öğle ile cümle

öğle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bütün öğleden sonra hava rüzgarlıydı.It's been windy all afternoon.
Tom öğleden sonra o konuda benimle konuşuyordu.Tom was talking to me about that this afternoon.
Zaten öğle yemeği yedim.I've already had lunch.
Senin için öğle yemeği yapmayacağım.I won't make dinner for you.
Öğlen yemeğimi daha önce yedim.I ate my lunch earlier.
Bu öğleden sonra üç saat uyudum.I slept for three hours this afternoon.
Öğle yemeğinden sonra otuz dakika kestirdim.I took a thirty-minute nap after lunch.
Birlikte öğle yemeği yiyelim.Let's have lunch together.
Pazar günleri öğlene kadar genellikle yatakta kalırım.I often stay in bed until noon on Sundays.
Bu öğleden sonra alışveriş yapmayı planlamıştım.I had intended to go shopping this afternoon.
Öğleden sonra saat 2.30'da kapılar açılıyor.Doors open at 2:30 p.m.
Bu öğleden sonra şehir merkezine gittim.I went downtown this afternoon.
Bu öğleden sonra meşgul olmayacağım.I won't be busy this afternoon.
Bu öğleden sonra yoğun olmayacağım.I won't be busy this afternoon.
Sadece öğle yemeği yedim.I just ate lunch.
Öğle yemeğinden sonra kendimi genellikle uykulu hissederim.I often feel drowsy after lunch.
Dün öğleden sonra evde değildim.I wasn't in yesterday afternoon.
Bu öğleden sonra üç turta pişirdim.I baked three pies this afternoon.
Bütün öğleden sonra ahşap doğruyor olacağım.I'll be chopping wood all afternoon.
Öğlene kadar uyudum.I slept until noon.
Öğle yemeği için üç tane sosisli sandviç yedim.I ate three hotdogs for lunch.
Nerede öğle yemeği yiyorsun?Where do you have lunch?
Tüm öğleden sonra bahçede yabani otları çekiyordum.I was in the garden all afternoon, pulling weeds.
Ben genellikle öğle yemeği için birkaç sandviç yerim.I usually eat a couple of sandwiches for lunch.
Pazar günleri genellikle öğleye kadar kalkmam.I usually don't get up until noon on Sundays.
Genellikle Tom'la haftada iki ya da üç kez öğle yemeği yiyorum.I usually eat lunch with Tom two or three times a week.
Genellikle öğle yemeğini okul kafeteryasında yiyorum.I usually eat lunch in the school cafeteria.
Öğleden sonrayı seninle geçirmekten hoşlandım.I enjoyed spending the afternoon with you.
Bütün öğleden sonrayı e-postaları yanıtlayarak geçirdim.I spent all afternoon replying to emails.
Ben genellikle öğle yemeğinden sonra kısa bir şekerleme yaparım.I usually take a short nap after lunch.
Öğle yemeğinden hemen sonra sık sık uykum gelir.I often feel sleepy right after lunch.
Öğle yemeğinden sonra sık sık şekerleme yaparım.I often take a nap right after lunch.
Öğle yemeğinden sonra sık sık uykum gelir.I often feel sleepy just after lunch.
Bu öğleden sonra meşgul olmayabilirim.I might not be busy this afternoon.
Bu öğleden sonra üç kek pişirdim.I baked three cakes this afternoon.
Ben bütün öğleden sonra bahçedeydim.I was in the garden all afternoon.
Bütün öğleden sonra hapşırıyorum.I've been sneezing all afternoon.
Sami bütün öğleden sonra hapşırdı.Sami has been sneezing all afternoon.
Öğleden sonra sınıflarımın hiçbirine gitmedim.I didn't go to any of my afternoon classes.
Tom genellikle öğleden sonra meşguldür.Why did you go back upstairs?
Tom öğleden sonra genellikle meşguldür.Tom is usually busy in the afternoon.
Sen daha önce öğle yemeği yedin mi?Have you already eaten lunch?
Öğle yemeğini genellikle evde yiyorum.I usually eat lunch at home.
Öğlene kadar uyanmadım.I didn't wake up until noon.
Öğleye kadar uyanmadım.I didn't wake up until noon.
Genellikle öğle yemeğini yalnız yerim.I usually eat lunch alone.
Öğle yemeği için artan yemekleri yedim.I ate leftovers for lunch.
Tom'la öğle yemeği için dışarı çıktım.I went out for lunch with Tom.
Tom öğle yemeğini Mary ile paylaşmak istemedi.Tom didn't want to share his lunch with Mary.
Öğle yemeğinden hemen sonra hep özgürüm.I'm almost always free right after lunch.
Ben genellikle pazartesi öğleden sonraları evdeyim.I'm usually at home Monday afternoons.
Tom bir restoranda öğle yemeği yiyor.Tom is at a restaurant having lunch.
Yarın öğleden sonra sana yardım edebilirim.I can help you tomorrow afternoon.
Ne zaman öğle yemeği yiyeceğiz?When are we going to have lunch?
Öğle yemeğine çıktım.I went out for lunch.
Öğle yemeği için dışarı çıktım.I went out for lunch.
Tom zaten öğle yemeği yedi mi?Has Tom already eaten lunch?
Bütün öğleden sonrayı ayak işleri yaparak geçirdim.I spent all afternoon running errands.
Öğle yemeğini evde yedim.I ate lunch at home.
Cuma öğleden sonra geleceğim.I'll come on Friday afternoon.

İlgili Sayfalar