öğlen ile cümle
öğlen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yani havuzun dolması için öğlene kadar suyun açık kalması gerekiyor. .Al mediodía del día después de que comienza a llenar la piscina es cuando esta estara llena.
Yani havuzun dolması için öğlene kadar suyun açık kalması gerekiyor. .Ao meio-dia no dia depois que ele começa a encher a piscina é quando Este será completo.
Yani havuzun dolması için öğlene kadar suyun açık kalması gerekiyor. .Kl. 12 dagen efter, påfyldningen af pølen blev begyndt, er den altså fuld.
Yani havuzun dolması için öğlene kadar suyun açık kalması gerekiyor. .О 12 годині того дня, що є наступним за днем, коли ми почали наповнення, басейн буде повним.
Yani havuzun dolması için öğlene kadar suyun açık kalması gerekiyor. .По обяд в деня, следващ този в който започва да пълни, ще бъде пълен басейна.
Yani havuzun dolması için öğlene kadar suyun açık kalması gerekiyor. .في ظهيرة اليوم التالي ستكون البركة مملوءة
Yapamazdım. Hepsi için öğlen yemeği hazırladınız zaten.Jag kunde inte.Du lagade till och med lunch för dom.
Yapamazdım. Hepsi için öğlen yemeği hazırladınız zaten.Thôi ạ, cô đã làm bữa trưa cho bọn con rồi.
Yapamazdım. Hepsi için öğlen yemeği hazırladınız zaten.Не можах.Ти направи обяд за всички.
Yapamazdım. Hepsi için öğlen yemeği hazırladınız zaten.Нет, вы даже приготовили ланч для всех...
Yapamazdım. Hepsi için öğlen yemeği hazırladınız zaten.לא יכולתי, גם הכנת עבורם ארוחת צהרים
Yapamazdım. Hepsi için öğlen yemeği hazırladınız zaten.لا استطيع , انتي قدمتي لهم الغداء حتى لهم جميعا
Yapamazdım. Hepsi için öğlen yemeği hazırladınız zaten.勉強して何が分かるんだ?
- Yarın öğlen buluşalım. - Mümkün değil.Breng morgenmiddag met me door.
- Yarın öğlen buluşalım. - Mümkün değil.Töltsd velem a holnap délutánt.
- Yarın öğlen buluşalım.Pasa la tarde de mañana conmigo.
- Yarın öğlen buluşalım.Passe I'après-midi demain avec moi.
- Yarın öğlen buluşalım.Petrece-ţi cu mine după-amiaza de mâine.
- Yarın öğlen buluşalım.Vem passar a tarde de amanhã comigo.
- Yarın öğlen buluşalım.اقضي ظهيرة يوم الغد معي
Yarın öğlenki tren uygun, değil mi?El tren del mediodía te va bien, ¿no?
Yarın öğlenki tren uygun, değil mi? Evet.-Juna lähtee huomenna kello 12.
Yarın öğlenki tren uygun, değil mi?Pociąg jest jutro w południe.
Yarın öğlenki tren uygun, değil mi?Pode ser o comboio do meio-dia, amanhã, certo?
Yarın öğlenki tren uygun, değil mi?Tåget går imorgon vid tolv.
Yarın öğlenki tren uygun, değil mi?Toget kører i morgen kl. 12.
Yarın öğlenki tren uygun, değil mi?Va bene il treno di domani a mezzogiorno?
Yarın öğlenki tren uygun, değil mi?Για το τρένο αύριο το μεσημέρι, σωστά;
Yarın öğlenki tren uygun, değil mi?Вас устроит поезд, уходящий завтра в полдень?
- Yarın, öğlen mi?Amanhã ao almoço?
- Yarın, öğlen mi?Ce, mâine la prânz? Nu putem.
- Yarın, öğlen mi?- Demain pour le déjeuner?
- Yarın, öğlen mi?¿Mañana, para almorzar?
- Yarın, öğlen mi?Morgen met de lunch?
- Yarın, öğlen mi?Tehát holnap, ebéd?
- Yarın, öğlen mi?غداً، للغداء؟
Yarın öğlen veda yemeği yiyelim diyor.Hij wilde me uitnodigen voor een afscheidslunch morgen rond 12 uur.
Yarın öğlen veda yemeği yiyelim diyor.Il veut faire un déjeuner d'adieu avec moi demain à midi.
Yarın öğlen veda yemeği yiyelim diyor.Meghívott egy búcsúebédre, holnap dél körül.
Yarın öğlen veda yemeği yiyelim diyor.Quiere que vaya a una comida de despedida con él mañana al mediodía.
Yarın öğlen veda yemeği yiyelim diyor.- Sim. Quer que vá a um almoço de despedida amanhã ao meio dia.
Yarın öğlen veda yemeği yiyelim diyor.Vrea să luăm prânzul mâine, să-mi spună la revedere.
Yarın öğlen veda yemeği yiyelim diyor.يريدني أن أتناول غداء وداعي معه عند الظهر
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.a tvoj pozemský život nastane jasnejší nad poludnie, a nech by bolo tma, bude jako ráno.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.dit Liv skal overstråle Middagssolen, Mørket vorde som lyse Morgen.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Ðời ông sẽ sáng sủa hơn ban trưa; Dẫu nay tối tăm, sau sẽ hóa ra như buổi sáng.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Ðời ông sẽ sáng_sủa hơn ban trưa ; Dẫu nay tối_tăm , sau sẽ hóa_ra như buổi_sáng .
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.E a tua vida será mais clara do que o meio-dia; a escuridão dela será como a alva.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Elämäsi selkenee kirkkaammaksi keskipäivää, pimeänkin aika on niinkuin aamunkoitto.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.gyogóbban kelne idõd a déli fénynél, és az éjféli sötétség is olyan lenne, mint a [kora] reggel.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Hidupmu akan menjadi lebih terang dari siang hari, dan saat-saat gelap dalam hidupmu secerah sinar pagi
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.I nad południe jaśniejszy nastanie czas twój; zaćmiszli się, będziesz jako zaranek.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.in življenje ti zasije jasneje nego poldnevna svetloba, in zmrači li se kdaj, mine mrak kakor ob jutru.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Jouw bestaan zal wolkenloos worden; elke schaduwzijde zal zo helder worden als het morgenlicht.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.네 생명의 날이 대낮보다 밝으리니 어두움이 있다 할지라도 아침과 같이 될 것이요
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.K tomu nad poledne jasný nastaneť čas; zatmíš-li se pak, jitru podobný budeš.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Og lysere enn middagen blir da ditt liv; mørket blir for dig som morgenen.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.più del sole meridiano splenderà la tua vita, l'oscurità sarà per te come l'aurora
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Tes jours auront plus d`éclat que le soleil à son midi, Tes ténèbres seront comme la lumière du matin,
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Tu existencia será más resplandeciente que el mediodía; aun la oscuridad te será como la alborada