gerekli değilse de öğrencilerin ağını haritalandırabiliriz.Сега, в нашия случай, въпреки че не беше необходимо, можехме да направим карта на мрежата на студентите.
Bizim örneğimizde, gerekli değilse de öğrencilerin ağını haritalandırabiliriz.עכשיו, במקרה שלנו, אף-על-פי שזה לא היה נחוץ יכולנו למעשה למפות את רשת הסטודנטים.
Bizim örneğimizde, gerekli değilse de öğrencilerin ağını haritalandırabiliriz.الآن، في حالتنا و على الرغم إنها لم تكن ضرورية كان بإمكاننا واقعا رسم خريطة لشبكة الطلاب
Bizim örneğimizde, gerekli değilse de öğrencilerin ağını haritalandırabiliriz.学生のネットワークを図にすることが出来ました これが714人の学生と
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.El profesor puede conocer bien a sus alumnos y sabe desarrollar las clases conforme a sus necesidades.
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.Hän oppii tuntemaan oppilaansa hyvin ja osaa kehittää opetusta heille sopivaksi.
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.Il apprend à bien connaître ses élèves, et il sait adapter son enseignement selon leurs aptitudes.
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.Läraren lär känna eleverna bra och kan utveckla undervisningen så att den passar dem.
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.Он хорошо узнает учеников и поэтому может выстраивать обучение в соответствии с их уровнем и особенностями.
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.فهو يتعلم التعرف على تلاميذه بشكل جيد ويستطيع أن يطور التعليم كي يكون مناسباً لهم.
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.一至六年级的学生通常由一位固定的教师负责。教师会逐渐了解每个学生,并会制定最适合学生的教学方案。教育的重要目的之一就是培养学生独立的思维能力,并养成对本人学习负责的习惯。
Bu 1 yıldan eski cep telefonu olan öğrencilerin sayısı. -이 값이 핸드폰을 1년 초과 가지고 있는 값 입니다
Bu 1 yıldan eski cep telefonu olan öğrencilerin sayısı. -Ez az a szám, akiknek van mobiljuk, méghozzá egy évnél idősebb.
Bu 1 yıldan eski cep telefonu olan öğrencilerin sayısı. -Това е цифрата, която притежава по-стар телефон от една година
Bu 1 yıldan eski cep telefonu olan öğrencilerin sayısı. -هذا هو عدد الطلاب اللذين يمتلكون هاتف نقال سنة انتاجه كانت قبل اكثر من عام واحد
Bu aslında lise öğrencilerine iki saatte yaptığım sunumun, üç dakikaya indirilmiş hali.이건 제가 실제로 고등학생들에게 했던 2시간짜리 강연을 3분으로 줄인 강연입니다.

İlgili Sayfalar