öğle ile cümle

öğle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu öğleden sonra dışarı çıkıyorum.I am going out this afternoon.
Bu öğleden sonra Naoka'yla oynayacağım.I will play with Naoko this afternoon.
Bugün öğle yemeği yemedim.I didn't have lunch today.
Ben öğle yemeğini öğleyin yerim.I have lunch at noon.
Ben öğleyin Tokyo'ya vardım.I arrived in Tokyo at noon.
Bütün öğleden sonra mutfakta çalışıp çabalıyordum.I've been toiling away in the kitchen all afternoon.
Ben öğle yemeği için bir sosisli sandviç yedim.I ate a hot dog for lunch.
Öğleye kadar mektubu yazmayı bitirdim.I finished writing the letter by noon.
Öğle yemeği için biraz ekmek ve bir kaynamış yumurta yedim.I ate some bread and a boiled egg for lunch.
Öğle yemeğine davet edildim.I was invited to lunch.
Öğle yemeği yemediğim için açım.I am hungry because I did not eat lunch.
Yarın öğleden sonra tamamen meşgul olacağım.I will be all tied up tomorrow afternoon.
Yarın öğleden sonra boş olacağım.I will be free tomorrow afternoon.
Öğle yemeğini bitirdik.We have finished lunch.
Eve vardıktan sonra öğle yemeği yiyeceğiz.We'll eat lunch after we get home.
Biz öğleyin öğle yemeği yedik.We had lunch at noon.
Biz yarın öğleden sonra parkta tekrar buluşacağız.We are to meet again at the park tomorrow afternoon.
O kadar az zamanım vardı ki öğle yemeğini aceleyle yemek zorunda kaldım.I had so little time that I had to eat lunch in a hurry.
Saat zaten öğleyi vurdu.The clock has already struck noon.
Lütfen gelecek Cumartesi öğleden sonrayı boş bırak.Please leave next Saturday afternoon free.
Tüm yardımlarına teşekkür etmek amacıyla sana öğle yemeği ısmarlamak istiyorum.I'd like to treat you to lunch to thank you for all your help.
Çarşamba öğleden sonraları dersimiz yok.We have no classes on Wednesday afternoons.
Bazı öğrenciler, bankta oturuyorlardı ve öğle yemeği yiyorlardı.Some students were sitting on the bench and having lunch.
Öğleden beri ara sıra yağmur yağıyor.It has been raining on and off since noon.
Ben öğleyin sizi ararım.I'll call you at noon.
Öğlenleyin sınıf arkadaşlarımla öğle yemeği yiyorum.At noon, I have lunch with my classmates.
Seni almak için öğleyin geleceğim.I'll come at noon to pick you up.
Öğleyin arkadaşlarımla birlikte öğle yemeği yerim.I have lunch at noon with my friends.
Öğleye kadar oraya varmak imkansız.It's impossible to get there by noon.
Öğleye kadar onu bitirebilir misin?Can you finish it by noon?
Öğleye kadar orada olmalıyız.We should be there by noon.
Öğleye kadar yağmurun durmasını diledi.She wished it would stop raining by noon.
Öğleye kadar tepenin zirvesine varırız.We'll make the summit of the hill by noon.
Öğleye kadar evde kal.Stay at home till noon.
Lütfen öğleye kadar bekleyin.Please wait till noon.
Ben öğlene kadar bekleyeceğim.I'll wait till noon.
Neredeyse öğle oldu ve o hâlâ yatakta.It's nearly noon and he's still in bed.
Eğer erken başlarsak, öğle yemeğine kadar bitirebiliriz.If we begin early, we can finish by lunch.
İşin öğlenden önce bitmesi gerekiyor.The work must be finished before noon.
İş öğleden önce bitirilmeli.The work must be finished before noon.
Vücut sıcaklığı öğleden sonra en yüksek düzeydedir.Body temperature is highest in the afternoon.
Sıcak öğle yemekleri alabiliriz.We can buy hot lunches.
Öğleden sonra kar yağabilir.It may snow in the afternoon.
Öğle yemeğini dışarıda yemeğe ne dersin?How about going out for lunch?
Öğleyin onunla bir randevum var.I have an appointment with him at noon.
Onunla öğlen randevum var.I have an appointment with him at noon.
Öğleden önce onun evine varacağımızı düşünüyor musun?Do you think we'll reach his house before noon?
Önümde oldukça yoğun bir öğleden sonram var.I have rather a busy afternoon in front of me.
Öğle yemeğinden sonra tenis oynadı.Finishing lunch, he played tennis.
Öğle yemeği için ne istersin?What do you want for lunch?
Öğle yemeğinden sonra yürüyüşe çıkmaya ne dersin?How about going for a walk after lunch?
Öğle yemeği masada.The lunch is on the table.
Ben öğle yemeği istemiyorum.I don't want lunch.
Bunun öğle yemeği için yapılması gerekecek.This will have to do for lunch.
Öğle yemeğini nerede yiyeceksin?Where are you going to eat lunch?
Öğle yemeği yakında hazır olacak.Lunch will be ready soon.
Öğle yemeği için ne yiyelim?What shall we have for lunch?
Her kişinin kendi öğle yemeğini getirmesi beklenir.Every person is expected to bring their own lunch.
Öğle yemeğini getirmek zorunda değilsin.You do not have to bring your lunch.
Öğle yemeğini bitirdikten sonra paten yapmaya gittik.Having finished lunch, we went skating.

İlgili Sayfalar