öğrencilerin ile cümle

öğrencilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
AMBE'nin ilk yıl öğrencilerinden bir başkası Shehu'ydu.Друг студент от първата година на АИМН е Шеху.
AMBE'nin ilk yıl öğrencilerinden bir başkası Shehu'ydu.Ещё одним студентом первого набора АИМН был Шеху.
Anaokulu öğrencilerinin farklı yaptıkları,As crianças dos infantários fazem de forma diferente.
Anaokulu öğrencilerinin farklı yaptıkları,유치원 생들은 뭐가 달랐을까요?
Anaokulu öğrencilerinin farklı yaptıkları,Wat kleuters anders doen... is dat ze met de marshmallow beginnen.
Anaokulu öğrencilerinin farklı yaptıkları,מה שילדי הגן עושים אחרת
Anaokulu öğrencilerinin farklı yaptıkları,وما يفعله تلاميذ رياض الأطفال بطريقة مختلفة،
Anaokulu öğrencilerinin farklı yaptıkları,マシュマロから始めるところです
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.A faktem bylo, že indičtí studenti studovali pilněji, než my ve Švédsku.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.A faktom bolo, že tí indickí študenti študovali usilovnejšie ako my vo Švédsku.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.A realidade era que os estudantes indianos estudavam mais do que nós na Suécia.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.Dan faktanya adalah murid-murid India belajar lebih giat daripada kami di Swedia.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.En het was nou eenmaal zo dat de studenten in India harder studeerden dan wij in Zweden.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.És a helyzet az volt, hogy az indiai diákok keményebben tanultak, mint mi Svédországban.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.Iar asta pentru că studenţii indieni învăţau mai mult decât o făceam noi în Suedia.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.I faktem było, że indyjscy studenci studiowali więcej niż my w Szwecji.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.Il fatto era che gli studenti indiani studiavano più di noi, in Svezia.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.사실 인도학생들이 스웨덴학생들보다 더 열심히 공부하고 있었습니다.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.Les étudiants indiens étudiaient plus sérieusement que nous en Suède.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.Och det faktum att de indiska studenterna pluggade hårdare än vad vi gjorde i Sverige.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.Og virkeligheden var at de indiske studerende studerede hårdere end vi gjorde i Sverige.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.Tosiasia oli, että intialaiset opiskelijat opiskelivat lujemmin kuin me ruotsalaiset.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.Und die Tatsache war, dass die indischen Studenten viel intensiver lernten als wir in Schweden.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.Và sự thật là các sinh viên Ấn Độ học chăm hơn chúng tôi ở Thụy Điển.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.Y el hecho era que los estudiantes indios estudiaban más intensamente que los estudiantes suecos.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.Και ήταν γεγονός ότι οι Ινδοί φοιτητές μελετούσαν περισσότερο από ότι εμείς στη Σουηδία.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.Беше факт, че индийските студенти учеха по-упорито, отколкото ние в Швеция.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.Просто потому что индийские студенты учились больше, чем мы в Швеции.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.Це трапилось тому, що індійські студенти вчилися більше, ніж ми у Швеції.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.והעובדה היא שהסטודנטים ההודים למדו יותר מאשר למדנו בשוודיה.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.و الحقيقة كانت أن الطلبة الهنود درسوا بجدية أكثر مما كنا نفعل في السويد.
Aslında gerçek olan Hintli öğrencilerin biz isveç'li olanlara göre daha çok çalışmasıydı.スウェーデンの学生よりも勉強に熱心で 教科書を2回、
Aynı zamanda diğer öğrencilerin tercümelerinin kalitesini de oylayabilirsiniz.또한 당신은 다른 학생들이 한 번역의 품질에 대하여 투표할 수 있습니다.
Aynı zamanda diğer öğrencilerin tercümelerinin kalitesini de oylayabilirsiniz.בנוסף, תוכל לדרג את האיכות של מתרגמים אחרים שעזרו לך ללמוד על ידי הסתכלות איך
Aynı zamanda diğer öğrencilerin tercümelerinin kalitesini de oylayabilirsiniz.و يمكنك أيضا تصويت على جوده ترجمات الطلاب , مما يساعد على تعليم برؤيه كيف
Aynı zamanda diğer öğrencilerin tercümelerinin kalitesini de oylayabilirsiniz.自分の訳の質も高められる
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Emlékszem egyszer elmondott egy történetet egy esetről, mikor diákjai megtréfálták.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Ik herinner me dat hij me eens een verhaal vertelde over een grap die de studenten met hem uithaalden.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Îmi amintesc că odată mi-a spus o poveste despre o glumă pe care i-au făcut-o studenţii.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Jag minns att han en gång berättade en historia om ett skämt som några studenter utsatte honom för.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Je me rappelle qu'il m'avait raconté une histoire une fois, sur une blague que lui avaient fait ses étudiants.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.그가 저에게 해 준 얘기가 기억나네요. 학생들이 자기를 골탕먹인 일에 대한 얘기인데요.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Lembro-me de uma vez ele me contar uma história sobre uma partida que os alunos lhe pregaram.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Opowiedział mi kiedyś o dowcipie, jaki wykręcili mu studenci.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Recuerdo que alguna vez me contó una historia sobre una broma que le hicieron sus estudiantes.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Ricordo che una volta mi raccontò una storia su uno scherzo che alcuni studenti gli avevano fatto.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Saya ingat suatu kali dia bercerita tentang gurauan para siswanya kepadanya.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Θυμάμαι μια φορά μου είπε μια ιστορία σχετικά με μια πλάκα που του έκαναν οι μαθητές του.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Пам'ятаю, як якось він розповів мені одну історію, як над ним пожартували студенти
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Помню, однажды он рассказал мне историю о шутке, которую сыграли с ним студенты.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Спомням си как веднъж ми разказа история за една шега, която неговите студентите му изиграли.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.אני זוכר שהוא סיפר לי פעם סיפור על שעשוע שהסטודנטים
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.لقد اخبرني ذات مرة قصة .. عن دعابة قام بها طلابه ذات يوم معه
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.ジョークの話を聞いたことがあります たしか彼の誕生日に
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.Az első a motiváció hiánya, a diákok nem kezdenek maguktól gondolkodni.
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.Een eerste is gebrek aan initiatief; je studenten beginnen niet vanzelf.
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.Eins ist fehlende Initiative; ihre Schüler kommen nicht von selbst in Bewegung.
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.첫째는 동기의 부족입니다.; 학생들은 스스로 공부하지 않습니다.
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.Một là thiếu động lực; sinh viên không thúc đẩy chính mình.
Birincisi girişkenlik eksikliği; öğrencileriniz kendi-kendine başlamıyor.Pierwszy: brak uczniowskiej inicjatywy.

İlgili Sayfalar