öğle ile cümle
öğle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fırtınalar öğleden sonraları sıklıkla görülebilir.A menudo hay tormentas por la tarde.
Çalışma saatleri genelde güneşin doğuşuyla başlar, öğleden sonra biterdi.El día de trabajo comenzaba normalmente a la salida del sol y finalizaba por la tarde.
Öğleden sonra, Goebbles ve eşi, kendi çocuklarını öldürdükten sonra intihar ettiler.Goebbels y su mujer se suicidaron.
Öğleye kadar Güneş’in doğuş yönüne, öğleden sonra ise batıya doğru yönelinir.A la puesta del Sol está en dirección Este, a medianoche al Sur, y al amanecer al Oeste.
Öğlen saatlerinde Longstreet, Thoroughfare Gap savaş alanına geldi ve Jackson'ın sağ kanadında yerini aldı.Por la tarde, Longstreet llegó al campo de batalla y situó a sus tropas en el flanco derecho de Jackson.
Akşam yemeği, öğleden sonra ya da akşam saatlerine denk gelen öğün.Se consumen a la hora del almuerzo o en la tarde.
Günün bölümlerinden öğleden sonra, akşam ve geceden önce gelmektedir.Se mantienen cerradas durante el día y se abren en la noche.
Daha sonra binada yangın çıktı ve tüm öğleden sonra, yangına müdahale edecek su olmadan devam etti.El entierro fue por la mañana y durante todo el día no paró de pasar gente para despedirlo.
Güne erken saatlerde başlarlar ve çok sıcak günlerde öğle uykusuna yatabilirler.Se levanta temprano, se duerme a buena hora.
Öğleden sonra 120 Alman ve İtalyan tankı saldırıya geçmiştir.120 aviones de combate alemanes y 200 italianos.
Cuma öğlenden sonra yemekler verilmeye başlanır.¿Sabes que todos los viernes ceno con él?
10. günün öğle vaktine kadar bu törenler yapılır.Domingos desde las 10 de la mañana hasta la celebración de la misa.
Sabah, güneş doğumundan öğlene kadar olan zaman dilimi.(Poemas entre la medianoche y el amanecer.
16 Eylül 2007 öğleden sonra ciddi bir uçak kazası meydana geldi.El 22 de noviembre de 1950, se produjo un grave accidente aéreo.
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.Volvió a su país al día siguiente.
Ana sınıfı bile sabahçı öğlenci şeklindedir..Las clases públicas se imparten en el turno de la mañana.
Sonra Kont o öğleden sonraki programı açıklar.En ese momento el Conde hace su aparición.
Öğlen olduğunda saldırı yeniden başladı.A la mañana siguiente se reanudaron los ataques.
D)Öğleden sonra balık tutmaya gidecegiz.Por las tardes pescaban.
Tabyalar öğleüzeri artık ateşi kesmişlerdir.Casi al mediodía el fuego cesa de golpe.
Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinin yerini alır.Abierto para desayuno y almuerzo.
Genellikle öğleye doğru açılır, akşama doğru kapanırlar.Las flores se abren a partir del mediodía y se cierran por la noche.
Sabah 2, öğle ve ikindi 4'er, Akşam 3, yatsı 4 rekattan oluşur.Jornada 1 Jornada 2 Jornada 3 Los partidos se juegan en Oradea.
Filistinliler günde birçok kez yerler; öğle yemeği günün en büyük yemeğidir.La gente suele comer 5 veces al día. La cena se acompaña a menudo de un postre.
Esnafın öğle yemeğidir.Servicio de Lunch.
Öğleden sonra 11.49'da, Saldívar çantasından bir silah çıkarıp Selena'nın üzerine doğrulttu.A las 9:49 Vinogradov, cargando un arma en sus manos, salió del baño.
Önemli bir kahvaltı ve öğle yemeği olup yemekle birlikte çay içilir.También se bebe muy frío después de las comidas o acompañando un café.
Henüz öğle yemeği yemedim.Non ho ancora pranzato.
Bugün öğle yemeği için ne yedin?Cos'hai mangiato per pranzo oggi?
Öğle yemeğine on kişi davet ettik.Abbiamo invitato dieci persone a pranzo.
Tom öğle yemeği için sadece üç dolar harcadı.Tom ha speso solo tre dollari per il suo pranzo.
İstersen, bu öğleden sonra beni arayabilirsin.Se vuoi puoi chiamarmi questo pomeriggio.
Bu arada, bu öğleden sonra boş musun?Comunque, sei libero oggi pomeriggio?
Öğle yemeği saat kaçta?A che ora è il pranzo?
Öğle yemeği zamanı değil mi?Non è ora di pranzo?
Ne yazık ki bugün seninle öğle yemeği yiyemeyeceğim.Sfortunatamente oggi non potrò pranzare con te.
Öğle yemeği için, acaba ne yapabilirim.Mi chiedo cosa potrei fare per pranzo.
Az önce öğle yemeğini yedim.Ho appena pranzato.
Öğle yemeğinden sonra döneceğim.Tornerò dopo pranzo.
Tom bu öğleden sonra seni görmeye geldi.Tom è passato a trovarti questo pomeriggio.
Birlikte öğle yemeğine gidelim.Andiamo a pranzo insieme.
Öğle yemeğini kahveyle bitirdik.Abbiamo concluso il pranzo con il caffè.
Onlarla öğle yemeği yedim.Ho pranzato con loro.
Bu öğleden sonra şehirde Michael ve Caroline'e rastladım.Questo pomeriggio in città ho incontrato Michael e Caroline.
Zaten yemiş olmasaydım, öğlen yemeğini sizinle beraber yemeyi çok isterdim.Se non avessi già mangiato mi piacerebbe molto pranzare con te.
Öğle yemeğini ne zaman yiyorsun?A che ora pranzi?
Bu öğleden sonra sana etrafı göstereyim.Lascia che oggi pomeriggio ti mostri un po' i dintorni.
Öğle yemeği için dışarı gidiyoruz. Sen de gelmek ister misin?Stiamo andando a pranzo fuori. Vuoi venire anche tu?
Biraz öğle yemeği almaya gitmek ister misin?Vuoi andare a prendere qualcosa per pranzo?
Perşembe öğlen.")Giovedì a mezzogiorno").
Majolar ve mayalar San Antonio de la Florida Kilisesi'nin dışında öğleden sonranın tadını çıkarmaktadır.Le majos e majas stanno godendo un pomeriggio al di fuori della Chiesa di San Antonio de la Florida.
29 Ağustos'un öğlenine kadar tüm hava araçları Meksika körfezinden geri dönmüştür.Tutti i velivoli sono ritornati dal Golfo del Messico entro il pomeriggio del 29 agosto.
Öğleden sonra ise annesini ziyaret eder.Vieni da me nel pomeriggio!
Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği gibi bir öğündür.È considerato pasto principale la colazione, il pranzo e la cena.
Öğlen saatlerinde Longstreet, Thoroughfare Gap savaş alanına geldi ve Jackson'ın sağ kanadında yerini aldı.Verso mezzogiorno Longstreet giunse sul campo prendendo posizione sul fianco destro di Jackson.
Çift birlikte öğle yemeğine gider.Così andammo insieme a pranzo.
Gnomonu kullanarak öğle vaktinde İskenderiye'deki gölge açısını ölçtü.La lunghezza dell'ombra dello gnomone viene misurata a mezzogiorno sullo shigui.
Esnafın öğle yemeğidir.È l'ora del pranzo.
Filmde Augustus Phillips, Charles Ogle ve Mary Fuller gibi isimleri jenerikte geçmeyen oyuncular rol almıştır.Il cast, composto da Augustus Phillips, Charles Ogle e Mary Fuller, non è accreditato.
Sōryū öğleden sonra 7:13'te battı.La Soryu affondò alle 17:13.