öğle ile cümle

öğle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bahçeden öğle yemeği hazırlamak için Mary'nin ihtiyacı olan tüm sebzeleri aldı.Tom got all the vegetables that Mary needs to prepare lunch from the garden.
Öğle yemeği servis edilir.Lunch is served.
Tom öğleden sonrasını arkadaşlarıyla sahilde geçirdi.Tom spent the afternoon with friends on the beach.
Onun öğleden önce gelmesi gerekirdi.He should have arrived before noon.
Evde hazırlanmış bir öğle yemeği getir.Bring a bag lunch.
Çok güzel bir öğle yemeği yedik.We had a very nice lunch.
Mary, öğle yemeğini bitiremedi.Mary was unable to finish her lunch.
Mary öğle yemeğini bitirmedi.Mary didn't finish her lunch.
Mary öğle yemeğini bitiremedi.Mary couldn't finish her lunch.
Tom, Mary'nin öğle yemeğini çaldı.Tom stole Mary's lunch.
Öğlenleyin kız kardeşimle birlikte yemek yiyorum.I eat with my sister at noon.
Öğle yemeğini genellikle nerede yersin?Where do you usually eat lunch?
Okulda öğle yemeği servisin var mı?Do you have a lunch service at school?
Okulda size öğle yemeği servis ediyorlar mı?Do you have a lunch service at school?
Okulda size öğle yemeği getiriyorlar mı?Do you have a lunch service at school?
Tom'un bu öğleden sonraki toplantıya neden katılmadığını biliyor musun?Do you know why Tom didn't attend the meeting this afternoon?
Tom tüm öğleden sonra Mary ile birlikteydi.Tom was with Mary all afternoon.
Son başvuru tarihi Pazartesi öğlen.The registration deadline is noon Monday.
O öğleden sonraları genellikle buradadır.She's usually here in the afternoons.
Biz öğle yemeği yemek için oturduk.We sat down to have lunch.
İkiniz de öğle yemeğinizi önceden yediniz mi?Have both of you already had lunch?
Tom genellikle eşiyle öğle yemeği yemez.Tom doesn't often eat lunch with his wife.
Pazartesi öğleden sonra hareket eden bir uçuşa ihtiyacım var.I need a flight that leaves on Monday afternoon.
Bu öğleden sonraki toplantıya katılmayı planlıyor musun?Do you plan on attending this afternoon's meeting?
Mary öğle vardiyasında çalışır.Mary works the lunch shift.
Benim öğleden önce Boston'a varmam gerekir.I need to arrive in Boston before noon.
Tom öğle yemeği için bize katılmadı.Tom didn't join us for lunch.
Ben balık pazarına gidiyorum. Öğle yemeği için ne istersin? Uskumru veya sardalya?I'm on my way to the fish market. What would you like for lunch? Mackerel or sardine?
Bir fırında öğle yemeği yedim.I had lunch at a bakery.
Tom öğle yemeği yemeye başladı.Tom began to eat lunch.
Ara sıra erkek arkadaşıma o işteyken bir öğle yemeği götürürüm.Every once in a while, I take my boyfriend a lunch while he's at work.
Bu öğleden sonra hava iyi olacak.It'll be fine this afternoon.
Öğleden sonra hava düzelecek.It'll clear up in the afternoon.
Tom bize öğle yemeği yaptı.Tom made us lunch.
Tom bu öğleden sonra raporu okuyacağını söylüyor.Tom says that he's going to read the report this afternoon.
Tom bu öğleden sonra bizimle golf oynamak istediğini söylüyor.Tom says he intends to play golf with us this afternoon.
Öğle yemeği için artan yemeklerimiz var.We had leftovers for lunch.
Gösteri öğleyin başlar.The show starts at noon.
Olay öğleyin başlar.The event starts at noon.
Olay öğleden sonra dörtte başlar.The event starts at 4pm.
Ben öğleyin uyandım.I woke up at noon.
Tom'a, öğle yemeğinde nereye gittiğini sordum.I asked Tom where he had gone for lunch.
Tom'a öğle yemeği için nereye gittiğini sordum.I asked Tom where he had gone for lunch.
Tom her öğleden sonra yüzerdi.Tom used to swim every afternoon.
Tom öğle yemeği için her gün eve gelir.Tom comes home every day for lunch.
Pazartesi öğlen 2 buçuğa kadar vaktimiz var.We have until 2:30 p.m. Monday.
Tom öğlene kadar burada olacak.Tom will be here until noon.
Tom öğlen civarında gelecek.Tom will arrive around noon.
Tom öğleye kadar orada olmalı.Tom should be there by noon.
Tom öğle yemeği yemek için dışarı çıktı.Tom went out to get lunch.
Tom öğlene kadar uyudu.Tom slept until noon.
Tom akrabalarını öğleden sonra çayı için davet etti.Tom invited his relatives over for afternoon tea.
İyi bir öğleden sonra geçirmeni öneririm.I hope you have a good afternoon.
Tom öğlene kadar gelmedi.Tom didn't come till noon.
Bu öğleden sonra plaja gideceğim.I'm going to the beach this afternoon.
Bu öğleden sonra yüzmeye gitmek istiyoruz.I'd like to go swimming this afternoon.
Dün öğleden sonra gökyüzü birden karardı.The sky suddenly darkened yesterday afternoon.
Dün öğleden sonra gökyüzü aniden karardı.The sky suddenly darkened yesterday afternoon.
Tom öğleye kadar gelmedi.Tom didn't come until noon.
Chuck's Bar and Grill'de öğle yemeği için buluştuk.We met for lunch at Chuck's Bar and Grill.

İlgili Sayfalar