öğleyin ile cümle

öğleyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Toplantı öğleyin sona erdi.The meeting came to an end at noon.
Öğleyin Tokyo İstasyonu'na varacağız.We will get to Tokyo Station at noon.
Biz öğleyin buluşacağız.We are to meet at noon.
Tom'un öğleyin gelmesi bekleniyor.Tom is due to come at noon.
Gemi öğleyin hareket edecektir.The ship will set sail at noon.
Çekim yaklaşık öğleyin başladı.The shooting started around noon.
İşimize öğleyin başladık.We began our work at noon.
Biz yaklaşık olarak öğleyin öğle yemeği yeriz.We have lunch at about noon.
Öğleyin çalışmayı bıraktık.We stopped working at noon.
Biz her gün öğleyin öğle yemeği yeriz.We have lunch at noon every day.
Ben öğle yemeğini öğleyin yerim.I have lunch at noon.
Ben öğleyin Tokyo'ya vardım.I arrived in Tokyo at noon.
Biz öğleyin öğle yemeği yedik.We had lunch at noon.
Ben öğleyin sizi ararım.I'll call you at noon.
Seni almak için öğleyin geleceğim.I'll come at noon to pick you up.
Öğleyin arkadaşlarımla birlikte öğle yemeği yerim.I have lunch at noon with my friends.
Öğleyin onunla bir randevum var.I have an appointment with him at noon.
Trenin öğleyin varması bekleniyor.The train is due to arrive at noon.
Yaklaşık öğleyin onunla karşılaştım.I met him about noon.
O, bana öğleyin burada olmamı söyledi.He told me to be here at noon.
Ona öğleyin gelmesini söyle.Tell her to come at noon.
O, öğleyin orada olmalı.She should be there at noon.
Cumartesi öğleyin izinli olacağım.I'll be off duty at noon on Saturday.
Tren öğleyin gelir.The train is due at noon.
O, öğleyin gelir.He comes at noon.
Öğleyin mi yoksa daha sonra mı kar yağışı başlayacak?Will it start snowing at noon or later?
O, öğleyin gelecek.He'll come at noon.
Biz, öğleyin pizza ve tavuk yedik.We've eaten pizza and chicken at noon.
Öğle yemeği öğleyin.Lunch is at noon.
Ben her gün öğleyin öğle yemeği yerim.I eat lunch every day at noon.
Tom her gün öğleyin öğle yemeği yer.Tom eats lunch every day at noon.
Aile, öğleyin yemeğini yemişti.The family had its dinner at noon.
O öğleyin uyanır.He wakes up at noon.
Tom neredeyse öğleyin uyandı.Tom woke up around noon.
Öğleyin orada olun.Be there at noon.
Öğleyin orada ol.Be there at noon.
Tom öğleyin geliyor olmalı.Tom should be arriving at noon.
Biz günün en büyük yemeğini genellikle öğleyin yeriz.We usually eat our biggest meal of the day at noon.
Öğleyin başlıyorum.I'm starting at noon.
Gösteri öğleyin başlar.The show starts at noon.
Olay öğleyin başlar.The event starts at noon.
Ben öğleyin uyandım.I woke up at noon.
Tom yaklaşık öğleyin gelecek.Tom is going to arrive around noon.
Öğleyin bu restorana çok fazla müşteri gelmez.Not many customers come to this restaurant in the afternoon.
Şimdiden acıktın mı? Öğleyin daha fazla yemiş olmalıydın.You're hungry already? You should've eaten more at lunch.
Öğleyin kılınan cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığına defnedilmiştir.In token whereof he commanded that he should be buried here among the kings."
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Now from the sixth hour there was darkness over all the land until the ninth hour.
Sabah ve akşam güneş büyük, öğleyin ise küçük görünür.Il le fait le matin et le soir, lorsque sa luminosité est encore faible.
Öğleyin insanlar, o sırada Vudaş yıkandığı için yüzmezler.В полдень людям нельзя купаться, в это время купаются сами вудаши.
Champurrado, geleneklere göre sabahları kahvaltılarda veya öğleyin atıştırmalıklarda churro ile servis edilir.Чампуррадо традиционно подаётся с чуррос утром в качестве простого завтрака или вечером как снэк.
Ancak öğleyin bir demirci bulunup ayak prangası çıkarıldı.Před dvanáctou dostával myslivec kopyta a ocas.
Champurrado, geleneklere göre sabahları kahvaltılarda veya öğleyin atıştırmalıklarda churro ile servis edilir.Bruschetta se obvykle jí ke snídani nebo jako předkrm.
Champurrado, geleneklere göre sabahları kahvaltılarda veya öğleyin atıştırmalıklarda churro ile servis edilir.A churrót leggyakrabban reggeliként vagy uzsonnaként szokták enni.
Biz öğleyin öğle yemeği yedik.Söimme lounasta puolilta päivin.
Öğleyin kılınan cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığına defnedilmiştir.一般祈禱於阿弥陀佛,主要目的在於祈求死後的解脫。
Ancak öğleyin bir demirci bulunup ayak prangası çıkarıldı.自辰至午,方见净银。
Damat giydirilir ve öğleyin biter.Oblači se i odlazi na posao usred noći.
Champurrado, geleneklere göre sabahları kahvaltılarda veya öğleyin atıştırmalıklarda churro ile servis edilir.Bruschetta zvyčajne slúži ako raňajky alebo predjedlo.
Öğleyin insanlar, o sırada Vudaş yıkandığı için yüzmezler.V tem času se tudi ne kopajo za zabavo.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.A gdy było o godzinie szóstej, stała się ciemność po wszystkiej ziemi, aż do godziny dziewiątej.

İlgili Sayfalar