öğlen ile cümle
öğlen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sonra hücre dayağı düzenine geçildi. günde üç fasıl, sabah, öğlen, akşam...Program se emitirao u tri bloka: jutarnjem, poslijepodnevnom i večernjem.
Bundan dolayı öglenalar hem ototrof hem heterotrof özellik gösterirler.Nadalje se protoktisti dijele na autotrofne i heterotrofne.
Öğlen olduğunda saldırı yeniden başladı.Nakon reorganizacije, napad je počeo u ponoć.
Hafta içi her gün Bugün programının öğlen kuşağını sunmaktadir.Danas ima cjelodnevni vlastiti program.
Öğlen Polanski'yle telefonda konuştu.Kad je s Hironom Botincem ušao u 2.
Ültimatomun öğlen 12'ye kadar süresi vardı ancak iki saat uzatıldı.Ultimátum malo vypršať na poludnie, no bolo predĺžené o ďalšie dve hodiny.
İkindi öğlenin bitiminden güneş batıncaya kadar olan zamandır.Končí sa v posledný deň po západe slnka.
Bu dualar Sabah Şahrit, Öğlen Minha ve Akşam Arvit dualarıdır.V tom čase vznikli aj ranné, poludňajšie a večerné zvonenia k modleniu.
Sabah, güneş doğumundan öğlene kadar olan zaman dilimi.Večer je denná doba po západe slnka, od začiatku súmraku do noci.
Perşembe öğlen.")30. junija.).
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.Ob 16:00 sta obe floti pričeli pluti druga proti drugi.
Şehirde yaşayan halk için en önemli öğün öğle yemeğidir, iş günlerinde öğlen molası daha uzundur.Glavni obrok imajo opoldne, zvečer pa lahkotnejši obrok.
Sonra hücre dayağı düzenine geçildi. günde üç fasıl, sabah, öğlen, akşam...Svetišče se odpira trikrat na dan eno uro: zjutraj, opoldan in zvečer.
İşin öğlenden önce bitmesi gerekiyor.Darbas turi būti pabaigtas prieš pietus.
Vakit öğlen olmuştur.On hilisõhtune aeg.
Ültimatomun öğlen 12'ye kadar süresi vardı ancak iki saat uzatıldı.Ultimaatumile sooviti vastust keskpäevaks, seda pikendati veel kaks tundi.
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum.1, 2, 3. 그럼 4 더하기 3은
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum.1, 2, 3, a tak môžete zobraziť 4 plus 3 ako koľko
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum.1,2 3.
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum.1, 2, 3, e così possiamo considerare 4 più 3 come "quanti
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum.1, 2, 3.
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum.1,2,3,你可以看到4个加3个柠檬,
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum. 3 ile 4'ü toplayalım.1, 2, 3. Also könnte man 4 plus 3 als die totale Anzahl meiner Zitronen sehen.
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum. 3 ile 4'ü toplayalım.1,2,3, så du kan se fyra plus tre som hur många citroner jag hade totalt.
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum. 3 ile 4'ü toplayalım.1, 2, 3, и така мислете за 4 плюс 3 като за това колко лимона съм изяла?
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum. 3 ile 4'ü toplayalım.1 (один), 2 (два), 3 (три), здесь вы видите 4 плюс 3, так сколько всего у меня лимонов?
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum. 3 ile 4'ü toplayalım.Ένα, δύο, τρία, και θα μπορούσατε να δείτε την πρόσθεση 4 συν 3 ως τα συνολικά λεμόνια που έχω.
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum.Donc 1, 2, 3, 4 citrons pour le petit-déjeuner.
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum.En laten we ook zeggen dat ik 3 citroenen als middag eten had.
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum.E vamos dizer, eu tinha outros 3 limões para o almoço.
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum.Jeden, dwa, trzy.
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum.Si sa spunem, am avut un alt 3 lamai pentru masa de prânz.
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum.Takže 1, 2, 3, 4 citróny k snídani..
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum.אז 1, 2, 3. ואז אתם יכולים לחשבו על 4+3
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum.إذن 1، 2، 3،
3 limon da öğlen yemeği için alıyorum.どれだけの数のレモンを持っているかと見ることができます。
Ahh niçin?Burada kalmalı ve öğlen yemeği yemelisiniz!!Ah czemu?powinnyście zostać i zjeść z nami obiad.
Ahh niçin?Burada kalmalı ve öğlen yemeği yemelisiniz!!Ahh pourquoi ? Vous devriez rester et diner ici !
Ahh niçin?Burada kalmalı ve öğlen yemeği yemelisiniz!!Ahh, proč? Měly byste zůstat a dát si tady večeři!
Ahh niçin?Burada kalmalı ve öğlen yemeği yemelisiniz!!Ahh varför? Ni borde stanna och äta middag här!
Ahh niçin?Burada kalmalı ve öğlen yemeği yemelisiniz!!Ahh waarom? Jullie zullen moeten blijven en diner hier hebben!
Ahh niçin?Burada kalmalı ve öğlen yemeği yemelisiniz!!Ah, perché? Restate e cenate con noi!
Ahh niçin?Burada kalmalı ve öğlen yemeği yemelisiniz!!Ah, prečo? Mali by ste tu ostať <br />a dať si s nami večeru!
Ahh niçin?Burada kalmalı ve öğlen yemeği yemelisiniz!!Ah wieso? Bleibt doch und esst mit uns!
Ahh niçin?Burada kalmalı ve öğlen yemeği yemelisiniz!!De ce? Ar trebui sa ramaneti si sa luati cina aici.
Ahh niçin?Burada kalmalı ve öğlen yemeği yemelisiniz!!아 왜? 저녁 먹고 가지~
Ahh niçin?Burada kalmalı ve öğlen yemeği yemelisiniz!!Sao thế? Các con nên ở lại ăn tối chứ!
Ahh niçin?Burada kalmalı ve öğlen yemeği yemelisiniz!!Α, γιατί; Θα έπρεπε να μείνετε για δείπνο εδώ!
Ahh niçin?Burada kalmalı ve öğlen yemeği yemelisiniz!!Ах, защо? Тука трябва да останете и да обядвате.
Ahh niçin?Burada kalmalı ve öğlen yemeği yemelisiniz!!Ах, почему? Оставайтесь и поешьте вместе с нами!
Ahh niçin?Burada kalmalı ve öğlen yemeği yemelisiniz!!אה למה? תשארו לארוחת ערב פה
Ahh niçin?Burada kalmalı ve öğlen yemeği yemelisiniz!!آآه لمـــــاذا ؟ يجب أن تبقـوا وتتناولوا العشـــاء هنـا
Ahh niçin?Burada kalmalı ve öğlen yemeği yemelisiniz!!そうだわ!週末に海に行くんだけど
Ah! Seung Jo, öğlen yemeğini yedin mi? Seung Jo, belki de öğlen yemeyi yiyeceğin biri yoktur..?O! <i> Seung Jo, jadłeś już? <i> Seung Jo, czy to możliwe, że nie masz z kim zjeść lanchu?
Ama gelirsen eğer öğlen yemeği almak zorundasın... ...seminere gelecek herkes için."dediler.Aber wenn Sie kommen, müssen Sie jedem, der am Seminar teilnimmt, das Mittagessen bezahlen."
Ama gelirsen eğer öğlen yemeği almak zorundasın... ...seminere gelecek herkes için."dediler.Ale keď prídete, musíte kúpiť obed pre každého, kto príde na seminár."
Ama gelirsen eğer öğlen yemeği almak zorundasın... ...seminere gelecek herkes için."dediler.Ale musisz postawić lunch każdemu, kto przyjdzie na seminarium".
Ama gelirsen eğer öğlen yemeği almak zorundasın... ...seminere gelecek herkes için."dediler.Ale pokud přijedete, musíte koupit oběd všem, kdo se semináře zúčastní."
Ama gelirsen eğer öğlen yemeği almak zorundasın... ...seminere gelecek herkes için."dediler.Dar dacă vii, vei plăti o masă pentru toţi cei prezenţi la seminar."
Ama gelirsen eğer öğlen yemeği almak zorundasın... ...seminere gelecek herkes için."dediler.그치만 오신다면 이 세미나에 참석하는 모든 사람들이 먹을 점심을 사오셔야 합니다."