öğrencilere ile cümle
öğrencilere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ama, o zaman neden bugün hala yaratıcı yazım kurslarında öğrencilere öğrettiğimiz ilk şey şu oluyor:Och ändå, varför är det så att, i dagens kreativa skrivarkurser, är det absolut första vi lär studenterna
Ama, o zaman neden bugün hala yaratıcı yazım kurslarında öğrencilere öğrettiğimiz ilk şey şu oluyor:Y sin embargo, por qué es que, en los cursos de escritura creativa de hoy,
Ama, o zaman neden bugün hala yaratıcı yazım kurslarında öğrencilere öğrettiğimiz ilk şey şu oluyor:Και όμως, γιατί στα σημερινά μαθήματα δημιουργικής γραφής το πρώτο πράγμα που διδάσκουμε τους φοιτητές είναι
Ama, o zaman neden bugün hala yaratıcı yazım kurslarında öğrencilere öğrettiğimiz ilk şey şu oluyor:Чому ж тоді на письменницьких курсах ми в першу чергу вчимо студентів
Ama, o zaman neden bugün hala yaratıcı yazım kurslarında öğrencilere öğrettiğimiz ilk şey şu oluyor:ועדיין, מדוע זה שבקורסים לכתיבה יצירתית כיום, הדבר הראשון שאנו מלמדים סטודנטים הוא
Ama, o zaman neden bugün hala yaratıcı yazım kurslarında öğrencilere öğrettiğimiz ilk şey şu oluyor:وبعد, فلماذا إلى يومنا هذا, عندما نُدَرِّس الكتابة الابداعية, فإن أول شيء نعلمه الطلاب هو:
Ama, o zaman neden bugün hala yaratıcı yazım kurslarında öğrencilere öğrettiğimiz ilk şey şu oluyor:知っていることから書きなさいと 教えるのはなぜでしょうか その始め方に問題があるのではないでしょうか
Amerikan Yerlileri ve Latin öğrencilere odaklandık.In de VS hebben we ons gericht op Afrikaans-Amerikaanse studenten, Native Americans en Latino's.
A notu verilip, öğrencilereAgli studenti con voto insufficiente hanno dato degli "ottimo"
A notu verilip, öğrencilere A seviyesinde oldukları, çok parlak oldukları söylenmiş.D-level študentom dali A-čka. povedali im že sú na A-leveli, povedali im,že im prislúcha bystrosť.
A notu verilip, öğrencilere A seviyesinde oldukları, çok parlak oldukları söylenmiş.Học sinh lớp D, cho chúng điểm A bảo với chúng rằng chúng điểm A, bảo chúng rằng chúng thật sáng dạ.
A notu verilip, öğrencilereAレベルの賢い学生だと伝えられていました
A notu verilip, öğrencilereD등급의 학생들에게 A 등급을 부여하고는
A notu verilip, öğrencilereles dieron las notas más altas,
A notu verilip, öğrencilereSchülern mit einem "Ausreichend" (D) die Note "Sehr gut" (A) gegeben.
A notu verilip, öğrencilereתלמידים מרמה D, ונתנו להם ציוני A,
A notu verilip, öğrencilereو أعطي طلاب الجيم ألفا
A seviyesindeki öğrencilere de D notu verip, D seviyesinde oldukları söylenmiş.A등급 학생들에게 D등급의 열등생이라고 속인 겁니다. 바로 3개월 후, 도중에 중퇴한 학생을 제외하고
A seviyesindeki öğrencilere de D notu verip, D seviyesinde oldukları söylenmiş.הוא שהם לקחו תלמידים מרמה A ואמרו להם שהם D. וזה בדיוק מה שקרה לאחר התקופה של שלושת החודשים.
A seviyesindeki öğrencilere de D notu verip, D seviyesinde oldukları söylenmiş.فقد قالوا لطلاب الألف أنهم في مستوى الجيم وهذا ما حصل بعد انتهاء الفترة المحددة
A seviyesindeki öğrencilere de D notu verip, D seviyesinde oldukları söylenmiş.中退した生徒を除き 学校に残っていた生徒は それが3ヶ月後に現実となってしまいました
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.Ada juga para siswa yang mengisi survey dengan pertanyaan seperti
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.A diákokat is megkértük, hogy válaszoljanak olyan kérdésekre, mint például:
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.Am trimis și sondaje de opinie către studenţi, cu întrebări de genul:
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.Auch Schüler wurden einbezogen.
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.Chúng tôi cũng cho sinh viên làm khảo sát với những câu hỏi như
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.Inoltre alcuni studenti hanno compilato dei questionari, con domande del tipo:
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.우리는 학생들에게 설문 조사도 했는데, 대개 이런 것이었습니다.
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.On soumettait aussi les élèves à des sondages avec des questions telles que,
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.Ook lieten we studenten een vragenlijst invullen met vragen als:
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.Poprosiliśmy również uczniów o wypełnienie ankiet z pytaniami:
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.Také jsme nechali studenty vyplnit dotazníky, kde byly otázky jako:
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.También le pedimos a los estudiantes que respondieran un cuestionario:
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.Tivemos ainda estudantes a preencher avaliações com perguntas como:
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.Vi lät också studenter fylla i enkäter med frågor som:
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.Επίσης ζητήσαμε από μαθητές να συμπληρώσουν ερωτηματολόγια με ερωτήσεις όπως,
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.Мы также давали ученикам заполнять анкеты с вопросами вроде
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.Ние също накарахме ученици да попълнят анкети с въпроси като:
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.Також ми попросили студентів дати відповідь на запитання в опитуванні, на зразок:
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.היו גם תלמידים שענו על שאלונים עם שאלון כמו,
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.كما أننا نقوم باستطلاع للرأي بين الطلاب بواسطة أسئلة مثل،
Ayrıca öğrencilere bunun gibi soruları olan anketler doldurttuk.「先生は生徒が理解しているか 分かっているか?」
Başka bir deneyimim daha var: Yazarlık dersinde öğrencilere özel bir ödev veriyorum.Ho un'altra esperienza: nella mia classe di scrittura, do agli studenti un compito particolare.
Başka bir deneyimim daha var: Yazarlık dersinde öğrencilere özel bir ödev veriyorum.Ik heb nog een ervaring: in mijn schrijfklas geef ik een bijzondere opdracht.
Başka bir deneyimim daha var: Yazarlık dersinde öğrencilere özel bir ödev veriyorum.J'ai une autre expérience : dans mes cours d'écriture, je donne aux étudiants un devoir particulier.
Başka bir deneyimim daha var: Yazarlık dersinde öğrencilere özel bir ödev veriyorum.Tengo otra experiencia que contar: durante mi clase de escritura, les doy a mis alumnos una tarea especial.
Bazı öğrencilere sorarsanız, pek beceremiyorum.많은 수의 학생들에게 상당히 분명한 사실은, 그렇다고 해서
Ben algoritmalara, veri yapılarına ve süper istekli öğrencilere alışığım.Ik ben gewend aan algoritmen en datastructuren en supergemotiveerde studenten.
Ben algoritmalara, veri yapılarına ve süper istekli öğrencilere alışığım.저는 알고리즘이나 데이터 구조 아니면 아주 열성적인 학생들에는 익숙하지만
Ben algoritmalara, veri yapılarına ve süper istekli öğrencilere alışığım.אני רגיל לאלגוריתמים ומבני נתונים ותלמידים בעלי מוטיבציה גבוהה,
Ben algoritmalara, veri yapılarına ve süper istekli öğrencilere alışığım.فأنا في حياتي العملية اتعامل مع الخوارزميات وهيكلية البيانات ومع طلاب متحمسون للعلم كثيراً
Ben algoritmalara, veri yapılarına ve süper istekli öğrencilere alışığım.データ構造や 非常に意欲的な学生に 囲まれて暮らしていたので 私には
Ben Harvard'da öğrencilere geçirdikleri zorlu dört yıl süresince danışmanlık yapan bir memurdum.하버드에서, 저는 4년간의 힘든 시간을 보내는 학생들과 상담하는 일을 했었습니다.
Ben Harvard'da öğrencilere geçirdikleri zorlu dört yıl süresince danışmanlık yapan bir memurdum.A Harvard tisztviselője voltam, hogy a hallgatók számára adjak tanácsokat a 4 nehéz évük alatt.
Ben Harvard'da öğrencilere geçirdikleri zorlu dört yıl süresince danışmanlık yapan bir memurdum.Bol som referentom Harvardu, ktorý radil študentom počas tých náročných 4 rokov.
Ben Harvard'da öğrencilere geçirdikleri zorlu dört yıl süresince danışmanlık yapan bir memurdum.Como funcionario asesoraba a estudiantes esos 4 difíciles años.
Ben Harvard'da öğrencilere geçirdikleri zorlu dört yıl süresince danışmanlık yapan bir memurdum.Eram funcţionar Harvard, consiliam studenţii pe parcursul celor patru ani grei.
Ben Harvard'da öğrencilere geçirdikleri zorlu dört yıl süresince danışmanlık yapan bir memurdum.Ero un ufficiale di Harvard, con il compito di consigliare gli studenti durante i quattro difficili anni.
Ben Harvard'da öğrencilere geçirdikleri zorlu dört yıl süresince danışmanlık yapan bir memurdum.Ich war in Harvard damit beauftragt, Studenten in den vier schwierigen Jahren zu beraten.
Ben Harvard'da öğrencilere geçirdikleri zorlu dört yıl süresince danışmanlık yapan bir memurdum.Ik begeleidde studenten door de moeilijke vier jaren.